Selahaddin Eyyubi 58. Bölüm Final Subtitles İndir – Kutsal Kudüs
Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi 58. Bölüm (Final) @trt1
Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi
SRT - Most compatible format for video players (VLC, media players, video editors)
VTT - Web Video Text Tracks for HTML5 video and browsers
TXT - Plain text with timestamps for easy reading and editing
Scroll to view all subtitles
[Müzik]
Bizden hikayeler, bizden tatlarla
sarıyer kola.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
oho
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Sultanım
[Müzik]
Bu ne? Fazıl?
Vazifemden azımı
istedi. Kaldır başını. Gözlerime bakarak
söyle.
Ben ben sizi yarı yolda bıraktım
sultanım. Sizin vekiliniz olmak büyük
bir
şeref.
Lakin ben buna layık olmadığımı
düşünerek vazifeden azlim istiyorum.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Bu senin talebinle olacak bir iş değil.
Bu vazifeyi sana kim verdiyse o geri
almadıkça yerinden
kıpırdayamazsın. Gidecek daha çok
yolumuz
var. Hakikatleri görmek biraz vakit
alır.
Hakikat ehli olmanın zorluğu da orada
değil mi Sultanım?
Ben o hakikati göremeyenlerden oldum.
Kalbinin temizliğinden zerre şüphe
duymadım. Duymam da aynı dava
üzerindeydik lakin ayrı
fikirlerdeydik. Hamdolsun yeniden
birleştik. Daha yolumuz
uzun.
Sultan sağ olun. Var olun.
Haydi divan bizi bekler.
[Müzik]
[Alkış]
Bu altınların
üzerinde Müslümanların kanı var. Yani
sizlerin hakkı
olan sıcak saraylarda oturarak
değil kılıcımla aldım. Kılıcımla
tanzla aldım.
Artık o Selahatdin'den korkmanıza gerek
yok.
Çok yaşa çomşatıyor. Çok yaşa çalıyor.
Çok yaşa
çomatiliyor. Çok yaşa
çomatiliyor. Çok yaşa şövalye çatıyor.
Çok yaşa şövalye çatiliyor. Çok yaşa
şövalye çatiliyor. Çok yaşa şövalye
çatıyor. Çok yaşa. İşte gerçek güç bu.
Henok. Halk artık arkamızda.
Çok yaşallesi.
Majesteler herhalde beni çok özledi ha.
Majesteler sizi
bekliyor. O zaman kralı
[Müzik]
bekletmeyelim.
Unutmayın ben Rönny
Deadon. Burada olduğum sürece
evlerinizde çok rahat uyuyacaksınız.
[Müzik]
Tanrı Kudüsle, Tanrı Kudüs'le Tanrı
Kudüs'le Darı Kudüs'le darrı Kudüs'le
darrı Kudüs'le darrı Kudüs'e. Darı
Kudüs'e. Darı Kudüs'e. Darı Kudüse. Darı
Kude. Ne yapıp ne edip kral gayın
ordusunu dışarıya çekmek zorundayız.
Kerek bozgunundan sonra buna cesaret
etmeleri imkansız gibi sultanım. Biz
İslam birliğini kurarak asıl imkansızı
[Müzik]
başardık. Kudüs'ü ele geçirdiklerinden
itibaren düşmanın en korktuğu
şey Müslümanların birlik
olması.
Düşman tertibini bizim gücümüze göre
yapacak. Eğer kendimizi haçlılara karşı
zayıf gösterirsek bu onların iştahını
kapartacak.
Bizi güçsüz zannedip üzerimize gelip yok
etmek isteyecekler. Bundan adım gibi
eminim. Bu tertibe göre aramızdaki
birlikten haberdar olmamaları lazım. Ha
tamam öyle. Musul'un, Halep'in ve dahi
civar beylerinin benden yüz çevirdiğine
onları ikna edeceğiz.
Nasıl olacak bu? Kerek ve Ibelind'deki
tehlike şimdilik geçti. Oradaki
askerimizin büyük kısmını Şam'a çekerek
takviyeye ihtiyaç duyduğumuzun
intibasını
vereceğiz. Biz de üzerimize düşen neyse
yapmaya hazırız. Fakat
fakat vakit saat gelip de Kudüs'e
girdiğimiz vakit onlar girdiğinde nasıl
tek bir Müslümanı bile canlı
bırakmadılarsa biz de aynını yapmak
isteriz. Doğru mu işittim?
Duman Kudüs'e girip oluk oluk kanla
akıtmak
istersiniz. Cesetler kanlar içinde
sokaklarda mı yüzsün? Ben de emir tuman
gibi
düşünürüm. Kısas gerek. Hiçbiri merhamet
hak etmiyor. Hem yağma hem de kısas için
ellere müsaade vermeniz
gerek. Ya
vermezsem. O vakit bunun konuşulacağı
vakit bu vakit değil.
Birlik için şükrederken yeni bir
ayrılığa gerek
yok. Meseleye dönecek
olursak, Haçlıları meydan savaşına
çekmeyi başarırsak zafer bizim olacak
Allah'ın
izniyle. Bak
bak şiir şiir gibi tertip. Yine sultanım
şiir gibi tertip yaptı. Son tertip kadı
yaz bunun divanına son
tertipte. Her şeyden evvel mesaisi var
Fazılın. Kudüs'e şehri savaşsız teslim
etmeye davet mektubu
göndereceğiz. Her şey teammüllere uygun
olsun ki şüphe çekmesin.
Emredersiniz sultanım.
Açıkça bana ve emirlerime karşı
geldin. Bunun cezasının ne olduğu belli.
Biliyorum
majesteleri.
Buyurun alın kellemi. Alacağım.
Hem de Kudüs halkının gözünün
önünde. Efendim bu çok iyi bir fikir
olmayabilir. Yüce kralımın halkı Kudüs'ü
sadece benim koruyabileceğime inanıyor.
Kendini kurtarmak için daha iyi
yalanlara ihtiyacım
var.
İşte biricik yaveriniz Leo sözlerimin
şahidir. Değil mi?
Konuşsalar.
Majesteleri meydana toplanan büyük bir
kalabalık. Şövalye şatyonu büyük bir
coşkuyla karşıladı.
Bu durumda
majesteleri beni öldürmek. Hatta bunu
halkın gözü önünde
yapmak çok işinize gelmeyecek diye
düşünüyorum. Zira halkın size olan
güveni
ortada. Bir de onları iyice kızdıracak
olursanız. A efendim bir de sizlerin o
çok kıymetli ordunuzun çok kıymetli
komutanları beni tebrik etmek için
sıraya
girdiler. Size bir sır vereyim mi
majesteleri?
Askeriniz bu barış oyunundan çok
sıkılmış durumda ve siz de bilirsiniz
ki sıkılmış bir askerin kılıcını nereye
çevireceğini tahmin
edemeyiz. Ama tabii ki
majesteleri. Buyurun durmayın. Alın
kellemi. Canım Kudüs'e
fedadır. Sen ne aşağılık bir
adamsın. Sen kim oluyorsun da babamın,
kardeşimin nice bedeller ödediği bu
barışı bozmaya cesaret edebiliyorsun?
Kraliçem.
Sizinle yalnız konuşmak istiyorum.
[Müzik]
[Müzik]
Abi nereden bdim burada olduğumu?
Canımız, kanımız, halimiz birken
kardeşimi başkasına soracak
değilim. Bu içimdeki yangın nasıl
geçecek
abi?
Söylesene.
Geçmeyecek. Hiç mi? Bazı yangınlar
söndürülmez,
taşınır. Sen o yangında
yaşayacaksın. Her savaşa onunla
gireceksin. Sabah uyandığında onunla
kalkacaksın.
Ama her şeye rağmen ayakta
kalacaksın. Bizi savaşta diri tutan bu
dinmeyen yangınlar değil midir
böyle? Unutma o ateşe yol göstermeyi
bilmeyen biri kendini yakar. Yalma
değil yakma vaktidir dersin. Öyle
mi? Öyle.
[Müzik]
Ben yarimi
yitirdim.
Gayrı tam değilim. Kalan ne varsa onunla
yürü. Bazı eksikler insana yol olur
bölü. Ve unutma biz Kudüs'e sadece
kılıçlarımızla yürümeyeceğiz.
Acımızla, hasretimizle yürüyeceğiz
oraya. Belki de tam da bu yüzden Kudüs'ü
alacağız inşallah.
Sana bir ateş verildi. Börü o ateşle
neyi
yakacağını sen seçeceksin.
[Alkış]
[Müzik]
Demek sultanınız şehri teslim etmemizi
istiyor. Ve tek istediği şey Kudüs
değil. Kudretli sultanımız Selahattin
Eyyubi
şehri barışı bozan Rönü de Şatilon'un
kellesiyle birlikte teslim etmenizi
istiyor. Sıradan bir elçiyi değil de
seni gönderdiğine göre kararı kesin.
Evet. Bu müzakereye açık bir teklif
değildir. Bu kati bir hükümdür.
Ve bilin ki bu size son
çağrıdır. Sultan
söyle. Kudüs'ü kendi ellerimize teslim
etmemiz söz konusu bile değil. Bu
hadisenin maddi karşılığı neyse onu
ödemeye hazırız. Ancak illa da istediği
savaşsa istediğini alacak. Fidye söz
konusu dahi değildir. Tek şartımız
Kudüs'te
adalettir. Bu adalet de ancak Ulu Sultan
Selahaddin Eyyübi'nin gölgesinde tecelli
edecek.
Ben var oldukça Selahatdin'in görgesi
Kudüs'ün üzerindeki tek bir taşın üstüne
dahi
düşmeyecek. Şimdi git sultanına söyle.
Kudüs'ü de şatilyonu da teslim
etmeyeceğim.
O
halde üzerinize çökecek gazabı
bekleyin. Eee izin verirseniz cevabınıza
çok küçük bir ek yapmak isterim.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Bir elçinin kanını üstelik kralın önüne
nasıl dökersin? Ne yaptığını sanıyorsun
sen? Majesteleri ben sadece Selahattin'e
gereken cevabı verdim.
[Müzik]
Seni
aşağı. Sen hiç akırlamayacak mısın?
Sen varken Kudüs'ün başka belaya
ihtiyacı yok. Anladın mı? Belli bırak
onu. Zaten olan
oldu. Bu mektup açıktan bir savaş
ilanı. Geri dönüş yok artık.
Kralı duydun.
[Müzik]
Şilyon. Elçiyi sen öldürdüğüne göre
Selahattin'e cevabım da sen
ileteceksin. Elçinin ölüsüyle
birlikte. Beni böyle mi
cezalandırıyorsunuz? Düşmanın ayağına
[Alkış]
göndererek. Mektup Kudüs'te nasıl yankı
bulur sultanım?
teklifimizi kabul etmeyecekler. Bu
aşikar.
Ancak Eyyubiler olarak bir başımıza
kalsak
da üzerlerine yürüyeceğimizden
vazgeçmeyeceğimizi anlasınlar. Kafi
sultanım emrettiğiniz üzere Ibelin ve
Kerekteki askerlerimizin büyük çoğunu
tahliye
ettik. Güzel.
Bu haberin onlara ulaşması çok uzun
sürmez ama bu onları bizim sayımızın az
olduğuna ikna eder mi bilmem. Hele bir
Halil sağ salim dönsün
de adım adım
[Müzik]
ilerleyeceğiz. Düşmana istediğimiz
intibayı
verebilirsek tertibimiz kusursuz
işleyecek. Peki Emir Tuman ve
İzzetli'nin talebi sultanım onlara ne
diyeceksiniz? Haçlılar Kudüs'ü
yağmalayalı kaç sene oldu? Hala
zalimlikleri anlatılır. Emir Tuman ve
İzzettin nasıl bir nam bırakmak
istediğimizi idrak edememiş. Bunu onlara
anlatmanın bir yolunu bulacağım
inşallah.
İnşallah. Ben o çobanın ayağına
elçisinin leşiyle değil sadece kudretli
bir orduyla giderim.
Emrimi duydun. Öldürdüğün elçeyi de alıp
Şama'a gideceksin.
