LunaNotes

تحميل ترجمة فيديو حقوق المرأة في الإسلام - الحقائق والتشويش

Surprising Women's Rights Granted by Islam - The Facts vs The Propagandas | EP 1

Surprising Women's Rights Granted by Islam - The Facts vs The Propagandas | EP 1

Towards Eternity

506 segments AR

SRT - Most compatible format for video players (VLC, media players, video editors)

VTT - Web Video Text Tracks for HTML5 video and browsers

TXT - Plain text with timestamps for easy reading and editing

Subtitle Preview

Scroll to view all subtitles

[00:00]

İslam'da kadının değeri nedir?

[00:03]

Onları küçümsüyor mu?

[00:05]

Onlara ikinci sınıf vatandaşlar gibi mi davranıyor?

[00:08]

Bir gayrimüslimle İslam hakkında konuştuğunuzda, ister erkek ister kadın olsun,

[00:12]

sordukları ilk şey İslam'da kadının durumudur.

[00:14]

Sizce bu neden böyle?

[00:15]

Çünkü sosyal medya, filmler, ana haberler ve çok daha fazlası

[00:19]

İslam’a karşı propaganda yapmak için

[00:21]

kadın konusunu kullanmakta.

[00:26]

Ve bunu yapmayı bırakmayacaklar

[00:28]

Ancak asıl şaşırtıcı olan elimizdeki istatistiklerdir.

[00:31]

Amerika Birleşik Devletleri'nde,

[00:32]

İslam’a geçen her beş kişiden dördü kadındır.

[00:35]

Birleşik Krallık’ta yapılan başka bir araştırma, 2001 ile 2011 yılları arasında

[00:40]

İslam’ı kabul edenlerin neredeyse

[00:42]

%75’inin kadın olduğunu ortaya koymuştur.

[00:44]

Eğer İslam kadınlar için bir tehdit olsaydı,

[00:47]

bu sayıların tam tersi olması gerekmez miydi?

[00:50]

Yoksa, yaygın inanışın aksine,

[00:52]

aradıkları değeri İslam’da mı buluyorlar?

[00:55]

Konuşmamız gereken çok önemli konular var.

[00:57]

Yanıtlamamız gereken meşhur sorular da var.

[00:59]

Bir erkek dört kadınla evlenebilir mi?

[01:01]

Tesettür gerçekten bir kısıtlama mı?

[01:04]

Neden kadın, erkeğin aldığı mirasın yarısını alır?

[01:07]

Ve birçok itirazla karşılaşan meşhur bir Kur'an ayeti.

[01:10]

Hazırsanız, başlayalım.

[01:15]

1700’lerde İngiliz bir tarihçi ve yazar İstanbul’a ayak bastı.

[01:19]

Lady Elizabeth Craven.

[01:21]

Ve bu İslam şehri onu hayran bıraktı.

[01:23]

Kendi halkındaki kadınlar yaşadıkları ile burada olanlar

[01:26]

tamamen farklı dünyalardı.

[01:28]

Burası tamamen farklı bir yerdi.

[01:30]

Ve Müslüman kadınları “Nefes alan en mutlu varlıklar” olarak tanımladı.

[01:34]

Gözlemlerini şöyle kaydetti:

[01:35]

“Sanırım kadınların bu kadar özgürce yaşayabildiği

[01:38]

ve her türlü suçlama, kınama ya da eleştiriden

[01:41]

uzak olduğu başka bir ülke görmedim, Türkiye gibi.”

[01:45]

O zamanlar Osmanlı İmparatorlu’ydu.

[01:47]

Onu bu kadar çok şaşırtan neydi?

[01:48]

İngiltere’de, bu sözleri söylemesine sebep olacak neye tanık oldu?

[01:51]

Ne yazık ki tarih hakkında yeterince bilgiye sahip değiliz.

[01:55]

Bahsedeceğim sorunların hiçbiri,

[01:56]

onun ziyaret ettiği İslam şehrinde yoktu.

[01:59]

Örneğin, İngiltere ve Amerika’da,

[02:01]

bir kadın evlendiğinde, tüm kişisel mal varlığı

[02:04]

genellikle kocasının kontrolüne geçerdi.

[02:06]

Çalışsa bile, kazancı yasal olarak kocasına aitti,

[02:10]

ve onu talep etme hakkı bile yoktu.

[02:12]

Babası vefat ettiğinde, miras payı

[02:14]

doğrudan kocasına giderdi, ve kadının bu konuda hiçbir hakkı olmazdı.

[02:19]

Boşanma durumunda, tüm çocuklar babaya veriliyordu.

[02:22]

Anne, çocuklarından ayrılıyordu,

[02:24]

doğurduğu, büyüttüğü ve her türlü fedakarlığı yaptığı çocuklarından.

[02:29]

Ve tabii ki, çocuklar da annelerinden koparılıyordu.

[02:32]

Çok küçük bir azınlık hariç,

[02:34]

kadınlara boşanma sonrası nafaka, yani maddi destek bile verilmezdi.

[02:39]

Üstelik bunlar sadece toplumsal adaletsizlikler değil,

[02:42]

hukuken belirlenmiş kurallardı.

[02:43]

Tüm bunlara ek olarak, kadınlar çok daha büyük ahlaki ve duygusal

[02:47]

adaletsizliklerle karşı karşıyaydı.

[02:49]

İngiltere’de 20. yüzyıla kadar tuhaf uygulamalar devam ediyordu.

[02:52]

Bunlardan biri de eş satma geleneğiydi.

[02:55]

Peki bu ne anlama geliyor ki?

[02:56]

İnanması zor,

[02:57]

ama bir adam karısından sıkıldığında ya da ilgisini kaybettiğinde,

[03:01]

onu pazara götürüp bir eşya gibi satabiliyordu.

[03:04]

Hatta 1913 yılına ait bir kayda göre,

[03:07]

bir İngiliz adam karısını 1 sterline sattı.

[03:10]

Orta Çağ Avrupa’sında ise olanlar çok daha korkunçtu.

[03:14]

15. ve 17. yüzyıllar arasında,

[03:17]

Katolik Kilisesi cadı avları düzenledi.

[03:19]

Masum kadınlar rastgele suçlamalar ve iftiralarla idam edildi.

[03:24]

Kaynaklara göre, 40.000 ila 100.000 kadın

[03:27]

vahşice idam edildi, diri diri yakıldı.

[03:29]

Inanabiliyor musunuz?

[03:31]

Eğer biri bir kadını çekici bulmazsa,

[03:33]

onun bir cadı olabileceğini söyleyebilirdi.

[03:35]

Ya da bir kadın bir erkeği reddettiğinde, artık o bir cadıydı.

[03:39]

Hayatları bitiyordu.

[03:40]

Düşüncesi bile korkunç.

[03:42]

Ve aynı toplumda insanlar ciddi ciddi şu soruları tartışıyordu:

[03:46]

"Kadınlar insan mıdır? Ruhları var mı?"

[03:49]

Lady Craven bu sözleri asla boşuna söylemedi.

[03:52]

İstanbul'da tanık olduğu her şey

[03:55]

Batı’da yaşananların tam tersiydi.

[03:57]

Batı’daki kadınların bir asır sonra, 1882 yılında elde edebildiği haklar,

[04:02]

burada yüzyıllardır zaten gerçekten mevcuttu.

[04:05]

Peki bu nasıl mümkündü?

[04:06]

Bir kadın dava açabiliyor, mülkle ilgili yasal anlaşmalar yapabiliyor,

[04:10]

miras alabiliyor ve İngiliz kadınlardan daha fazla hakka sahipti.

[04:14]

Tahmin edersiniz ki, o dönemde

[04:16]

Batı’daki kadınlara

[04:17]

eğitim alma hakkı da tanınmıyordu.

[04:19]

Öte yandan,

[04:19]

dünyanın kesintisiz olarak faaliyet gösteren

[04:22]

en eski üniversitesine baktığımızda,

[04:24]

onun bir Müslüman kadın tarafından kurulduğunu görüyoruz.

[04:27]

Bunu Guinness Rekorlar Kitabı’nda da görebilirsiniz.

[04:29]

Fas’taki El-Karaviyyin Üniversitesi,

[04:31]

859 da Fatıma el-Fihri tarafından kuruldu.

[04:35]

Bu durum, kadınlara

[04:36]

Müslüman topraklarda eğitim fırsatı verildiğini

[04:39]

ve bu sayede bunu gerçekleştirebildiğini gösteriyor.

[04:42]

Bu aynı zamanda kadınların mülk edinme

[04:44]

hakkına sahip olduğunu da gösteriyor,

[04:45]

aksi takdirde üniversite kuramazdı.

[04:47]

Ayrıca bu durum, Müslüman kadınların toplumda önemli roller üstlenebildiğini de gösteriyor,

[04:52]

ki bu başarı da bu sayede mümkün olmuştur.

[04:54]

Ve en önemlisi, onun bir Müslüman ailede özgüvenle yetiştiği anlamına geliyor,

[04:58]

cinsiyetinin ve kimliğinin değerini hissederek,

[05:01]

aşağılanarak değil.

[05:02]

Gözlerinizi kapatın ve bu sahneyi hayal edin.

[05:05]

100.000'den fazla kişi heyecan ve merakla bekliyor.

[05:08]

Karşılarında, tarihin akışını değiştiren bir lider duruyor.

[05:11]

Peygamber Muhammed (sav).

[05:14]

Yıl 632 ve o, ünlü Veda Hutbesi'ni verirken,

[05:18]

bir noktada şu sözleri söyledi:

[05:20]

"Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi

[05:23]

ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.

[05:26]

Siz kadınları Allah’tan bir emanet olarak aldınız,

[05:28]

onların namus ve iffetini Allah adına söz vererek

[05:31]

helal edindiniz.

[05:32]

Dikkat edin! Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır."

[05:37]

Kadın hakları konusunda sayısız başka şeyin yanında,

[05:39]

O, yaşadığı bölgeyi derinden değiştirdi.

[05:42]

Şimdi o toplumda yaşayan bir kadının yaşam döngüsüne bakalım.

[05:45]

ve İslam’dan öncesi ve sonrası arasındakı farkları karşılaştıralım.

[05:49]

İslam’dan önce, bir kız çocuğu doğduğunda,

[05:51]

baba onu çoğu zaman bir utanç kaynağı olarak görürdü,

[05:54]

ve birçok durumda canlı canlı gömülürdü.

[05:56]

İslam geldiğinde, bu uygulama tamamen kaldırıldı.

[06:00]

Hayatta kalmayı başarsa bile, babası tarafından özlem duyduğu sevgi

[06:04]

ve şefkati asla alamazdı.