Majesteleri beni daha fazla
zorlamayın. Kral hazretleri izin
verirseniz Şam'a ben gideyim.
Hayır. Kendini böyle bir tehlikeye
atamazsın.
Ne olursa
olsun onlar elçileri
öldürmezler. Ben
seni neden Şom'a göndereyim?
Halep ve Musul cephesi'in Selahaddin'den
yana olmadığına dair istihbaratlar var.
Barışın bozulması bizi zora soktu. Evet.
Ama gelen haberler doğruysa hamle
üstünlüğü bizde
demektir. Şam'da olup biteni bizzat
öğrenmek istiyorsun. Doğru mu anladım?
[Müzik]
Zemrt beni
emretmişsiniz. Gel Zrüt.
[Müzik]
Bu kubbetus Sahran'ın tepesine
kondurulacak alem için gerekli
malzemeler. Sultanımız bu şekilde
hazırlanmasını istiyor.
Emredersiniz. Bu da diğer alem ama gemi
şeklinde.
Affınıza sığınarak neden böyle bir şey
hazırlattığınızı sorabilir miyim?
Sultanımız
istedi. Bunu da bir kupbeye konduracak
elbette.
Lakin nereye
bilmiyorum. Ben bunu derhal içtekilere
ileteyim
[Müzik]
[Alkış]
müsaadenizle.
Sultanım, sultanım. Ül nedir bu hal?
Yapmadıkları bir bu
kalmıştı.
Halil Halil'i şehit etmişler.
[Müzik]
Sultan nasıl elçeyi nasıl
öldürürler? Surlu
vilim naşını
getirmiş. Huzura çıkmak ister sultanım.
[Müzik]
Şilyon yeni bir saçmalık yaptıysa
kendine sakla Leo. Şu anda kaldıracak
durumda değilim. Bu kez haberler güzel
majesteleri, Papa'ya bağlı
birlikler. Yeni Tapınak üstadı
önderliğinde şehre giriş yaptı.
Nihayet işte beklediğim haber.
[Müzik]
[Müzik]
Oh
[Müzik]
Allah aşkına
abi elçi öldürmek ne
[Müzik]
demek? Sakın ha bunun intikamını da
sonraya bırakacağım deme
bana. Müsaade et. Bunun kellesini
mızrağın ucunda om elin kuralına
göndereyim. Böü bey doğru der sultanım.
Bu şeytanla bizi alay etmek için
göndermişler.
Belli hüküm
vermekte aceleci davranmayın. Sana söz
hakkı verilmeden
konuşma. Ayağa
[Müzik]
kalk. Kral gay.
Baş yaveremi katledip buraya elçi
göndermeye nasıl suret etti? Öfkenizi
anlıyorum. Fakat bu cinayet Kudüs
kralının emriyle
gerçekleşmedi. Sultan
Hazretleri fail Şatilyon.
Hele kızıl
sırtlan bir de utanmadan itiraf
eder. Elçiler her şartta
dokunulmazdırlar. Fakat kralın huzurunda
bir cinnet yaşandı. Kimse müdahale etme
fırsatı
bulamadı. İnanın çok
üzgünüm ve burada bulunma sebebim bu.
Sen buraya daha huzurundaki elçeği bile
koruyamayan o aciz kralına af dilemeye
mi
geldin?
Majesteleri özürlerini
iletiyor. Kervan baskınında derdimizi
anlatamadık. Aramızı bozan düşman yine
sahnede. Ama buna rağmen aklımızı,
vicdanımızı koruyabiliriz.
Barış için hala geç değil. Senin kralın
sözünde samimi
olsaydı başverenimin naşının
yanında o hainin cesedi de olurdu.
İnanın kral gaybuna yeltendi. Fakat
mümkün olmadı. Şatilyonu saf dışı
bırakmanın tek
yolu kaybettiğimiz barışı İsa Mesih gibi
diriltmekten geçiyor. Eğer bunu
başarabilirsek onun sefil başını bizzat
ellerimle ben size getireceğim. Bundan
emin
olabilirsiniz. Buna gerek
kalmayacak. Çünkü Kudüs'e girdiğimde hak
edene hak ettiği cezayı kendi ellerimle
vereceğim.
Sultan
Hazretleri, gerçekçi olalım. Bu kuşatma
sizi de zora sokacak. Sen bunu neye
dayanarak
söylersin? Manzara gayet açık değil mi?
O çok arzu ettiğiniz İslam birliği
kurulamadı. Musul, Halep size tabi
değil. Bu vaziyette başı bozukların
terki ordumuzun zaferine mani olamaz.
Orasını Tanrı bilir. Fakat böyle bir
kuşatmanın
aylarca hatta yıllarca
sürebileceğini göz önünde bulundurmanız
gerek.
Sen aklın sıra bana göz dağı mı
verirsin?
Asla gerçekleri dile
getiriyorum. Eğer Kudüs'e yürüme
konusunda ısrar
ederseniz bu kör dövüşü sürüp gidecek.
İki tarafta evlatlarını
kaybedecek. Olan
Kudüs'e ve barışa
[Müzik]
olacak. Barış mevsimi
bitti. Siz krallığınızın yasını tutun
artık. Kudüs'e girmek için diğer
Müslümanların yardımını umuyor
değilim. Gerekirse yalın kılıç girerim.
Yine de Kudüs'ü zalimlerin eline
bırakmam. Sultan Hazretleri şimdi
git o haysiyet yoksunun kralına
söyle. Tahtının tadını
çıkarsın. Yakında onun devrini
bitireceğim.
[Müzik]
gel
[Müzik]
Nihayet bitti demek.
Şam'daki en mahir ustanın
emeği. Ben de başından sona her
teferruatıyla ilgilendim. Nasıl?
Beğendin mi?
Har kulade
olmuş. Elinize sağlık.
Artık anlatacak mısın geminin hikmetini?
İmam Şafii Hazretlerinin elini hep
üzerimde
hissetmişimdir. İstedim
ki bu
gemiği onun türbesinin üstüne alem
olarak koydurayım.
Herkes görsün ve bilsin ki bu geminin
altında bir ilim unvanı
yatıyor. Sefer için yola çıkmadan
niyazım olsun. Beni de vesile kıldın.
Teşekkür ederim.
Senin elinin değdiği her şey
güzelleşir. Tez haber ver. Gemi
Kahire'ye doğru yola çıksın. Kardeşim
Adil tarafından türbenin üzerine
yerleştirildi.
Hilal'in biraz daha işi var. Ona da
müsaade
edersen Feth'in gerçekleşmesiyle Kudüs'e
bizzat ben getirmek isterim. Yolumuzu
birleştiren
şarkımızdı. Yakında vuslatımız Kudüs'le
yeniden can bulacak inşallah.
Seni
Zeytindan Mescid-i Aksaya atını sürerken
gördüğümde rüyamız hakikat olacak.
Selahattin seni orada bekliyor olacağım.
Gözümün
[Müzik]
nuru. Beklediğimiz üzre Selahattin
saldırıya geçme konusunda kararlı.
[Müzik]
Pekiye ordusunun durumu Müslümanlardan
aradığı desteği bulabilmiş mi? Aldığım
duyumlar ve Şam'da gördüklerim
Selahaddin'in yalnız olduğunu
gösteriyor. Musul ve Halep emirleri
açıkça Selahaddin için
savaşmayacaklarını duyurmuşlar ki
Selahaddin'in kendisi de bunu doğrular
nitelikte
konuştu. Görüyorsunuz ya
majesteleri. Korkunuz boşuna. Selahattin
artık yarım yamalak bir sürünün çobanı
ve bizlerse onun karşısında kana susamış
kalabalık bir kaplan sürüsüyüz. Zafer
kaçınılmaz.
Bakın bunu defalarca kez
deneyimledik. Karşımızda Selahattin
varken atacağımız her adımı çok dikkatli
atmamız
gerekiyor. Kudüs artık bizim için
savunulacak son toprak parçası. Gidecek
başka bir yerimiz yok.
Belian haklı. Kudüs bizim için son
durak. İyice düşünmeli. Öyle karar
vermeliyiz.
Yüce kralım Selahattin düşmek üzere. Onu
Kudüs'e varmadan arazide
karşılayacağım ve nihai zaferle
döneceğim Kudüs'e.
Kere'yi, İbelini'i hatırlatırım
Şatilyon.
Selahatdin ne kadar öfkeli olursa olsun
yine aklıyla hareket edecektir.
Ben de kılıcımla
belli ve görüyorum ki bu şanlı vazife
bana ve adamlarıma
düşüyor.
Majesteleri bu vazife için sizden değil
ancak tanrıdan izin alırım ve
onun zaferi müjdelediğini duyuyorum.
Zaferin müjdesi hepimizin kulaklarında
çınlıyor. Roma'dan gelen birlikler de
dahil olmak üzere tüm ordu da herhal
hazırlansın.
Majesteleri. Bunun yerine durumdan emin
olmak adına bir öncü birlik
yeter. Bu iş artık nihai olarak tek
seferde bitecek.
Selahattin ordusu da yok
olacaklar ve ben o kutsal zeferin
komutanı
olarak ordunun başında bizzat
bulunacağım. Ordunuzu ölüme
götürüyorsunuz.
Sultanım, beklediğiniz gibi Haçlı ordusu
neredeyse tüm kuvvetiyle Kudüs'ten çıkış
yaptı.
Maksat hasıl
oldu. Düşman bizi açık arazide
karşılayıp sözde zayıflığımızdan
faydalanmak
niyetinde. Suya doğru geldiklerinde ise
karşılarında ateşten bir ordu
bulacaklar. Gökbörü ve börünün vazifesi
mühim. Düşmanı sürüyüp ayağımıza kadar
getirecek olan
onlar. Kazamız mübarek olsun. Amin.
Amin.
Majesteleri, orduyu kaleden çıkararak
çok doğru bir karar verdiniz. Kudüs
tarihinin gördüğü en büyük ordu bu
Ataton. Ana orduyla buluşmamıza az
kaldı.
Efendim arazinin su kaynakları biraz
ileride. Su takviyesi için durmamız
uygun olacaktır. Peki öyle yapın.
Ajesteleri, Selahatdin'in kardeşi Börü
ve yakın komutsanlardan Gök Börü
yanlarında az sayıda askerle su
kaynağını çevirmişler.
He işte bu. Kaplanların ilk havı
önlerine düştü bile. Selahaddin'den önce
kardeşini parçalayalım. Majesteleri
beklediğimiz gibi suların etrafını
sararak yıpratmaya
çalışacaklar. Büyük orduyu derhal o yöne
doğru çeken ok. Emredersiniz efendim.
Yürü bizi Selahatdin'e götürecek.
[Müzik]
[Müzik]
Şehirden çıkarak çok büyük bir hata
yaptılar. Bu da yetmezmiş gibi. Ordunun
neredeyse tamamını surların dışına
belirsizliklerle dolu bir araziye
sürdüler. Kral kararını verdi. Artık
sonrasını düşünmek zorundayız.
Kalan askerlerin durumu ne Markus? Kral
gay neredeyse ordunun tamamını aldı.
Geriye kalanlar ise eli kılıç tuttan
tutmayan herkesi
istiyorum. Emredersiniz kontum.
Nasıl olacak? Her ihtimal
düşünmeliyiz. Babanız Kral Amadri'in
söylediği gibi bu şehri Azizler değil
Kudüslüler koruyacak.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Abi büyük orduyla birleştiler. Bu tarafa
gelirler.
[Müzik]
Gelsinler. Hele
gelsinler.
Gelsinler.
Geldiklerinde Melik İzzettin'i, Emir
Tuman'ı ve diğer emirleri yalımızda
birlik halinde
gördüklerinde felekleri şaşacak.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Bu da neyin nesi böyle?
[Müzik]
Hani bu Müslümanlar Selahatdin'den yüz
çevirmişlerdi? Hani birliği
sağlayamamışlardı?
Demek ki Volum fena kandırılmış
majesteleri.
Sayıcı hala üstünüz.
Ne olursa olsun zafer bizim
majesteleri.
Çünkü Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle
istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle
istiyor. Tanrı böyle istiyor.
istiyor. Tanrım böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor.
[Müzik]
Ey Şam'dan, Irak'tan,
Halep'ten,
Musul'dan,
Kahire'den,
Fas'tan,
Tilimsan'dan,
Hicaz'dan,
Harran'dan, Amit'ten, Urfa'dan,
Yemen'den gelen yiğitler Şark'tan yahut
Gart'tan, Şimal'den yahut Canup'tan,
milleti dili ayrı olsa da dini bir olan
ümmet Ümmetin evlatları bugün bu ovada
ümmetin suskun çağları yan yana duruyor.
Bugün
buraya toprak kazanmak için değil ezan
sesini kesip çan seslerinin
yükseldiği bu kutlu şehri Kudüs'ü
yeniden tevhidin sancağı altına almak
için savaşacağız.
Ey kardeşlerim, hepimizin secdesi aynı
kıbleye, hepimizin
gözyaşı aynı toprağa. Ve
şimdi
kılıçlarımız aynı düşmana
yöneldi. Kalplerinizde ayrılık varsa
şimdi bırakın. Çünkü Kudüs bir kişinin
değil, bir kavmin değil, bir mezhebin
değil, tüm ümmetin yüzüdür.
Şimdi yüzümüzü yerden kaldırma
vakti. Şimdi aynı secdede buluşmak için
yürüyün. Kudüs'e doğru
yürüyün. Kalbiniz kılıcınızdan keskin
olsun. Kalbi Kudüs aşkıyla atan
aşıklar. Allah'ın adıyla
yürüyün. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber.
[Alkış]
Ah.
Ah!
Ah! Ah!
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
hazırlıklarını yap.
Gidiyoruz.
Nereye gidiyoruz efendim?
Evimize.
Kudüs. Ne yaparsam yapayım benim evim
olmadı. Şimdi
de açmış kollarını Selahatdin'i
bekliyor. Görmüyor
musun?
Bitti artık. Bitti.
[Müzik]
Ah.
[Müzik]
Neo sen muhafız birliğimle burada kal.
Ben meydandan uzaklaşacağım. Ama efendim
askerlerinizi terk ederseniz kralları
giderse sana fikrini soran olmadı. Der
dediğimi yap. Meydanda kalıp savaşmaya
devam
edin. Kendi canını kurtarmak için
askerin düşmana yemeden bir kral uğrunda
öleceğiz. Lanet olsun.
Hazırlanın.
Gidiyoruz. Hücum,
hücum, hücum.
Kralçı beşini düşelim. Haydi kral.
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
Allahu ekber.
lay
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Come
Ah.
[Müzik]
[Müzik]
Ah.
[Müzik]
[Müzik]
B
Allah'a emir olsun
ki
yenileceksiniz. Soylu öfkemizin ateşi
sizi
[Müzik]
yakacak. Beğendileceksiniz.
[Müzik]
Ah. Ah.
e
[Alkış]
He
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
O gün seni idam
etmeliydim. Barışı bozmanın bedelini
ödeseydin bu halde olmayacaktık.
Tahta oturan sendin
gay. Tacı
takandı
atsaydın. Gerçi
tabii. Urgan sana fazla gelirsen işini
bir yastıkla
çözersin. Bilmiyorum
sanma. Biz seninle birbirimize çok
benziyoruz. Daha
iyi ama aramızdaki tek
fark
[Müzik]
cesaret. Benim damağım
kurudu. Bana bir bardak su
[Müzik]
ver. Okçu bana bir bardak su ver.
Müslümanların
adetidir. Yalnızca canlı
bağışlayacakları esirlere su
verirler. Yani o zaman Selahattin'den
başka kimse bize su vermeyecek.
İşte kral dediğin böyle
[Müzik]
[Müzik]
olur.
[Müzik]
Kardeşım Can
[Müzik]
yoldaş eli
kurdumuzdan ama bir nusludan yeydin
[Müzik]
bize artık
[Müzik]
bizi bu usul da dilemekten gayri yol
Ekber. Bizim yoldaşlığımız sade dünyalık
değildi. Ahirette kavuşacağız inşallah.
[Müzik]
[Müzik]
Musa'yı Harun
İsa'yı Yahya ile destekleyen Allah'a
yemin olsun ki Selahaddin Eyyubi yalnız
[Müzik]
değildir. Ben Necmettin Eyyüpoğlu
Börü sözünü
tuttum yine yalnız koymadın abini.
Allah'ım sen
şahitsin. O adam benim önümde
yürümedi. Ardımda da
durmadı. Hep yanımdaydı.
Her
kararda, her
yolculukta, her
[Müzik]
[Müzik]
sessizlikte Allah'ım sen şehadetlerini
kabul eyle.
Allah'ım burada gömdüklerimizin
hürmetine bundan sonra ahiret yurduna
göçenlerimizi Kudüs'e gömmeyi nasip eyle
ya
[Müzik]
Rabb
sultanım o sırtlanın kanını döküp
kalplerimizi
soğutun
ahdinizi yerine getirme vaktidir.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Kavuşacağız kardeşim.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
Sizler kanla yıkanmış
taçların, yalan yeminlerin
çocuklarısınız.
[Müzik]
Her
seferinde Tanrı böyle istiyor
diyerek her yeri kana
buladınız. Peygamberler şehri olan
Kudüs'ü şerrinizle berbat
ettiniz.
Sırf İslam'ı aşağılamak için Mescid-i
Aksay'yı ahıra çevirdiniz.
Kahire'de,
Şam'da, Halep'te,
Musul'da fitne
yayarak kardeşi kardeşi
kırdırdınız. Defalarca sadece benim
değil, yanımdaki yiğitlerin canına
kastettiniz.
Siz Müslüman halkı
katlettiniz ve
nihayet hac kervanına
saldırıp ibadet yolunda olan insanların
canına kıydınız.
[Müzik]
Tüm yaptıklarımız
için, özellikle de son söyledikleriniz
için merhametine sığınırız Sultan
Selahattin.
Size şimdi dilendiğiniz merhametin
gölgesinde sığınma fırsatı da sundum.
Lakin
siz Elçid'ye
gönderdiğim yaverimin
[Müzik]
ölüsünü getirdiniz
[Müzik]
bana. Artık vakit
tamam. İşte İslam'ın
ordusu. İşte esir olan siz.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
suyun
Sana
verdim. Ona
değil. Ama sen Resulullah'a dil uzatan,
masumların canını alan soysuz.
Sen insan bile olmayan katli vacip necis
bir
şeysin. Sen değil bir yudum suyu bir
nefese bile hak
etmiyorsun. Benim bir yeminim
var. Bu yeminimi asla bozmam.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Hasbel kadar kral
olmasaydın senin de akıbetin bu
soysuzluğu aynı
olacaktı. Bana ne yapacaksın?
[Müzik]
Neden bu kadar uzadı? Şimdiye kadar bir
haber gelmesi gerekiyordu. Ne zaman
geleceğinden çok nasıl bir haber
geleceği önemli. Kraliçem
ben zafer müjdesi geleceğinden eminim.
[Müzik]
Yerinde olsam buna o kadar emin
[Müzik]
olmazdım. Efendim şehrin tüm kapılarını
kapatın.
Geliyorlar ya.
Hayır bu kadar kalabalık bir orduyla
yenilmiş olamayız. Onlar daha
kalabalıktı. Musul ve Halep birlikleri
de katıldı.
Kral esir
düştü. Şatilyon
öldü. Her şey bitti
artık. Markus askerleri hazırla.
Emredersiniz kontu.
Bizans ordusu hala bizimle. Ne olursa
olsun bu şehri savunacağız.
[Müzik]
Savaş meydanından kaçıp terk ettiğin
askerleri özlemişsindir diye düşündüm.
Kendi askerlerini terk eden bir komutana
ceza kesilecekse bu hak yine o
askerindir.
Götürün.
[Müzik]
Majesteleri sizi aramızda görmek ne
büyük
[Alkış]
şeref. Gördüğümüz kadarıyla kendi
askerlerinizi yem olarak kullanmanızda
bir işe yaramamış.
[Müzik]
Ne olursa olsun karşınızda Kudüs kralı
olduğunu hatırlatırım.
Ben karşımda bir kral değil, yalnızca
can korkusuyla savaş meydanında
askerlerini terk eden bir korkak
görüyorum.
[Müzik]
Bir asır evvel tanrının krallığını
kurmak üzre yola
çıktık. Belki de buna cürret etmeden
önce tanrıya yakın olmaya
çabalamalıydık.
İtiraf etmem gerekir ki arkamızda derin
acılar
bıraktık. Tanrı da intikamını bizi
Hıdinde yalnız bırakarak
aldı. Selahaddin ve ordusu henüz Kudüs
önlerine gelmiş değil. Bu sessiz
bekleyiş öyle çıldırtıcı
ki bizi savaşmadan tüketecek.
Müslüman ordusu kapımıza
dayandığında tanrının aramızdaki asilere
rağmen yanımızda olacağını ummaktan
başka çaremiz
kalmadı. Çok şükür ki Kudüs'ün hala
sadık koruyucuları var.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
sence ne zaman harekete geçecekler?
Henüz bir işaret
yok ama çok uzayacağını
sanmam. Bak Sibilde, sen artık bir
kraliçesin. Herkesin gözü senin
üzerinde. Daima dik dur.
Bir inancını
koru. Halkın cesaret alacağı bir tek sen
kaldı.
[Müzik]
Ja.
Elif bir şey mi gördü?
La ilahe
illallah Muhammedur
resulullah. Geldiler
billah. Selahaddin'in ordusu kapımıza
dayandı.
Ce sen kudusu
koru. Kuşatma başlayamaz araya
girmelisin. Hadi
[Müzik]
hadi komum. Herkes dikkatli olsun
Marcus. Bu bir işaret olabilir.
Emredersiniz.
İşte koşluyor.
Sen ben de gel. Hadi acele et acele et.
Geldiler. Çile yolunun yürüme
sırası bizde artık.
Ah.
[Müzik]
Ah. Ah.
Herkes sığınakları.
atman lazım. Hadi
[Müzik]
Hicri
583. Recep ayının 16. Kuşatmanın ikinci
günü. Allah'ın lütfu ve inayetiyle
sultanımız Ebul Muzaffer el Melikün
Nasır Selahaddin Eyyubi Kudüs surlarına
erişti.
[Müzik]
Şehirde kalan savaşçıların sayısı tahmin
edildi. Mevkileri
kaydedildi. Mancınıklar surların en
zayıf hatlarına ehil ellerle
[Müzik]
yerleştirildi. Lahcılar taşın altında
gizlenen korkuları arar gibi sur
diplerinde sessizçe
çalışıyor. Ve
sultanımız sanki savaş meydanında değil,
bir duanın içinde yürür gibi
ilerliyor. Kadı Fazıl,
buyur
sultanımız herkesi otağı bekler. Öyle
mi? Emirbaş üzre. Geliyorum.
Sultanım, mancınık atışlarıyla surları
epey bir ırpaladık. Lakin kesin sonuç
almak için daha fazla atış yapmak
gerekir.
Lağım kazımında son durum ne? Sur
direklerine doğru ilerliyoruz. Hizaya
varınca Neft ile yığınak yapıp inflak
için sizden emir bekleyeceğiz.
Sultan masumların canına zeval gelmemesi
için önce Bellan'ı müzakereye davet
edeceğim.
Dilerim şehir daha fazla yara almadan
hall olur.
Ben derhal bir pusula hazırlayıp
gereğini yapacağım.
Sultanım, bir şey daha var
sultanım. Söyle
Gökbü. Güneş
sultanım gözümüze bıçak gibi saplanır.
Yanlış yere mi memsilendik? Bunu mu
söylersin? Yok sultanım. Biz
buyurduğunuz gibi surların en zayıf
olduğu yerlere hesap ederek kurduk
orgaha. Güneşin bu yönde geleceği de
malumdu. Fakat bu kadar sıkıntı
yaşatacağını tahmin edemedik. Bir hal
çaresine bakılır
elbet. Sultan
Hazretleri, bizim talebimize bir hal
çaresi düşündünüz mü? Bu konudaki
ısrarınızı aklım
almaz. Daha evvel söylediğim gibi bu
konuyu daha sonra konuşacağız. İyi
düşünün Sultan
Hazretleri. Zira kısasa mani olursanız
sana daha sonra dedim.