[06:05]

O, babasının gözünde değersiz kalırdı.

[06:07]

Fakat Peygamber Muhammed (s.a.v.) şöyle dedi:

[06:10]

“Kim üç kız çocuğuna bakar, onları terbiye eder, evlendirir

[06:14]

ve onlara iyilik ederse, cennete girer.”

[06:16]

Diyelim ki kız çocuğu büyüdü ve evlilik çağına geldi.

[06:20]

İslam'dan önce, evliliğe zorlanırdı.

[06:22]

Kimse ne düşündüğünü veya ne hissettiğini sormazdı.

[06:24]

Fakat İslam geldi ve rızası olmadan evlendirilmesini yasakladı.

[06:28]

O andan itibaren, bir adam onunla evlenmek istiyorsa

[06:31]

önce ona talip olmak zorundaydı.

[06:32]

Birkaç görüşmeden sonra, eğer kadın kabul ederse

[06:35]

ve uyumlu olduklarını hissederse, evlilik süreci başlar.

[06:38]

Evlilik sözleşmesinin bir parçası olarak, damat geline bir mehir,

[06:41]

yani bir miktar para ya da değerli bir hediye vermelidir.

[06:44]

Bu esasen bir tür güvence niteliğindedir.

[06:46]

Eğer boşanırlarsa ya da koca ölürse,

[06:49]

kadın bu parayı kullanarak belirli bir süre boyunca

[06:51]

kendini maddi olarak geçindirebilir.

[06:53]

Elbette bu, tek amaç değildir.

[06:55]

Kadınlar bu parayı hayatları boyunca istedikleri şekilde kullanabilirler.

[06:59]

Bir iş kurabilir, kâr getiren yatırımlar yapabilirler,

[07:02]

ya da onu saklamayı tercih edebilirler.

[07:04]

Mehirin miktarını kadın belirler.

[07:06]

Erkek bunu ödemek zorundadır ve geri alamaz.

[07:08]

Ancak kadın kocasına maddi olarak yardımcı olmak isterse,

[07:12]

bu ayrı bir konudur.

[07:13]

Evlilikten sonra kadının geçimi kocasının sorumluluğundadır.

[07:16]

Kadının işe girme, çalışma

[07:18]

ya da evin masraflarına katkıda bulunma gibi bir yükümlülüğü yoktur.

[07:23]

Evlilikten önce kadının geçiminden babası sorumluydu.

[07:25]

Evlendikten sonra bu sorumluluğu kocası devralır.

[07:28]

Ancak günümüzde bile dünyanın birçok yerinde

[07:31]

bunun böyle olmadığını görüyoruz.

[07:33]

Şeyha Fatima Barkatulla ile röportaj yaptığımızda,

[07:36]

Birleşik Krallık'ta yaşayan bir İslam alimi

[07:38]

bize şaşırtıcı bir şey söyledi.

[07:40]

Bu, gayrimüslim kadınların İslam hakkında

[07:43]

en çok etkilendiği şeylerden biridir,

[07:45]

çünkü kendi toplumlarında

[07:47]

başkası tarafından geçindirilme kavramını deneyimlememişlerdir.

[07:50]

Belirli bir yaştan sonra, bekar kızlar

[07:53]

çoğunlukla babalarıyla bir tür kopma yaşarlar.

[07:55]

Kendi ayakları üzerinde durma fikriyle

[07:57]

alışkın olmadıkları ve zorunlu olmadıkları bir hayata itilmiş olurlar.

[08:01]

Sonuç olarak, milyonlarca kız çocuğu uzun vadede acı çeker,

[08:05]

ve çoğu zaman kötü niyetli kişiler tarafından taciz edilirler.

[08:08]

Hem evlilikten önce hem de sonra, hayatlarını kendilerini savunmaya çalışarak geçirirler.

[08:13]

Oysa İslam, bir kadının geçimini sağlama sorumluluğunu

[08:16]

evlilikten önce babaya, evlilikten sonra ise kocaya verir.

[08:19]

Evlilik zamanı geldiğinde,

[08:21]

onun geçimini sağlayacağını düşündüğü erkeği seçmek ona aittir.

[08:26]

İslam öncesinde, bir kadın evlendiğinde ve anne olduğunda,

[08:29]

hiçbir değer veya saygı kazanmazdı.

[08:31]

Ama sevgili Peygamberimiz’in (sav) ne dediğine bakın.

[08:35]

“En mükemmel imanı gösteren müminler,

[08:37]

en güzel davranışlara sahip olanlardır,

[08:39]

sizin en hayırlınız, eşlerine en iyi davranandır.”

[08:43]

Annelerin değerini anlatmak için bir defasında bir Sahabi’ye şöyle demiştir:

[08:47]

“Cennet, annenin ayakları altındadır.”

[08:49]

Bir annenin haklarını çiğnemeyi ve ona zulmetmeyi

[08:52]

en büyük günahlardan biri olarak kabul etmiştir.

[08:55]

İslam öncesinde, eğer bir kadının kocası vefat ederse,

[08:58]

ondan hiç miras almazdı.

[09:00]

Aksine, o ve çocukları

[09:02]

mirasın bir parçası olarak görülürdü.

[09:04]

Herhangi bir erkek, o aile üzerinde hak iddia edip o kadınla evlenebilirdi.

[09:08]

İslam geldiğinde, bu uygulama kaldırıldı.