[Müzik]
Selahattin beni görüşmeye çağırıyor.
Bunu yapmak zorunda değilsin. Belli
ben Kudüs muhafızıyım. Bunu yapmak benim
vazifem.
Selahaddin'in ne isteyeceği belli. Sen
ne cevap vereceksin?
[Müzik]
[Müzik]
Sultanım sizce Bellin teslimi yanaşacak
mı?
Bell eski Bellin değil.
Lakin serin kanlı düşünüp
tartar. Hırsının ve inadının kurbanı
olmazsa olmayacak bir iş için masum
insanların canını tehlike atmaz.
[Müzik]
Seni dinliyorum Sultan
Selat. Sana Kudüs'ü senden alacağımı
söylemiştim. Hatırladın mı? Ben de
Kudüs'ten asla vazgeçmeyeceğimi
söylemiştim. Şehir hala ayakta.
Lakin surların ardındaki halk günden
güne çöküyor
belin. Hıttın ile ordunun büyük bir
kısmını
kaybettiniz. Şehri savunmanız
imkansız. Ne yapmamı
istiyorsun? Kudüs'ün kapılarını sana
ardına kadar açıp yoluna gül suları
dökmem mi?
Seni buraya, şehrin içinde kalan masum
halkın ve bu mukaddes şehre zarar
görmesini istemediğimi söylemek için
çağırdım. Kaybedeceğini bile
bile insanları boş bir hayalin peşinden
sürükleyip ziyan
etme. Şehri bana sulh içinde teslim et.
Ben hem sana hem de halkına eman
vereyim.
Selahattin, şehirde 3.000 Müslüman
esirin olduğunu sen de benim kadar iyi
biliyorsun. Belki de bu merhamet
gösterin, bu savaşsız teslim şartın
benim halkım için değil de sadece kendin
gibi olanlar
içindir. Bizi hala kendinizle
karıştırırsınız. Ayrıca şehirde Müslüman
esir sayısından da bir habersin. 3.000
değil ne yazık ki çok daha fazla.
Ama onlar hürriyete ne kadar
yakınsa sen de bu inadından
vazgeçmediğin sürece esarete o kadar
yakınsın. Teklifimi yinelemeyeceğim
Ben.
Şayet şehri sur içinde teslim
etmezsen ve ben orayı kılıcımla alırsam
88 yıl evvel sizin yaptığınızın aynısını
yaparım. Şehre öyle girerim.
Bunu ister miydin
Ban? Benden
istediğini bir de tersten
düşün. Şartlar farklı şekilde
gelişseydi. Şu an Şam'da olsaydık ve ben
senden şehri savaşmadan teslim etmeni
isteseydim. Cevabın ne olurdu?
Şehir karşında Sultan
Selahattin. Bütün gücünle gel. Ama şunu
iyi
bil. Kudüs eli kılıç tutan tutmayan her
bir ferdiyle şehrini
savunacak. Çünkü mücadele etmeden
yurdunu düşmana teslim etmenin vicdan
azabı en keskin kılıç yarısından daha
ağırdır. O yüzden senden ve heybetli
ordundan korkmuyoruz.
He.
[Müzik]
Arabayı hazırla teli. Gidiyoruz. Emin
edersiniz efendim.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
Ne oluyor burada?
Gördüğün
gibi gidiyorum.
Şimdi şu
haldeyken Kudüs için birlikte olmamız
gerekirken ne demek oluyor bu? Maria
imparator Bizans askerlerine geri
çekilme emri
verdi. Bitti
byan. Herkes farkında.
Sen de kabul etsen iyi
[Müzik]
[Müzik]
olur. Benimle
gel. Ayrılmak zorunda değiliz.
Konstantinopol'de her şeye yeniden
başlayabiliriz. Bana bunu nasıl teklif
edersin? Bu şehir benim
kaderim. Kudüs'ü terk etmeyeceğim.
Görmüyor musun by?
Kudüs artık Selahatdin'in
[Müzik]
[Müzik]
Markus, Bizans askerlerinin yarısını
batı kapısına yönlendirelim. Böylece
içeriye girmeye çalışan düşman
birliklerini daha sert bir savunmayla
karşılamış
oluruz. Boşuna
[Müzik]
uğraşmayın. Bizans askerleri Kudüs terk
ediyor. Nasıl olur bu? Neden böyle bir
şey yaptılar? İmparatorun emriymiş.
Maria da onlarla beraber gitti.
Görünüşe göre Kudüs'ün direneceğine
inananların sayısı gün geçtikçe
azalıyor. Ne yapacağız
şimdi Marcus? Halkın arasından tespit
ettiğin herkes gün doğumuyla meydanda
toplansın. Emredersiniz
[Müzik]
kontum. Madem kılıçlarımızı,
mızraklarımızı teslim edecek asker
bulamıyoruz biz de onları en çok hak
edenlere veririz.
Merak etmeyin
kralcam. Şehre ona en çok inananlar
[Müzik]
savunacak. Kuşatma ağır aksak ilerliyor.
Sultan Selahattin. Talebimizi kulak ardı
edip hala hali kollarsın. Burası ne
kerek ne
Ibelin. Peygamberler şehri Kudüs'ü
hoyratça yıkmamı mı beklersiniz benden?
Mancınıklar kutsal yerler haricinde her
yeri ezip geçsin. Şehre girdiğimizde de
onların vakti zamanında yaptığı gibi
kimseyi sağa
koymayalım. Artık beklettiğin
yeter. Kararını vermen icap eder.
Masumları katlederek ne geçecek elinize?
Bu şeriata da uygun değil.
Fitneyi kökten
temizlemezsek yabar otu gibi tekrar
bitip başımıza bela olurlar. Açlık
yaferesi nice ocağı yıktı. En başta
senin aileni
katletti. Hala onlara karşı bu kadar
yumuşak davranman akıl alır gibi değil.
Onları bağışlamak mazlumun vebaline
girmek olur. Zalimler hak ettiği cezayı
aldı. Direnenler de alacak. Lakin ben
ordunun başında olduğum sürece hiçbir
masumun katline izin
vermem. Unutma ki senin o masum
dediklerin şatilyonu hac kafilesini
katletti diye bağrına
basanlar hepsinin soyu kökü aynı.
İntikam hırsıyla kan dökersek ne
farkımız kalır onlardan? Sultan
Selahattin tevhit çağrına koşup geldik.
Bu da bizim sana çağrımız.
Karşılıksız bırakırsan daha evvel
söylediğimiz gibi kuşatmaya yalnız devam
etmek zorunda
kalırsın. Sırf bu yüzden Kudüs'ün
eşiğinden dönüp gideceksiniz. Öyle mi?
Birliğimizi korumak senin elinde. Destur
verirsen yanında dururuz.
[Müzik]
Bu talebi ve ısrarı size
yakıştıramıyorum.
Lakin fevri davranıp sizi yok saymak da
istemem. Bu konu üzerinde düşüneceğim.
Yeri ve zamanı geldiğinde tekrar
istişare edeceğiz. Öyle olsun.
Dilerim yersiz merhametin yüzünden
tevhit
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
bozulmaz. Yüzlerinize baktığımda ne
kadar korktuğunuzu görebiliyorum.
Bu ayıp
değil. Ben de sizin
gibiyim. Ben de
korkuyorum. Önemli olan bu korkuya
rağmen şehrimizi kahramanca
savunmaktır. Evet, biliyorum. Surların
dışında her yönden kusursuz bir ordu
şehrimize girmeyi
bekliyor. Biz iste bu kadar.
Krallar,
komutanlar, azizler ve hatta melekler bu
kutsal şehri çoktan terk
etti. Bizim, bizden başka hiç kimsemiz
yok. Size zafer vaadetmiyorum.
Size verebileceğim tek şey bu kutsal
şehri savunacak olmanın
şerefidir. Son Kudüslü yere
düşmeden Kudüs düşmeyecek.
Çünkü Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle
istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor. Tanrı istiyor
istiyor. Tanrımı böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle
istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle
istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı
böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor.
Tanrı böyle
[Müzik]
istiyor.
Sultanım rahatsız
ettiysem gel Tazı gel.
Belki düğümlenen ipinin ucunu bulmama
yardım
edersin. Emir Tuğman'la İzzetlin'in
isteği. Adalet bazen çekilen kılıçla
bazen de terk edilen kılıçla tecelli
eder.
Ama onların bunu
[Müzik]
anlaması zor olacak sultanım.
Eğer onların dediğini
yaparsan zulmün rengi değişir ama özü
kalır. Oysa bize düşen zulmün şeklini
değiştirmek
değil onun varlığını yok
etmek. Bir çocuğun gözlerinden düşen yaş
bin sur taşından daha
[Müzik]
ağırdır.
Ama bunu onlara nasıl anlatmalı?
[Müzik]
Sultanım, öyle bir karar verin ki
tarihin bütün kalemleri hayranlıkla onu
yazsın. Bunca imtihandan
sonra benim şuna imanım tam.
Sizin adaletinizin ve merhametinizin
gölgesi Kudüs'ün
surlarından daha uzun olacak.
Sıradaki hadi acele. Sıradaki
silahlar yetmeyecek. Öyle görünüyor
kont.
[Müzik]
Başka çözümler bulmamız lazım.
Kılıcı veya mızrağı olmayanlar
çiftçilerin orak ve tırpanlarını
kullanacak. En büyük sıkıntıyı ok
sayısında yaşıyoruz. Tükenmek üzere.
Gövdelerini yapabilsek bile uçlarına
takacak malzememiz yok.
Sarayda kilisede ne kadar gümüş varsa
hepsi
eritilecek. Emin misiniz kont? Elbette
Markus. Kudüs'ün gümüş camdanlara değil
düşmanı uzak tutacak oklara ihtiyacı
var.
Emredersiniz komutan.
Hadi hadi hadi acele. Al hadi hadi
gel. Hadi acele.
21.
Recep3. Kuşatmanın 6. günü.
Mancınıklar Kudüs surlarını dövmeye
devam
ediyor. Atılan devasa güllelerin
surlarda çıkardığı ses mücahitlerin
kalbine ümit, düşmana isa korku
salıyor. Allah'ın yardımıyla Fetih
yakındır.
Şehrin savunmasını üstlenen by
cesur. Ama
surlar bellion şehri çevreleyen bu
surların atılan toplarla değil bizim
Kudüs'e, Kudüs'ün de bize olan hasreti
ve aşkı arasında eriyip gideceğinden
habersiz.
[Müzik]
Gözümüze değen duvar bir yara gibi.
Sultan Selahattin'in elinden şifa
bekleyen bir yara.
Bugün kuşatmanın 8.
günü. Selahattin Çemberi
daraltıyor. Bu tarafa.
Hadi dayanın. Bırakmayın.
Acele
edinler bu tarafa
gelin. Kayıplarımız
artarken umutlarımız da giderek
azalıyor. İçimizde umudunu kaybetmeyen
tek bir kişi
var. O da Belyan.
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Biliyorum hepiniz çok
yoruldunuz. Biliyorum umudunuz tükenmek
üzere. Ama direnirsek kazanacağız.
Tanrı seni korusun cesur
şövalye. Bizi asla terk etme.
Sizi asla terk
etmeyeceğim. Ve yüce Rab şöyle
dedi: "Seni asla terk etmeyeceğim.
Seni asla yüzüstü bırakmayacağım.
Her büyük felaket bir kahraman
doğurur. Tanrının vaadi bugün Bell'da
vücut
buldu. Kudüs'ü kullanıp kendini
yüceltenler gazaba uğradı.
Hemşire temiz bez getirin. Day sıcak su
getirin. Hadi çabuk sen.
Çabuk day.
Geriye yalnız onu gerçekten sevenler
kaldı.
Geliyorum.
İnanıyorum sonunda sevgi ve fedakarlık
kazanacak.