[09:11]

Bunun yerine, miras ölünün eşi, çocukları ve ebeveynleri arasında

[09:15]

belirli bir ölçüye göre paylaştırıldı.

[09:18]

Ebeveynlerin de mirastan pay aldığını fark etmiş olabilirsiniz.

[09:21]

Bu önemlidir çünkü bugün,

[09:23]

gelişmiş saydığımız birçok ülkede,

[09:25]

ebeveynler mirastan hiç pay almazlar.

[09:28]

Ancak mantıken, vefat eden kişinin ebeveynleri

[09:31]

yaşlanmıştır ve muhtemelen bakıma ihtiyaç duyarlar.

[09:35]

İslam, onların bakım sorumluluğunu oğula yükler, o ölürse,

[09:39]

bu amaçla mirasından onlara pay verir.

[09:42]

Başka bir deyişle, İslam bir kadını anne olduğunda bile terk etmez.

[09:46]

Geçimi çocuklarının sorumluluğunda kalır.

[09:48]

Bir bakıma, bu aslında kadınların daha yüksek amaçlar peşinde

[09:52]

koşmaları için bir teşvik olarak görülebilir.

[09:54]

Çalışmak zorunda değilseniz istemiyorsanız,

[09:56]

zamanınızı harcamanıza gerek yoktur.

[09:58]

Zamanınızı eğitim gibi daha büyük bir şeye adayabilirsiniz.

[10:02]

Sonuçta, bu her şeyin temeli değil mi?

[10:04]

Bir toplumun dönüşümü ve manevi olarak kuvvetlenmesi

[10:08]

Sizin ellerinizde

[10:09]

Ama bir kadın çalışmayı seçerse,

[10:11]

İslam tarihinde bunun güçlü örnekleri de vardır.

[10:13]

Peygamberimizin (sav) eşi Hatice (ra),

[10:17]

Mekke'nin en başarılı tüccarlarından biriydi.

[10:19]

O, sıradışı bir iş kadınıydı.

[10:21]

Ya da ilk üniversiteyi kuran Fatıma el-Fihri'yi hatırlayın.

[10:24]

Bu gerçekten olağanüstü bir girişimcilik örneğiydi.

[10:26]

Helal ile haram arasındaki dengeye saygı gösterildiği sürece,

[10:30]

hiçbir sorun yoktur.

[10:31]

Normalde, bir toplumu sigara içmek gibi bir alışkanlıktan vazgeçirmek bile,

[10:35]

neredeyse imkansız gibi görünür.

[10:37]

Yine de Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav), tek başına ve oldukça kısa bir sürede

[10:42]

o toplumu tüm bu korkunç geleneklerden ve göreneklerden

[10:45]

vazgeçirmeyi başardı.

[10:46]

Ve sadece bu değil,

[10:47]

aynı zamanda onları o kadar güzel ve adil ilkelerle değiştirdi ki,

[10:50]

yüzyıllar sonra bile, insanlık o seviyeye ulaşamadı.

[10:54]

Birçok başka örnek verilebilir.

[10:56]

Ve bu tüm değişim sadece 23 yılda gerçekleşti.

[11:00]

Bu değişimin ne kadar sıradaşı olduğunu vurgulamak için,

[11:02]

büyük İslam âlimi Bediüzzaman Said Nursi şöyle dedi:

[11:06]

“Yüz tane filozof toplayın,

[11:07]

onları o zaman ve mekâna gönderin ve 100 yıl çalışsınlar.

[11:11]

O büyük adamın, sadece bir yıl içinde başardığı şeyin

[11:15]

yüzde birini bile başarabilirler mi?”

[11:16]

Peygamberimizin (sav) vefatından henüz 20 yıl geçmemişti ki,

[11:21]

dünya tarihinde bir başka sıradışı olay daha yaşandı.

[11:24]

Dünyanın gördüğü en güçlü liderlerden biri olan Ömer bin Hattab,

[11:27]

İslam’ın ikinci halifesiydi ve adalet duygusuyla ünlüydü.

[11:31]

Ve şimdi, İslam’ın kadınlara

[11:33]

ne kadar özgüven ve değer verdiğinin bir örneğini göreceğiz.

[11:36]

Bir gün, Ömer’e

[11:38]

kadınların yüksek mehir talep ettiklerine dair şikayetler geldi.

[11:41]

- Ya Ömer, kadınlar yüksek mehir talep ediyorlar!

[11:45]

Evet! O haklı, evlenmemiz çok zor... Lütfen bir şeyler yapın!

[11:49]

Mehri hatırlıyorsunuz, degil mi?

[11:51]

Kadının evlenme zamanında

[11:53]

talep edebileceği mali güvence.

[11:54]

Sorunu çözmek için, Ömer halka bir konuşma yaptı

[11:57]

ve mehir miktarına bir sınır konmasını önerdi.

[12:00]

Ona karşı çıkmaya cesaret edebilecek kimse var mıydı?

[12:03]

O, Pers İmparatorluğu'nu yenmiş

[12:04]

ve Romalılara karşı büyük zaferler kazanmış bir adamdı.

[12:08]

İşte o kadar güçlüydü.

[12:09]

Ama o anda, bir kadın ayağa kalktı ve itiraz etti. Cesurca dedi ki,

[12:13]

Allah’ın Kur’an’da şöyle dediğini duymadınız mı:

[12:16]

"Onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi

[12:20]

ondan hiçbir şeyi geri almayın."