[Müzik]
Allah'ın inayetiyle sultanımızın
Zeytindağıan Espat kapısına yaptığı ani
baskın güneşe rağmen sonuç
verdi. Ancak şehirde kim var kim yoksa
herkese şövalye ilan eden
Bellion kuşatmamızı yarmak için huruca
girişti.
[Müzik]
Çoğu kasap bıçağı bile tutmamış
insanların yaptığı bu saldırıdan kısmen
zarar görsek de yaşadığımız kayıpların
asıl sebebi güneş.
[Müzik]
Gökbörünün dediği gibi düşman değil
güneş kırıyor bizi.
[Müzik]
Sultanım, ordunun su ve erzak takviyesi
buyurduğunuz gibi gereğince yapıldı.
Getirdiklerimizle kuşatma 3 ay daha
sürse bile idare edebiliriz.
Sultanım, surlardan gelen
[Müzik]
oklar. Görünüşe göre kuşatma daha fazla
uzamayacak. Bellan gümüşleri eritmeye
başlamış.
He ama sultanım bir maruzatımız olacak.
Sen
söyle. Sen söyle.
Gökbörü. Güneş dedin. Gözümüze dedin.
Onu bir daha
de. Hele
sultanım. Onlar gümüşü eritir ama bu
güneş de bizi
eritecek. Göz görmez oldu. Buna bir hal
bir çare
bulmazsak bulacağız. Bulacağız.
Karadekin, bulduğumuzda da kimsenin
haberi olmayacak.
[Müzik]
He güneşin yönü saldırılarını
engelliyor. Adeta devasa bir ateş
topuyla gözlerini kör ediyor gibiyiz.
Tanrı bizden yana desenize.
Güneşin bizden yana olduğu kesin.
Öyle değil mi
[Müzik]
Vim?
Tanrım senin düşmanların yok
olsun. Seni
sevenlerse doğan bir güneş gibi
parlasınlar.
[Müzik]
O gece hiç top
atılmadı. Biz bütün
gece ilahiler
söyleyip dua ettik.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Umutla tanrıya sesimizi duyurmaya
çalışıyorduk. Ama tanrıya ulaşmaya
çalışan tek ses bizimki
değildi. Surların arkasından gelen ses
sanki bizimkinden daha yakındı
Tanrıya. Artık
içimde Kudüs kimin olacak sorusundan
önce Tanrı kimi duyacak sorusu vardı.
[Müzik]
Belki de Tanrı yalnızca secdeye eğilmek
istiyordu ve biz eğilmeyi
unutmuştuk.
[Müzik]
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber.
Allahu ekber. Ve
lillahilhamd.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber.
Allahu ekber ve lillahilham.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilah
illallah Allahu ekber.
Allahu ekber. Ve
lillahilhamd.
Allahu ekber.
Allahu ekber.
La ilahe
illallah
Allahu ekber
Allahu ekber ve lillahilhamdi.
Gece boyu onların duaları bizim
ilahilerimizi bastırdı ve tek bir top
atışı bile yapmadılar.
yerinizde arkaya
neredeler?
Kontugahın yerini değiştirmişler
ama bu imkansız.
[Müzik]
Hadi. Ordugah yoktu, mancınıklar yoktu.
Çadırlar, sancaklar hepsi
sönmüştü. Tek bir boru çalmadan, tek bir
meşale yanmadan ordumuz sessizce yer
değiştirdi. Ne at
kişnedi ne demir sürtündü.
Gece boyu düşmanların duydukları tek ses
tek bir
sesiydi ve bizi saklayıp örten de
[Müzik]
[Müzik]
oydu. Güneş biraz yükselince gölgemiz
surların diğer yakasına
düştü. Yer değiştiren sadece ordugah
değildi. Artık savaşın ağırlık noktası
da
değişmişti ve bunu onlar da çok iyi
biliyordu. Allah'ın
yardımıyla ordugahımızı düşmana
sezdirmeden daha uygun bir mevkiye
taşımaya muvaffak olduk.
E şimdi onlar düşünsün sultanım.
Akınları iyice sıklaştırın. Düşmanın
direnci tamamen kırılsın.
Buyuruk
[Müzik]
sultanım. Artık kararınızı bildirecek
misiniz
sultanım? Kudüs'ü geri
aldığımızda intikam için müsaade edecek
misiniz?
Görürüm ki hala aynı arzun
peşindesiniz. Bizim muradımız Baki. Aksi
bir karar verirseniz gün ağırdığında
bize bağlı birliklerde ordugatan
ayrılacağız. Kudüs zincirlerinden
kurtulacak. O zincirleri
kıramıyorsak eritmek için cehennemden
ateş taşıyacağız.
Siz o ateşi taşırken yanmaya hazır
mısınız? Hakkın merhametine sığındık. O
ateş bizi de yakacaksa
yaksın. Tek dileğimiz atalarımızın
çektiği ızdırab
çekmeleri. Dediğiniz gibi
olsun. Size intikam için öldüreceğiniz
ilk esirleri kendi ellerimle sunacağım.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
[Alkış]
Artık bitti B.
Tanrı Şı Kudüs'ün üzerinden
çekti. Bizler kaybettik.
[Müzik]
Senden son bir isteğim olacak.
Çalışma odasındaki
yazılarım. Onları benim için sakla.
Sen nereye gidiyorsun?
[Müzik]
et
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Ş
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Sultan Hazretlerinin Emir Tuman ve Melik
Izzetli'in talebi verdiği cevap hepimizi
çok şaşırttı ve derinden
sarstı. Fakat bu defa ikaza yahut
itiraza
girişmeden bunca zaman iyice öğrendiğim
bir hakikate
tutunuyorum. Sultan işleri sırlı
olur.
Görelim neyecek.
[Müzik]
Bizi
emretmişsiniz. Şehir düşmek üzere.
Verdiğimiz karar gereğince şehirde kim
varsa kılıçtan geçireceğiz.
Hazırlıklarınızı yaptınız mı? Ne
hazırlığı yapacakmışız?
Mescid-i
Aksya ceset kokuları içinden mi
gireceğim? Toplu mezar kazmak lazım.
Ayrıca salgın hastalıklar için bol
miktarda kireç lazım. Gereken neyse
yaparız. Ölüm şekli olarak neyi
düşündünüz? On binlerce insanı kılıçtan
geçirmeyeceğiz
herhalde. Daha kestirme bir yol bulmak
lazım. Sultan'ın bunları düşünmesine
gerek
yok. Onlar zamanında ne yaptıysa biz de
aynısını yapacağız. Peki o vakit
şimdiden başlayalım.
Karatekin geç geç. Geldik sultanım. Yürü
geç geç geç geç geç yürü geç. Şöyle geç.
Dur hele
şöyle. Sultanım emrettiğiniz gibi
çatışmadan sonra elimize geçen
esirleri sizin huzurunuza getirdik.
Kıymayın bizi. Bizim kimseye bir
zararımız yok. İzin verin hükmünüz
altında yaşayalım. Katiyen kim gütmeyiz.
[Müzik]
[Müzik]
Biz ne yaptık size? Bu mu Müslümanların
adaleti?
Cevabı bu kılıçla ver.
Hissettin.
Haydi. Oğlum Nurettin yanlış
hatırlamıyorsam bu delikanlıyla akran
olmalı. Öyle değil mi? Onu bu işe
karıştırma. Hemen
celallenme. Döndüğünde oğluna
anlatacağın bir hatıran olsun diye
söyledim.
[Müzik]
Nurettin adını aldığı büyük amcasının
minberi yerine konulmadan
önce Kudüs'te olanları belki de merak
eder diye düşündüm.
O vakit vazife sana düştü
Tuman. Haydi
çekinme. Fitnenin başını daha küçükken
ez.
Ve bunu yaparken de kıttık zamanı
Kudüs'te abin Emir Yaruki'nin Sultan
Nurettin'in
emriyle Müslüman Hristiyan fark
etmeksizin kapı kapı dolaşıp erzak
dağıttığını aklına getirme sakın.
Yoksa bu şevkini
kırabilir. Şimdi merhamet etmenin ne
yeri ne
[Müzik]
zamanı. Uzatmanın lüzmu
yok. Bırakın onları gitsinler.
Demek kıyımdan vazgeçtin.
[Müzik]
Tuman başından beri siz
haklıydınız. Biz adalet yerini bulsun
derken öfkemizin eseri
[Müzik]
olduk. Sen de aynı kanatte misin Melik
İzzettin?
[Müzik]
O vakit kulağımıza küpe
olsun. Yarattığı bütün kullara
istisnasız, merhamet ve şefkat gösteren
Rahman buyurdu ki, "Sizinle savaşanlarla
Allah yolunda siz de savaşın. Fakat
Allah'ın koyduğu kuralları çiğneyerek
haddi
aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları
sevmez. Götür onları Karatekin
karınlarını doyur. Güvenli bir yere
yerleştir. Buyruk
sultanımır. Haydi geç geç.
Yanlışta ısrar etmediğiniz için ikinize
de
müteşekkirim. Şimdi birliğinizin başına
dönün. Yarın Miraç günü. Dua edelim.
Selahaddin'e hayranlıkla
bakıyorum. O secde
ederken biz kılıç
çektik. O
affederken biz cezalandırdık.
27 Recep
583.
Cuma kuşatmanın 12. günü.
Bella'nın görüşme teklifinin yazılı
olduğu pusulayı okurken Sultan
Selahattin'in yüzünde ne zaferin gururu
vardı ne öfkenin
[Müzik]
izi. Seni dinliyorum Belin.
Bana şehri Sul üzerine teslim edersem
vakit geçti.
Askerlerim ve sancaktarlarım şehre
girdikten
sonra ne diye surh yapmayı, şehri teslim
etmeyi teklif
edersin? Sana teklifimi yinelemeyeceğimi
şayet şehre kılıçla
girersem sizin yaptığınızın aynısını
yapacağımı
söyledim. Bunu yapmayacağını ikimiz de
çok iyi biliyoruz.
Ama diyelim ki teklifimi kabul
etmedin ve bu söylediğin şekilde hareket
etmeye karar
verdin. Tanrıya yemin
olsun. Tüm kadın ve çocukları
öldürür. Tüm
mallarımızı size kalmasın diye ateşe
veririm. Şehirde esir alacak ne bir
erkek ne bir kadın
bulursun. Tüm evleri
yakarım. Tüm Müslüman esirleri tek tek
kendi elimle öldürürüm.
Kubbetül
Sahrayı, kıble mescidinizi yerle bir
[Müzik]
ederim. Beni
tehditle yola getireceğini
umarsın. Şöyle denin
istersin. Selahaddin Kudüs halkına
haçlıların yaptığının aynısını
yapacaktı. Lakin buna belli mani oldu.
Değil mi?
[Müzik]
[Müzik]
Şehre
girdiğinde halkımın can ve mal
güvenliğini sağlayacağına dair söz ver.
Bunu yapacağımdan şüphe duymayacak kadar
tanırsın
beni. Merhametimizden
nasiplenmeyecek. Sadece tapınak
şövalyeler olacak. Ben halkımı temsilen
buradayım. Bu sözü senden almak
zorundayım. Ayrım
gözetmeksizin Kudüs halkı benim tebamdır
belin. Onların canı, malı, namusu bana
emanet. Ve şunu söylemekte de yarar var.
Bunu sen istedin diye
yapmıyorum. Biz bu kutlu şehre öldürmek
için değil, yaşatmak için geldik.
[Müzik]
Eğer bir çocuk ağlarsa bu zafer bize
kefen
[Müzik]
olur.
Umarım bizim yapamadığımızı yapar.
Burada cennetin krallığını kurabilirsin.
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Müzik]
La ilahe
illallah bu.
Allahu ekber.
Allahu ekber. Ve
lillahilhamd.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber.
Allahu ekber. Ve
lillahilhamd.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber.
Allahu ekber ve lillahilhamd.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber. Allahu ekber. Verillah.
Kudüs'te kalan yahut gitmek isteyen
herkes Sultan Selahaddin Eyyubi'nin
memba İslam olan engin merhametinden
nasiplenecek.
Allah Kudüs'ün soldurulan bütün
çiçekleri bu merhamet yağmuruyla yeniden
yeşerecektir.
Allahu ekber.