[12:21]

Bir kadının bir yöneticiye insan içinde karşı çıkması

[12:24]

hiç görülmemiş bir şeydi.

[12:25]

Peki, Ömer nasıl cevap verdi?

[12:27]

Alçakgönüllü bir şekilde kadının doğru söylediğini kabul etti

[12:30]

ve Ömer’in hata yaptığını söyledi.

[12:32]

Herkesin Ömer’den daha fazla bilgisi olduğunu söyledi.

[12:34]

Sonra yüksek bir yere çıktı ve söylediklerini halkın önünde geri aldı.

[12:38]

Bu gerçekten çok şaşırtıcı.

[12:40]

Gerçek sorun şu ki,

[12:41]

İslam, günümüzdeki medya tarafından yaygın bir şekilde karalanmaktadır.

[12:45]

Bazılarınız, İslam’a geçen ünlü İrlandalı şarkıcı

[12:48]

Sinead O'Connor’ı hatırlayabilir.

[12:50]

O, feminist olarak biliniyordu.

[12:51]

Ve İslam’a geçiş yolculuğundan bahsederken şöyle dedi:

[12:54]

“Farklı dinlerin kutsal kitaplarını okumaya başladım,

[12:57]

Tanrı hakkındaki gerçeği bulmak için.

[12:58]

Bir dine katılacağımı hiç düşünmemiştim, ama İslam’ı en sona bıraktım

[13:02]

çünkü İslam hakkında çok önyargılıydım.”

[13:04]

Gerçekten de, İslam hakkında çok büyük propagandalar yapıldı,

[13:08]

özellikle kadınlar konusunda.

[13:09]

Ama insanlar gerçekten incelemeye başladığında,

[13:12]

gerçeklerin tamamen farklı olduğunu fark ettiler.

[13:15]

Bu yüzden ABD’de Müslüman olan her beş kişiden dördü kadındır.

[13:19]

Ve bu yüzden, Birleşik Krallık'ta

[13:20]

İslam’a geçenlerin neredeyse %75’i kadındır.

[13:25]

Şimdi, size şunu sorayım.

[13:26]

Eğer İslam gerçekten kadınları baskı altına alan bir sistem olsaydı,

[13:30]

ondan ilk kaçanlar kadınlar olmaz mıydı?

[13:32]

Oysa ki İslam dinini kabul edenlerin çoğu kadınlardır

[13:34]

Çünkü İslam'ın onlara gerçekten değer verdiğini görüyorlar.

[13:37]

ve kalplerinin bu dine ait olduklarını fark ediyorlar.

[13:40]

İnsanlık tarihine baktığımızda, hep aynı şeyleri gördük.

[13:43]

Açıkça sınırlar konulmadığında, insanlar ilahi rehberliği göz ardı ettiğinde,

[13:47]

en çok kadınlar acı çekti.

[13:49]

Hakları ellerinden alındı.

[13:50]

Kötü muameleye ve baskılara uğradılar.

[13:53]

Bugün bile, modern dünya kadın haklarını tam olarak koruyabilmiş değil.

[13:57]

Aynı işe eşit ücret almayan kadınlar var.

[14:00]

Vücutları, reklamcılıkta bir pazarlama aracı olarak kullanılıyor.

[14:04]

Belli bir güzellik standardı onlara sürekli dayatılıyor,

[14:07]

ve buna uymadıkları takdirde

[14:09]

değersiz oldukları söyleniyor.

[14:11]

Sayısız kadın, flört etme yoluyla manipüle ediliyor

[14:14]

ve birçoğu, toksik ilişkilerde duygusal şiddet görüyor.

[14:18]

Bazıları, cinsel şiddete de maruz kalıyor.

[14:20]

Öte yandan, doğum yaptıktan sonra

[14:22]

Partnerleri tarafından terk edilen binlerce kadın var.

[14:26]

İngiltere ve Galler'deki 236 kasabada,

[14:29]

hanelerin yarısından fazlasını bekar anneler geçindiriyor.

[14:33]

Bu kadınların üstlendiği ağır yükü bir düşünün

[14:36]

ve erkek bir rol model olmadan

[14:37]

büyüyen çocuklarının karşılaşacağı zorlukları.

[14:40]

Ve suç işleyen birçok insana baktığınızda,

[14:43]

genellikle babasız büyüdüklerini görürsünüz.

[14:45]

Sorunlar bir türlü bitmek bilmez.

[14:47]

Peki insanlığın aslında neye ihtiyacı var?

[14:50]

Erkekleri ve kadınları en eksiksiz ve mükemmel şekilde bilen

[14:54]

ve anlayan bir sisteme ihtiyacımız var.

[14:56]

Ve bunu hiçbir insan yapamaz.

[14:58]

Çünkü nihayetinde hepimiz kusurluyuz, hatalıyız.

[15:01]

Hatalar yaparız. Yanılırız, yanlış kararlar veririz.

[15:05]

İşte bu yüzden insan sınırlarını aşan bir sisteme ihtiyacımız var.

[15:08]

Hem erkeklerin hem de kadınların memnun olduğu ve isteyerek takip ettiği bir sistem.

[15:13]

İşte bu, bizi yaratan ve en iyi bilen Allah’ın gönderdiği bir sistemdir.

[15:17]

O, insanı kendisinden daha iyi bilir.

[15:20]

O, hem erkeklerin hem de kadınların tüm özelliklerini,

[15:24]

en ince detaylarına kadar biliyor.

[15:26]

O, sonsuz bilgisi olandır

[15:28]

ve ancak O, en adil ve mükemmel kararları verebilir.

[15:31]

Ve Allah ne erkek ne de kadın olduğundan

[15:34]

O’nun hükümlerinde önyargıya yer yoktur.

[15:36]

Her diğer sistem, ne kadar gelişmiş olursa olsun,

[15:39]

kusurlu olacaktır, ve bunu hep görüyoruz.

[15:42]

Kısacası, aradığımız cevapların

[15:44]

ve yıllarca çözmeye çalıştığımız sorunların

[15:46]

çözümleri bize 1400 yıl önce İslam ile verilmişti.

[15:50]

Ve bahsettiğimiz tüm bu sorunların çözümü,

[15:52]

ve çok daha fazlası İslam’da bulunabilir.

[15:54]

Araştırma yaparak ve daha fazla okuyarak, bunu kendiniz keşfedebilirsiniz.

[15:59]

Ama bu noktada sorular akla geliyor.

[16:01]

Şu ana kadar her şey mantıklı.

[16:03]

Evet, İslam kadınlara benzersiz bir değer veriyor.

[16:05]

Evet, yalnızca bizi yaratan varlık, gerçekten ihtiyaç duyduğumuz kuralları koyabilir.

[16:10]

Ama yine de, başta da söylediğimiz gibi,

[16:11]

İslam'da, kadınlar hakkında insanların

[16:13]

kafa karıştırıcı bulduğu bazı konular vardır.

[16:15]

Şimdi, önce başörtüsünden bahsedelim.

[16:17]

Milyonlarca insan aynı soruyu soruyor.

[16:19]

“Bu büyük bir kısıtlama değil mi?”

[16:21]

Başörtüsü genellikle bir baskı veya sınırlama olarak sunulsa da,

[16:24]

gayrimüslim kadınları İslam hakkında en çok etkileyen şeylerden biridir.

[16:29]

Garip, değil mi? Peki neden böyle?

[16:30]

Bana sorarsanız, bir ateist bile başörtüsü takma ihtiyacı hissedebilir.

[16:34]

Bir ateist mi? Evet.

[16:36]

Çünkü örtünmek, doğal bir şeydir,

[16:38]

insanoğlunun yaratılışında var olan bir şeydir.

[16:41]

Doğası gereği bir kadın,

[16:42]

yanında kendini huzurlu, mutlu ve güvende hissedeceği bir erkek arar..

[16:46]

Tıpkı bir erkeğin de karısına güvenmek istemesi,

[16:48]

sevgi dolu bir bağ kurmak ve onunla mutlu olmak istemesi gibi.

[16:52]

Ailenin huzurunu ve mutluluğunu korumak için,

[16:54]

bu bağın güçlü kalması gerekir.

[16:56]

Bu nedenle aile danışmanları sıklıkla temel bir gerçeği vurgular:

[17:00]

Sağlıklı bir evlilik için, eşler arasında karşılıklı sadakat ve güven olmalıdır.

[17:04]

İşte bu noktada İslam

[17:05]

hem erkekler hem de kadınlar için tesettür çözümünü getirmektedir.

[17:09]

Nûr Sûresi'nde Allah şöyle diyor:

[17:11]

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.

[17:14]

Bu onlar için daha arındırıcıdır.

[17:16]

Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır."

[17:18]

Bir sonraki ayette ise kadınların kendilerini örtmeleri emredilmiştir.

[17:22]

Eğer dikkat ettiyseniz, tesettür emri önce erkeklere verilmiştir.

[17:26]

"Gözlerinizi haramdan sakının."

[17:27]

Bir bakıma, onların göz kapakları tesettürleridir.

[17:30]

Burada, iki yönlü bir tedbir görüyoruz.

[17:32]

Allah, aileleri korumak ve onların mutluluğunu sağlamak için

[17:35]

tedbirler alıyor.

[17:36]

Ama bugün, erkekler ve kadınlar için bu iki tesettür şekli

[17:40]

sürekli olarak saldırıya uğruyor.

[17:42]

Peki, eğer bu korumalar bir aileden kaldırılırsa ne olur?

[17:45]

Konuştuğumuz sadakat ve güven zamanla bozulmaya başlar.

[17:49]

Her kadının doğasında güzel görünme ve iltifat alma arzusu vardır.

[17:53]

Ve bu doğal eğilime sahip bir kadın tesettürsüz dışarı çıktığında,

[17:57]

iki seçeneği vardır.

[17:59]

Ya dışarıdaki insanlara giyim, aksesuar, saç ve vücut ile

[18:02]

çekici ve zarif görünecektir,

[18:05]

veya dikkatsiz ve çekici olmayan biri gibi görünecektir.

[18:07]

Birini seçmek zorundadır. Ortası yoktur.

[18:10]

Ancak doğası gereği, güzel görünmek ve bununla övülmek ister.

[18:14]

Dolayısıyla, dışarı çıkarken

[18:16]

güzel göründüğünden ve tüm gününü

[18:18]

böyle geçirdiğinden emin olacaktır.

[18:20]

Tesettür olmadan, bu kaçınılmaz hale gelir.

[18:23]

Peki sizce erkeklerin yüzde kaçı şöyle der:

[18:25]

“Bu birinin karısı olabilir, bakmamalıyım?”