Allahu ekber. La ilahe
illallah.
Allahu ekber. Allah minber zenginin
zafer Allah'ın.
Allahu ekber.
Allahu ekber.
La ilahe
illallahu
Allahu ekber
Allahu ekber ve lillahilhamd.
[Müzik]
Bir düş gördü. Azim ve
gayretle herkese ve her şeye rağmen
yürüyerek o düşü
yonttu.
Yonttu ve işte nihayet gerçek oldu. Bu
zafer gözyaşlarıyla süslü secdelerin
getirdiği bir zaferdi ve ümmetin
çocukları bunu daima hatırlamalıydı.
Zafere giden yol hakka secdeden ve
birlik olmaktan
geçiyordu. İşte ümmet bir
olunca Kudüs hür
oldu. O gün hepimizin kalbinde yine aynı
söz, aynı hakikat
çınladı. Ezelden ebede
kadar Kudüs bizim.
Biz Kudüs'ü
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
la
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
ale
[Müzik]
[Alkış]
e la
la yho
[Müzik]
e
[Müzik]
[Müzik]
[Müzik]
Ş
[Müzik]
[Müzik]
Ah
Bizden hikayeler, bizden tatlarla
sarıyer kola. L
Full transcript without timestamps
[Müzik] Bizden hikayeler, bizden tatlarla sarıyer kola. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] oho [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] Sultanım [Müzik] Bu ne? Fazıl? Vazifemden azımı istedi. Kaldır başını. Gözlerime bakarak söyle. Ben ben sizi yarı yolda bıraktım sultanım. Sizin vekiliniz olmak büyük bir şeref. Lakin ben buna layık olmadığımı düşünerek vazifeden azlim istiyorum. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Bu senin talebinle olacak bir iş değil. Bu vazifeyi sana kim verdiyse o geri almadıkça yerinden kıpırdayamazsın. Gidecek daha çok yolumuz var. Hakikatleri görmek biraz vakit alır. Hakikat ehli olmanın zorluğu da orada değil mi Sultanım? Ben o hakikati göremeyenlerden oldum. Kalbinin temizliğinden zerre şüphe duymadım. Duymam da aynı dava üzerindeydik lakin ayrı fikirlerdeydik. Hamdolsun yeniden birleştik. Daha yolumuz uzun. Sultan sağ olun. Var olun. Haydi divan bizi bekler. [Müzik] [Alkış] Bu altınların üzerinde Müslümanların kanı var. Yani sizlerin hakkı olan sıcak saraylarda oturarak değil kılıcımla aldım. Kılıcımla tanzla aldım. Artık o Selahatdin'den korkmanıza gerek yok. Çok yaşa çomşatıyor. Çok yaşa çalıyor. Çok yaşa çomatiliyor. Çok yaşa çomatiliyor. Çok yaşa şövalye çatıyor. Çok yaşa şövalye çatiliyor. Çok yaşa şövalye çatiliyor. Çok yaşa şövalye çatıyor. Çok yaşa. İşte gerçek güç bu. Henok. Halk artık arkamızda. Çok yaşallesi. Majesteler herhalde beni çok özledi ha. Majesteler sizi bekliyor. O zaman kralı [Müzik] bekletmeyelim. Unutmayın ben Rönny Deadon. Burada olduğum sürece evlerinizde çok rahat uyuyacaksınız. [Müzik] Tanrı Kudüsle, Tanrı Kudüs'le Tanrı Kudüs'le Darı Kudüs'le darrı Kudüs'le darrı Kudüs'le darrı Kudüs'e. Darı Kudüs'e. Darı Kudüs'e. Darı Kudüse. Darı Kude. Ne yapıp ne edip kral gayın ordusunu dışarıya çekmek zorundayız. Kerek bozgunundan sonra buna cesaret etmeleri imkansız gibi sultanım. Biz İslam birliğini kurarak asıl imkansızı [Müzik] başardık. Kudüs'ü ele geçirdiklerinden itibaren düşmanın en korktuğu şey Müslümanların birlik olması. Düşman tertibini bizim gücümüze göre yapacak. Eğer kendimizi haçlılara karşı zayıf gösterirsek bu onların iştahını kapartacak. Bizi güçsüz zannedip üzerimize gelip yok etmek isteyecekler. Bundan adım gibi eminim. Bu tertibe göre aramızdaki birlikten haberdar olmamaları lazım. Ha tamam öyle. Musul'un, Halep'in ve dahi civar beylerinin benden yüz çevirdiğine onları ikna edeceğiz. Nasıl olacak bu? Kerek ve Ibelind'deki tehlike şimdilik geçti. Oradaki askerimizin büyük kısmını Şam'a çekerek takviyeye ihtiyaç duyduğumuzun intibasını vereceğiz. Biz de üzerimize düşen neyse yapmaya hazırız. Fakat fakat vakit saat gelip de Kudüs'e girdiğimiz vakit onlar girdiğinde nasıl tek bir Müslümanı bile canlı bırakmadılarsa biz de aynını yapmak isteriz. Doğru mu işittim? Duman Kudüs'e girip oluk oluk kanla akıtmak istersiniz. Cesetler kanlar içinde sokaklarda mı yüzsün? Ben de emir tuman gibi düşünürüm. Kısas gerek. Hiçbiri merhamet hak etmiyor. Hem yağma hem de kısas için ellere müsaade vermeniz gerek. Ya vermezsem. O vakit bunun konuşulacağı vakit bu vakit değil. Birlik için şükrederken yeni bir ayrılığa gerek yok. Meseleye dönecek olursak, Haçlıları meydan savaşına çekmeyi başarırsak zafer bizim olacak Allah'ın izniyle. Bak bak şiir şiir gibi tertip. Yine sultanım şiir gibi tertip yaptı. Son tertip kadı yaz bunun divanına son tertipte. Her şeyden evvel mesaisi var Fazılın. Kudüs'e şehri savaşsız teslim etmeye davet mektubu göndereceğiz. Her şey teammüllere uygun olsun ki şüphe çekmesin. Emredersiniz sultanım. Açıkça bana ve emirlerime karşı geldin. Bunun cezasının ne olduğu belli. Biliyorum majesteleri. Buyurun alın kellemi. Alacağım. Hem de Kudüs halkının gözünün önünde. Efendim bu çok iyi bir fikir olmayabilir. Yüce kralımın halkı Kudüs'ü sadece benim koruyabileceğime inanıyor. Kendini kurtarmak için daha iyi yalanlara ihtiyacım var. İşte biricik yaveriniz Leo sözlerimin şahidir. Değil mi? Konuşsalar. Majesteleri meydana toplanan büyük bir kalabalık. Şövalye şatyonu büyük bir coşkuyla karşıladı. Bu durumda majesteleri beni öldürmek. Hatta bunu halkın gözü önünde yapmak çok işinize gelmeyecek diye düşünüyorum. Zira halkın size olan güveni ortada. Bir de onları iyice kızdıracak olursanız. A efendim bir de sizlerin o çok kıymetli ordunuzun çok kıymetli komutanları beni tebrik etmek için sıraya girdiler. Size bir sır vereyim mi majesteleri? Askeriniz bu barış oyunundan çok sıkılmış durumda ve siz de bilirsiniz ki sıkılmış bir askerin kılıcını nereye çevireceğini tahmin edemeyiz. Ama tabii ki majesteleri. Buyurun durmayın. Alın kellemi. Canım Kudüs'e fedadır. Sen ne aşağılık bir adamsın. Sen kim oluyorsun da babamın, kardeşimin nice bedeller ödediği bu barışı bozmaya cesaret edebiliyorsun? Kraliçem. Sizinle yalnız konuşmak istiyorum. [Müzik] [Müzik] Abi nereden bdim burada olduğumu? Canımız, kanımız, halimiz birken kardeşimi başkasına soracak değilim. Bu içimdeki yangın nasıl geçecek abi? Söylesene. Geçmeyecek. Hiç mi? Bazı yangınlar söndürülmez, taşınır. Sen o yangında yaşayacaksın. Her savaşa onunla gireceksin. Sabah uyandığında onunla kalkacaksın. Ama her şeye rağmen ayakta kalacaksın. Bizi savaşta diri tutan bu dinmeyen yangınlar değil midir böyle? Unutma o ateşe yol göstermeyi bilmeyen biri kendini yakar. Yalma değil yakma vaktidir dersin. Öyle mi? Öyle. [Müzik] Ben yarimi yitirdim. Gayrı tam değilim. Kalan ne varsa onunla yürü. Bazı eksikler insana yol olur bölü. Ve unutma biz Kudüs'e sadece kılıçlarımızla yürümeyeceğiz. Acımızla, hasretimizle yürüyeceğiz oraya. Belki de tam da bu yüzden Kudüs'ü alacağız inşallah. Sana bir ateş verildi. Börü o ateşle neyi yakacağını sen seçeceksin. [Alkış] [Müzik] Demek sultanınız şehri teslim etmemizi istiyor. Ve tek istediği şey Kudüs değil. Kudretli sultanımız Selahattin Eyyubi şehri barışı bozan Rönü de Şatilon'un kellesiyle birlikte teslim etmenizi istiyor. Sıradan bir elçiyi değil de seni gönderdiğine göre kararı kesin. Evet. Bu müzakereye açık bir teklif değildir. Bu kati bir hükümdür. Ve bilin ki bu size son çağrıdır. Sultan söyle. Kudüs'ü kendi ellerimize teslim etmemiz söz konusu bile değil. Bu hadisenin maddi karşılığı neyse onu ödemeye hazırız. Ancak illa da istediği savaşsa istediğini alacak. Fidye söz konusu dahi değildir. Tek şartımız Kudüs'te adalettir. Bu adalet de ancak Ulu Sultan Selahaddin Eyyübi'nin gölgesinde tecelli edecek. Ben var oldukça Selahatdin'in görgesi Kudüs'ün üzerindeki tek bir taşın üstüne dahi düşmeyecek. Şimdi git sultanına söyle. Kudüs'ü de şatilyonu da teslim etmeyeceğim. O halde üzerinize çökecek gazabı bekleyin. Eee izin verirseniz cevabınıza çok küçük bir ek yapmak isterim. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Bir elçinin kanını üstelik kralın önüne nasıl dökersin? Ne yaptığını sanıyorsun sen? Majesteleri ben sadece Selahattin'e gereken cevabı verdim. [Müzik] Seni aşağı. Sen hiç akırlamayacak mısın? Sen varken Kudüs'ün başka belaya ihtiyacı yok. Anladın mı? Belli bırak onu. Zaten olan oldu. Bu mektup açıktan bir savaş ilanı. Geri dönüş yok artık. Kralı duydun. [Müzik] Şilyon. Elçiyi sen öldürdüğüne göre Selahattin'e cevabım da sen ileteceksin. Elçinin ölüsüyle birlikte. Beni böyle mi cezalandırıyorsunuz? Düşmanın ayağına [Alkış] göndererek. Mektup Kudüs'te nasıl yankı bulur sultanım? teklifimizi kabul etmeyecekler. Bu aşikar. Ancak Eyyubiler olarak bir başımıza kalsak da üzerlerine yürüyeceğimizden vazgeçmeyeceğimizi anlasınlar. Kafi sultanım emrettiğiniz üzere Ibelin ve Kerekteki askerlerimizin büyük çoğunu tahliye ettik. Güzel. Bu haberin onlara ulaşması çok uzun sürmez ama bu onları bizim sayımızın az olduğuna ikna eder mi bilmem. Hele bir Halil sağ salim dönsün de adım adım [Müzik] ilerleyeceğiz. Düşmana istediğimiz intibayı verebilirsek tertibimiz kusursuz işleyecek. Peki Emir Tuman ve İzzetli'nin talebi sultanım onlara ne diyeceksiniz? Haçlılar Kudüs'ü yağmalayalı kaç sene oldu? Hala zalimlikleri anlatılır. Emir Tuman ve İzzettin nasıl bir nam bırakmak istediğimizi idrak edememiş. Bunu onlara anlatmanın bir yolunu bulacağım inşallah. İnşallah. Ben o çobanın ayağına elçisinin leşiyle değil sadece kudretli bir orduyla giderim. Emrimi duydun. Öldürdüğün elçeyi de alıp Şama'a gideceksin. Majesteleri beni daha fazla zorlamayın. Kral hazretleri