[18:27]

Bize bunun cevabını bir sosyal deney versin.

[18:30]

Birkaç yıl önceydi. Belki siz de görmüşsünüzdür.

[18:33]

Bir kadın, New York Şehri'nde beş saat boyunca açık kıyafetler giyerek yürüdü,

[18:36]

ve sonuç olarak tam 108 kez sözlü tacize uğradı.

[18:41]

Yani, uygunsuz ve rahatsız edici yorumlar aldı.

[18:44]

Ve bunun yanında, birçok erkek ona kötü niyetle gözlerini dikti.

[18:48]

Ama ilginç olan kısım şu.

[18:49]

Aynı kadın, bu sefer başörtüsüyle deneyi tekrarladı.

[18:53]

Sonuç? Hiç kimse ona önceki gibi bakmadı.

[18:55]

Eşler ister fark etsin, ister fark etmesin,

[18:58]

bu durum, zamanla aralarındaki güveni zedelemeye başlar.

[19:01]

Kıskançlık ve güven sorunları ortaya çıkar,

[19:04]

ve bu da ilişki içindeki huzuru bozar.

[19:06]

Hiçbir erkek,

[19:07]

karısına kötü niyetle bakılmasına tahammül edemez.,

[19:11]

Kıskanır ve sahiplenici olur.

[19:12]

Bu, onun doğasında vardır.

[19:15]

Benzer şekilde, bir kadının doğasında da kocasının yalnızca ona ilgi duymasını

[19:19]

ve başka kadınlara bakmamasını istemek vardır.

[19:22]

Bu iki duygu, tesettürsüz emirlerine uyulduğunda

[19:25]

barış ve uyum içinde bulunabilir.

[19:27]

Şimdi, tam tersini düşünelim.

[19:29]

Diyelim ki, her iki taraf da tesettürlerine dikkat ediyor. Fark ne olurdu?

[19:32]

Bir koca, artık

[19:33]

başka erkeklerin karısına bakıp bakmadığından

[19:36]

hiçbir şekilde şüphe etmez ya da endişe duymaz.

[19:39]

Benzer şekilde, bir erkek, bakışlarına ve göz kapaklarına dikkat ettiğinde,

[19:42]

sadakatini karısına açıkça göstermiş olur.

[19:45]

Bu, karısının aklında herhangi bir şüphe bırakmayacaktır,

[19:48]

“Acaba başka kadınlara bakıyor mu?

[19:49]

Daha çekici bulduğu kadınlar var mı?”

[19:51]

Bu tür konular hakkında düşünmekten rahatsızlık duymayacaktır

[19:54]

Başörtüsü, aynı zamanda bir kadını kolayca ulaşılabilir olmaktan korur.

[19:58]

Değerini yükseltir ve onu daha kıymetli kılar.

[20:01]

Kimse, onun izni olmadan saçının bir telini bile göremez.

[20:05]

Az önce bahsettiğim sosyal deneyi bir düşünün.

[20:07]

Kadın, açık kıyafetlerle yürüdüğünde,

[20:09]

sayısız iğrenç bakışların ve sözlü tacizin hedefi oldu.

[20:13]

Ancak başörtüsü taktığında bedeninin gerçek sahibinin kim olduğunu gösterdi.

[20:18]

Sadece bir obje olmadığını,

[20:20]

onu asıl değerli kılanın fikirleri ve kişiliği olduğu mesajını verdi.

[20:25]

Aynı zamanda, bir bakıma kendisine yaklaşabilecek kişileri filtreledi.

[20:29]

Başörtüsü taktığında sadece dış görünüşe odaklananlar

[20:32]

ya da düşük ahlaki standartlara sahip olanlar

[20:34]

ona yaklaşmaz çünkü artık dikkatlerini çekmez.

[20:37]

Başörtüsü takmak, sizinle gerçekte kim olduğunuzla ilgilenen insanlarla

[20:42]

etkileşim kurmak anlamına gelmektedir.

[20:44]

Dış görünüşünüze değil, ruhunuza odaklanan,

[20:46]

ve yüksek ahlaki standartlara sahip insanlarla.

[20:49]

Unutmayın.

[20:50]

Siz, başkalarının

[20:51]

güzel ya da çirkin olarak etiketleyebileceği biri değilsiniz.

[20:54]

Başkalarının

[20:55]

kendi arzu ve beklentilerine göre belirlediği standartlara

[20:58]

uymak zorunda değilsiniz.

[20:59]

Başkalarının görüşlerine göre değil

[21:01]

bunun yerine, Allah'ın beklentilerine göre giyinmelisiniz.

[21:04]

O, evreni hiçlikten yaratan

[21:06]

ve yeryüzünü ayaklarınızın altına serendir.

[21:09]

Bazı insanlar sizi güzelliğiniz için sevebilir,

[21:12]

Ama Allah sizi, sevdiği için yarattı.

[21:14]

O size

[21:15]

başka hiç kimseye vermediği eşsiz bir güzellik vermiştir.

[21:18]

Hatırlarsanız, iki farklı türde tesettür olduğunu söylemiştik.

[21:21]

Erkeklerin ve kadınların tesettürü.

[21:23]

Bununla birlikte, erkek ve kadın etkileşimleri arasında da

[21:27]

bazı sınırlar çizilmiştir.

[21:28]

Örneğin, bir kişinin, karşı cinsle,

[21:31]

ailesi ya da eşi olmayan biriyle özel konuşmalar yapması

[21:34]

ya da gülüşmesi yasaktır.

[21:36]

Dolayısıyla her iki taraf da bu kurallara uymadığında

[21:39]

bir mıknatısın iki tarafı gibi birbirlerini çekmeye başlarlar,

[21:42]

ve dünyanın düzeni parçalanmaya başlar.

[21:45]

Cinsel eğilimler eylemlere

[21:47]

gayrimeşru ilişkilere, sapkınlıklara ve nihayetinde suçlara dönüşmeye başlar.

[21:52]

Her iki tarafın burada sorumluluğu vardır,

[21:54]

ve her ikisi de üzerine düşeni yapmadığında suç her iki tarafa da aittir.

[21:59]

CDC tarafından yapılan bir çalışmaya göre,

[22:01]

2020 yılında ABD’de yaklaşık 500.000 kürtaj yapıldı

[22:06]

ve bu bebeklerin %86’sı gayri meşru doğumlardı.

[22:09]

Sadece bir yılda, tek bir ülkede,

[22:12]

400.000 doğmamış bebeğin hayatı gayri meşru ilişkiler nedeniyle alındı.

[22:16]

Elbette bu bir kadın için son derece zordur.

[22:19]

Ve çoğu durumda doğum gerçekleşir.

[22:21]

Aynı organizasyonun yaptığı başka bir çalışmaya göre,

[22:24]

2021’de,

[22:26]

sadece Amerika'da 1.4 milyon gayri meşru doğum gerçekleşti.

[22:31]

Ve çoğu zaman anne bu yükü tek başına taşımak zorunda kalır.

[22:34]

Yıllarca çocuğa bakar ve onu büyütmeye çalışır

[22:37]

yanında bir babanın desteği olmadan.

[22:40]

Ve bu durumdaki bir annenin duygusal ve zihinsel durumunu,

[22:43]

ve babasız büyüyen bir çocuğun karşılaştığı zorlukları düşünün

[22:47]

​​Bunu önlemek de yine Kur'an'ın,

[22:49]

daha önce bahsettiğimiz iki emrine bağlıdır.

[22:52]

Büyük resmin artık çok daha net göründüğüne inanıyorum,

[22:55]

ancak hala cevaplamamız gereken başka sorular var.

[22:58]

Bir erkeğin dört kadınla evlenebilme müsadesi,

[23:01]

kız kardeşlerin erkek kardeşlerine göre mirastan yarı pay alması

[23:05]

ve Nisa Suresi 34. ayette sıkça sorulan ve tartışılan konu.

[23:10]

Tüm bu soruların cevapları, düşündüğümüzden daha basit.

[23:13]

İkinci bölümde tüm detaylara değineceğiz.

[23:16]

Bizimle kalın.

Download Subtitles

These subtitles were extracted using the Free YouTube Subtitle Downloader by LunaNotes.

Download more subtitles

Related Videos

تحميل ترجمة فيديو النساء في الإسلام: التعدد والميراث والآية المثيرة

تحميل ترجمة فيديو النساء في الإسلام: التعدد والميراث والآية المثيرة

اكتشف أهمية تحميل ترجمات فيديو 'النساء في الإسلام: التعدد والميراث والآية المثيرة' لفهم المحتوى بشكل أفضل. تساعدك الترجمة على استيعاب النقاشات الحاسمة حول موضوع التعدد والآيات القرآنية المتعلقة بالمرأة.

تحميل ترجمات فيديو كيف يفتح لنا القرآن أبوابه؟

تحميل ترجمات فيديو كيف يفتح لنا القرآن أبوابه؟

احصل على ترجمات دقيقة لمساعدتك على فهم محتوى فيديو "كيف يفتح لنا القرآن أبوابه؟" بوضوح. تحميل الترجمة يتيح لك متابعة الرسائل المهمة بسهولة وتحسين تجربتك التعليمية.

تحميل ترجمة فيديو صراع فتيات المليارديرات على الفتى الفقير

تحميل ترجمة فيديو صراع فتيات المليارديرات على الفتى الفقير

استمتع بفهم أفضل لمحتوى فيديو 'بillionaire Girls Fight Over Poor Boy' من خلال تحميل الترجمة. تتيح لك الترجمة متابعة القصة بسهولة وتفاصيل الحوار بدون عناء، مما يعزز تجربتك المشاهدية.

Download Subtitles for Christian vs Jewish vs Muslim Women Video

Download Subtitles for Christian vs Jewish vs Muslim Women Video

Enhance your understanding of cultural perspectives by downloading subtitles for the insightful video "Christian vs Jewish vs Muslim Women | The Bridge." Accessing captions helps viewers follow complex discussions and supports better comprehension across languages.

تحميل ترجمة فيديو بتأجر شاب مخصوص مقابل ٣ مليون دولار

تحميل ترجمة فيديو بتأجر شاب مخصوص مقابل ٣ مليون دولار

احصل على ترجمة دقيقة لفيديو بتأجر شاب مخصوص عشان تحمل منه مقابل ٣ مليون دولار لتعزيز فهمك وسهولة المتابعة. تنزيل الترجمة يساعدك في الاستمتاع بالمحتوى وتجاوز حواجز اللغة.

Buy us a coffee

If you found these subtitles useful, consider buying us a coffee. It would help us a lot!

Let's Try!

Start Taking Better Notes Today with LunaNotes!