izin verirseniz Şam'a ben gideyim. Hayır. Kendini böyle bir tehlikeye atamazsın. Ne olursa olsun onlar elçileri öldürmezler. Ben seni neden Şom'a göndereyim? Halep ve Musul cephesi'in Selahaddin'den yana olmadığına dair istihbaratlar var. Barışın bozulması bizi zora soktu. Evet. Ama gelen haberler doğruysa hamle üstünlüğü bizde demektir. Şam'da olup biteni bizzat öğrenmek istiyorsun. Doğru mu anladım? [Müzik] Zemrt beni emretmişsiniz. Gel Zrüt. [Müzik] Bu kubbetus Sahran'ın tepesine kondurulacak alem için gerekli malzemeler. Sultanımız bu şekilde hazırlanmasını istiyor. Emredersiniz. Bu da diğer alem ama gemi şeklinde. Affınıza sığınarak neden böyle bir şey hazırlattığınızı sorabilir miyim? Sultanımız istedi. Bunu da bir kupbeye konduracak elbette. Lakin nereye bilmiyorum. Ben bunu derhal içtekilere ileteyim [Müzik] [Alkış] müsaadenizle. Sultanım, sultanım. Ül nedir bu hal? Yapmadıkları bir bu kalmıştı. Halil Halil'i şehit etmişler. [Müzik] Sultan nasıl elçeyi nasıl öldürürler? Surlu vilim naşını getirmiş. Huzura çıkmak ister sultanım. [Müzik] Şilyon yeni bir saçmalık yaptıysa kendine sakla Leo. Şu anda kaldıracak durumda değilim. Bu kez haberler güzel majesteleri, Papa'ya bağlı birlikler. Yeni Tapınak üstadı önderliğinde şehre giriş yaptı. Nihayet işte beklediğim haber. [Müzik] [Müzik] Oh [Müzik] Allah aşkına abi elçi öldürmek ne [Müzik] demek? Sakın ha bunun intikamını da sonraya bırakacağım deme bana. Müsaade et. Bunun kellesini mızrağın ucunda om elin kuralına göndereyim. Böü bey doğru der sultanım. Bu şeytanla bizi alay etmek için göndermişler. Belli hüküm vermekte aceleci davranmayın. Sana söz hakkı verilmeden konuşma. Ayağa [Müzik] kalk. Kral gay. Baş yaveremi katledip buraya elçi göndermeye nasıl suret etti? Öfkenizi anlıyorum. Fakat bu cinayet Kudüs kralının emriyle gerçekleşmedi. Sultan Hazretleri fail Şatilyon. Hele kızıl sırtlan bir de utanmadan itiraf eder. Elçiler her şartta dokunulmazdırlar. Fakat kralın huzurunda bir cinnet yaşandı. Kimse müdahale etme fırsatı bulamadı. İnanın çok üzgünüm ve burada bulunma sebebim bu. Sen buraya daha huzurundaki elçeği bile koruyamayan o aciz kralına af dilemeye mi geldin? Majesteleri özürlerini iletiyor. Kervan baskınında derdimizi anlatamadık. Aramızı bozan düşman yine sahnede. Ama buna rağmen aklımızı, vicdanımızı koruyabiliriz. Barış için hala geç değil. Senin kralın sözünde samimi olsaydı başverenimin naşının yanında o hainin cesedi de olurdu. İnanın kral gaybuna yeltendi. Fakat mümkün olmadı. Şatilyonu saf dışı bırakmanın tek yolu kaybettiğimiz barışı İsa Mesih gibi diriltmekten geçiyor. Eğer bunu başarabilirsek onun sefil başını bizzat ellerimle ben size getireceğim. Bundan emin olabilirsiniz. Buna gerek kalmayacak. Çünkü Kudüs'e girdiğimde hak edene hak ettiği cezayı kendi ellerimle vereceğim. Sultan Hazretleri, gerçekçi olalım. Bu kuşatma sizi de zora sokacak. Sen bunu neye dayanarak söylersin? Manzara gayet açık değil mi? O çok arzu ettiğiniz İslam birliği kurulamadı. Musul, Halep size tabi değil. Bu vaziyette başı bozukların terki ordumuzun zaferine mani olamaz. Orasını Tanrı bilir. Fakat böyle bir kuşatmanın aylarca hatta yıllarca sürebileceğini göz önünde bulundurmanız gerek. Sen aklın sıra bana göz dağı mı verirsin? Asla gerçekleri dile getiriyorum. Eğer Kudüs'e yürüme konusunda ısrar ederseniz bu kör dövüşü sürüp gidecek. İki tarafta evlatlarını kaybedecek. Olan Kudüs'e ve barışa [Müzik] olacak. Barış mevsimi bitti. Siz krallığınızın yasını tutun artık. Kudüs'e girmek için diğer Müslümanların yardımını umuyor değilim. Gerekirse yalın kılıç girerim. Yine de Kudüs'ü zalimlerin eline bırakmam. Sultan Hazretleri şimdi git o haysiyet yoksunun kralına söyle. Tahtının tadını çıkarsın. Yakında onun devrini bitireceğim. [Müzik] gel [Müzik] Nihayet bitti demek. Şam'daki en mahir ustanın emeği. Ben de başından sona her teferruatıyla ilgilendim. Nasıl? Beğendin mi? Har kulade olmuş. Elinize sağlık. Artık anlatacak mısın geminin hikmetini? İmam Şafii Hazretlerinin elini hep üzerimde hissetmişimdir. İstedim ki bu gemiği onun türbesinin üstüne alem olarak koydurayım. Herkes görsün ve bilsin ki bu geminin altında bir ilim unvanı yatıyor. Sefer için yola çıkmadan niyazım olsun. Beni de vesile kıldın. Teşekkür ederim. Senin elinin değdiği her şey güzelleşir. Tez haber ver. Gemi Kahire'ye doğru yola çıksın. Kardeşim Adil tarafından türbenin üzerine yerleştirildi. Hilal'in biraz daha işi var. Ona da müsaade edersen Feth'in gerçekleşmesiyle Kudüs'e bizzat ben getirmek isterim. Yolumuzu birleştiren şarkımızdı. Yakında vuslatımız Kudüs'le yeniden can bulacak inşallah. Seni Zeytindan Mescid-i Aksaya atını sürerken gördüğümde rüyamız hakikat olacak. Selahattin seni orada bekliyor olacağım. Gözümün [Müzik] nuru. Beklediğimiz üzre Selahattin saldırıya geçme konusunda kararlı. [Müzik] Pekiye ordusunun durumu Müslümanlardan aradığı desteği bulabilmiş mi? Aldığım duyumlar ve Şam'da gördüklerim Selahaddin'in yalnız olduğunu gösteriyor. Musul ve Halep emirleri açıkça Selahaddin için savaşmayacaklarını duyurmuşlar ki Selahaddin'in kendisi de bunu doğrular nitelikte konuştu. Görüyorsunuz ya majesteleri. Korkunuz boşuna. Selahattin artık yarım yamalak bir sürünün çobanı ve bizlerse onun karşısında kana susamış kalabalık bir kaplan sürüsüyüz. Zafer kaçınılmaz. Bakın bunu defalarca kez deneyimledik. Karşımızda Selahattin varken atacağımız her adımı çok dikkatli atmamız gerekiyor. Kudüs artık bizim için savunulacak son toprak parçası. Gidecek başka bir yerimiz yok. Belian haklı. Kudüs bizim için son durak. İyice düşünmeli. Öyle karar vermeliyiz. Yüce kralım Selahattin düşmek üzere. Onu Kudüs'e varmadan arazide karşılayacağım ve nihai zaferle döneceğim Kudüs'e. Kere'yi, İbelini'i hatırlatırım Şatilyon. Selahatdin ne kadar öfkeli olursa olsun yine aklıyla hareket edecektir. Ben de kılıcımla belli ve görüyorum ki bu şanlı vazife bana ve adamlarıma düşüyor. Majesteleri bu vazife için sizden değil ancak tanrıdan izin alırım ve onun zaferi müjdelediğini duyuyorum. Zaferin müjdesi hepimizin kulaklarında çınlıyor. Roma'dan gelen birlikler de dahil olmak üzere tüm ordu da herhal hazırlansın. Majesteleri. Bunun yerine durumdan emin olmak adına bir öncü birlik yeter. Bu iş artık nihai olarak tek seferde bitecek. Selahattin ordusu da yok olacaklar ve ben o kutsal zeferin komutanı olarak ordunun başında bizzat bulunacağım. Ordunuzu ölüme götürüyorsunuz. Sultanım, beklediğiniz gibi Haçlı ordusu neredeyse tüm kuvvetiyle Kudüs'ten çıkış yaptı. Maksat hasıl oldu. Düşman bizi açık arazide karşılayıp sözde zayıflığımızdan faydalanmak niyetinde. Suya doğru geldiklerinde ise karşılarında ateşten bir ordu bulacaklar. Gökbörü ve börünün vazifesi mühim. Düşmanı sürüyüp ayağımıza kadar getirecek olan onlar. Kazamız mübarek olsun. Amin. Amin. Majesteleri, orduyu kaleden çıkararak çok doğru bir karar verdiniz. Kudüs tarihinin gördüğü en büyük ordu bu Ataton. Ana orduyla buluşmamıza az kaldı. Efendim arazinin su kaynakları biraz ileride. Su takviyesi için durmamız uygun olacaktır. Peki öyle yapın. Ajesteleri, Selahatdin'in kardeşi Börü ve yakın komutsanlardan Gök Börü yanlarında az sayıda askerle su kaynağını çevirmişler. He işte bu. Kaplanların ilk havı önlerine düştü bile. Selahaddin'den önce kardeşini parçalayalım. Majesteleri beklediğimiz gibi suların etrafını sararak yıpratmaya çalışacaklar. Büyük orduyu derhal o yöne doğru çeken ok. Emredersiniz efendim. Yürü bizi Selahatdin'e götürecek. [Müzik] [Müzik] Şehirden çıkarak çok büyük bir hata yaptılar. Bu da yetmezmiş gibi. Ordunun neredeyse tamamını surların dışına belirsizliklerle dolu bir araziye sürdüler. Kral kararını verdi. Artık sonrasını düşünmek zorundayız. Kalan askerlerin durumu ne Markus? Kral gay neredeyse ordunun tamamını aldı. Geriye kalanlar ise eli kılıç tuttan tutmayan herkesi istiyorum. Emredersiniz kontum. Nasıl olacak? Her ihtimal düşünmeliyiz. Babanız Kral Amadri'in söylediği gibi bu şehri Azizler değil Kudüslüler koruyacak. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Abi büyük orduyla birleştiler. Bu tarafa gelirler. [Müzik] Gelsinler. Hele gelsinler. Gelsinler. Geldiklerinde Melik İzzettin'i, Emir Tuman'ı ve diğer emirleri yalımızda birlik halinde gördüklerinde felekleri şaşacak. [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] Bu da neyin nesi böyle? [Müzik] Hani bu Müslümanlar Selahatdin'den yüz çevirmişlerdi? Hani birliği sağlayamamışlardı? Demek ki Volum fena kandırılmış majesteleri. Sayıcı hala üstünüz. Ne olursa olsun zafer bizim majesteleri. Çünkü Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. istiyor. Tanrım böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. [Müzik] Ey Şam'dan, Irak'tan, Halep'ten, Musul'dan, Kahire'den, Fas'tan, Tilimsan'dan, Hicaz'dan, Harran'dan, Amit'ten, Urfa'dan, Yemen'den gelen yiğitler Şark'tan yahut Gart'tan, Şimal'den yahut Canup'tan, milleti dili ayrı olsa da dini bir olan ümmet Ümmetin evlatları bugün bu ovada ümmetin suskun çağları yan yana duruyor. Bugün buraya toprak kazanmak için değil ezan sesini kesip çan seslerinin yükseldiği bu kutlu şehri Kudüs'ü yeniden tevhidin sancağı altına almak için savaşacağız. Ey kardeşlerim, hepimizin secdesi aynı kıbleye, hepimizin gözyaşı aynı toprağa. Ve şimdi kılıçlarımız aynı düşmana yöneldi. Kalplerinizde ayrılık varsa şimdi bırakın. Çünkü Kudüs bir kişinin değil, bir kavmin değil, bir mezhebin değil, tüm ümmetin yüzüdür. Şimdi yüzümüzü yerden kaldırma vakti. Şimdi aynı secdede buluşmak için yürüyün. Kudüs'e doğru yürüyün. Kalbiniz kılıcınızdan keskin olsun. Kalbi Kudüs aşkıyla atan aşıklar. Allah'ın adıyla yürüyün. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu ekber. [Alkış] Ah. Ah! Ah! Ah! [Müzik] [Müzik] [Müzik] hazırlıklarını yap. Gidiyoruz. Nereye gidiyoruz efendim? Evimize. Kudüs. Ne yaparsam yapayım benim evim olmadı. Şimdi de açmış kollarını Selahatdin'i bekliyor. Görmüyor musun? Bitti artık. Bitti. [Müzik] Ah. [Müzik] Neo sen muhafız birliğimle burada kal. Ben meydandan uzaklaşacağım. Ama efendim askerlerinizi terk ederseniz kralları giderse sana fikrini soran olmadı. Der dediğimi yap. Meydanda kalıp savaşmaya devam edin. Kendi canını kurtarmak için askerin düşmana yemeden bir kral uğrunda öleceğiz. Lanet olsun. Hazırlanın. Gidiyoruz. Hücum, hücum, hücum. Kralçı beşini düşelim. Haydi kral. [Alkış] [Müzik] [Alkış] Allahu ekber. lay [Müzik] [Müzik] [Müzik] Come Ah. [Müzik] [Müzik] Ah. [Müzik] [Müzik] B Allah'a emir olsun ki yenileceksiniz. Soylu öfkemizin ateşi sizi [Müzik] yakacak. Beğendileceksiniz. [Müzik] Ah. Ah. e [Alkış] He [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] O gün seni idam etmeliydim. Barışı bozmanın bedelini ödeseydin bu halde olmayacaktık. Tahta oturan sendin gay. Tacı takandı atsaydın. Gerçi tabii. Urgan sana fazla gelirsen işini bir yastıkla çözersin. Bilmiyorum sanma. Biz seninle birbirimize çok benziyoruz. Daha iyi ama aramızdaki tek fark [Müzik] cesaret. Benim damağım kurudu. Bana bir bardak su [Müzik] ver. Okçu bana bir bardak su ver. Müslümanların adetidir. Yalnızca canlı bağışlayacakları esirlere su verirler. Yani o zaman Selahattin'den başka kimse bize su vermeyecek. İşte kral dediğin böyle [Müzik] [Müzik] olur. [Müzik] Kardeşım Can [Müzik] yoldaş eli kurdumuzdan ama bir nusludan yeydin [Müzik] bize artık [Müzik] bizi bu usul da dilemekten gayri yol Ekber. Bizim yoldaşlığımız sade dünyalık değildi. Ahirette kavuşacağız inşallah. [Müzik] [Müzik] Musa'yı Harun İsa'yı Yahya ile destekleyen Allah'a yemin olsun ki Selahaddin Eyyubi yalnız [Müzik] değildir. Ben Necmettin Eyyüpoğlu Börü sözünü tuttum yine yalnız koymadın abini. Allah'ım sen şahitsin. O adam benim önümde yürümedi. Ardımda da durmadı. Hep yanımdaydı. Her kararda, her yolculukta, her [Müzik] [Müzik] sessizlikte Allah'ım sen şehadetlerini kabul eyle. Allah'ım burada gömdüklerimizin hürmetine bundan sonra ahiret yurduna göçenlerimizi Kudüs'e gömmeyi nasip eyle ya [Müzik] Rabb sultanım o sırtlanın kanını döküp kalplerimizi soğutun ahdinizi yerine getirme vaktidir. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Kavuşacağız kardeşim. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] Sizler kanla yıkanmış taçların, yalan yeminlerin çocuklarısınız. [Müzik] Her seferinde Tanrı böyle istiyor diyerek her yeri kana buladınız. Peygamberler şehri olan Kudüs'ü şerrinizle berbat ettiniz. Sırf İslam'ı aşağılamak için Mescid-i Aksay'yı ahıra çevirdiniz. Kahire'de, Şam'da, Halep'te, Musul'da fitne yayarak kardeşi kardeşi kırdırdınız. Defalarca sadece benim değil, yanımdaki yiğitlerin canına kastettiniz. Siz Müslüman halkı katlettiniz ve nihayet hac kervanına saldırıp ibadet yolunda olan insanların canına kıydınız. [Müzik] Tüm yaptıklarımız için, özellikle de son söyledikleriniz için merhametine sığınırız Sultan Selahattin. Size şimdi dilendiğiniz merhametin gölgesinde sığınma fırsatı da sundum. Lakin siz Elçid'ye gönderdiğim yaverimin [Müzik] ölüsünü getirdiniz [Müzik] bana. Artık vakit tamam. İşte İslam'ın ordusu. İşte esir olan siz. [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] suyun Sana verdim. Ona değil. Ama sen Resulullah'a dil uzatan, masumların canını alan soysuz. Sen insan bile olmayan katli vacip necis bir şeysin. Sen değil bir yudum suyu bir nefese bile hak etmiyorsun. Benim bir yeminim var. Bu yeminimi asla bozmam. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Hasbel kadar kral olmasaydın senin de akıbetin bu soysuzluğu aynı olacaktı. Bana ne yapacaksın? [Müzik] Neden bu kadar uzadı? Şimdiye kadar bir haber gelmesi gerekiyordu. Ne zaman geleceğinden çok nasıl bir haber geleceği önemli. Kraliçem ben zafer müjdesi geleceğinden eminim. [Müzik] Yerinde olsam buna o kadar emin [Müzik] olmazdım. Efendim şehrin tüm kapılarını kapatın. Geliyorlar ya. Hayır bu kadar kalabalık bir orduyla yenilmiş olamayız. Onlar daha kalabalıktı. Musul ve Halep birlikleri de katıldı. Kral esir düştü. Şatilyon öldü. Her şey bitti artık. Markus askerleri hazırla. Emredersiniz kontu. Bizans ordusu hala bizimle. Ne olursa olsun bu şehri savunacağız. [Müzik] Savaş meydanından kaçıp terk ettiğin askerleri özlemişsindir diye düşündüm. Kendi askerlerini terk eden bir komutana ceza kesilecekse bu hak yine o askerindir. Götürün. [Müzik] Majesteleri sizi aramızda görmek ne büyük [Alkış] şeref. Gördüğümüz kadarıyla kendi askerlerinizi yem olarak kullanmanızda bir işe yaramamış. [Müzik] Ne olursa olsun karşınızda Kudüs kralı olduğunu hatırlatırım. Ben karşımda bir kral değil, yalnızca can korkusuyla savaş meydanında askerlerini terk eden bir korkak görüyorum. [Müzik] Bir asır evvel tanrının krallığını kurmak üzre yola çıktık. Belki de buna cürret etmeden önce tanrıya yakın olmaya çabalamalıydık. İtiraf etmem gerekir ki arkamızda derin acılar bıraktık. Tanrı da intikamını bizi Hıdinde yalnız bırakarak aldı. Selahaddin ve ordusu henüz Kudüs önlerine gelmiş değil. Bu sessiz bekleyiş öyle çıldırtıcı ki bizi savaşmadan tüketecek. Müslüman ordusu kapımıza dayandığında tanrının aramızdaki asilere rağmen yanımızda olacağını ummaktan başka çaremiz kalmadı. Çok şükür ki Kudüs'ün hala sadık koruyucuları var. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] sence ne zaman harekete geçecekler? Henüz bir işaret yok ama çok uzayacağını sanmam. Bak Sibilde, sen artık bir kraliçesin. Herkesin gözü senin üzerinde. Daima dik dur. Bir inancını koru. Halkın cesaret alacağı bir tek sen kaldı. [Müzik] Ja. Elif bir şey mi gördü? La ilahe illallah Muhammedur resulullah. Geldiler billah. Selahaddin'in ordusu kapımıza dayandı. Ce sen kudusu koru. Kuşatma başlayamaz araya girmelisin. Hadi [Müzik] hadi komum. Herkes dikkatli olsun Marcus. Bu bir işaret olabilir. Emredersiniz. İşte koşluyor. Sen ben de gel. Hadi acele et acele et. Geldiler. Çile yolunun yürüme sırası bizde artık. Ah. [Müzik] Ah. Ah. Herkes sığınakları. atman lazım. Hadi [Müzik] Hicri 583. Recep ayının 16. Kuşatmanın ikinci günü. Allah'ın lütfu ve inayetiyle sultanımız Ebul Muzaffer el Melikün Nasır Selahaddin Eyyubi Kudüs surlarına erişti. [Müzik] Şehirde kalan savaşçıların sayısı tahmin edildi. Mevkileri kaydedildi. Mancınıklar surların en zayıf hatlarına ehil ellerle [Müzik] yerleştirildi. Lahcılar taşın altında gizlenen korkuları arar gibi sur diplerinde sessizçe çalışıyor. Ve sultanımız sanki savaş meydanında değil, bir duanın içinde yürür gibi ilerliyor. Kadı Fazıl, buyur sultanımız herkesi otağı bekler. Öyle mi? Emirbaş üzre. Geliyorum. Sultanım, mancınık atışlarıyla surları epey bir ırpaladık. Lakin kesin sonuç almak için daha fazla atış yapmak gerekir. Lağım kazımında son durum ne? Sur direklerine doğru ilerliyoruz. Hizaya varınca Neft ile yığınak yapıp inflak için sizden emir bekleyeceğiz. Sultan masumların canına zeval gelmemesi için önce Bellan'ı müzakereye davet edeceğim. Dilerim şehir daha fazla yara almadan hall olur. Ben derhal bir pusula hazırlayıp gereğini yapacağım. Sultanım, bir şey daha var sultanım. Söyle Gökbü. Güneş sultanım gözümüze bıçak gibi saplanır. Yanlış yere mi memsilendik? Bunu mu söylersin? Yok sultanım. Biz buyurduğunuz gibi surların en zayıf olduğu yerlere hesap ederek kurduk orgaha. Güneşin bu yönde geleceği de malumdu. Fakat bu kadar sıkıntı yaşatacağını tahmin edemedik. Bir hal çaresine bakılır elbet. Sultan Hazretleri, bizim talebimize bir hal çaresi düşündünüz mü? Bu konudaki ısrarınızı aklım almaz. Daha evvel söylediğim gibi bu konuyu daha sonra konuşacağız. İyi düşünün Sultan Hazretleri. Zira kısasa mani olursanız sana daha sonra dedim. [Müzik] Selahattin beni görüşmeye çağırıyor. Bunu yapmak zorunda değilsin. Belli ben Kudüs muhafızıyım. Bunu yapmak benim vazifem. Selahaddin'in ne isteyeceği belli. Sen ne cevap vereceksin? [Müzik] [Müzik] Sultanım sizce Bellin teslimi yanaşacak mı? Bell eski Bellin değil. Lakin serin kanlı düşünüp tartar. Hırsının ve inadının kurbanı olmazsa olmayacak bir iş için masum insanların canını tehlike atmaz. [Müzik] Seni dinliyorum Sultan Selat. Sana Kudüs'ü senden alacağımı söylemiştim. Hatırladın mı? Ben de Kudüs'ten asla vazgeçmeyeceğimi söylemiştim. Şehir hala ayakta. Lakin surların ardındaki halk günden güne çöküyor belin. Hıttın ile ordunun büyük bir kısmını kaybettiniz. Şehri savunmanız imkansız. Ne yapmamı istiyorsun? Kudüs'ün kapılarını sana ardına kadar açıp yoluna gül suları dökmem mi? Seni buraya, şehrin içinde kalan masum halkın ve bu mukaddes şehre zarar görmesini istemediğimi söylemek için çağırdım. Kaybedeceğini bile bile insanları boş bir hayalin peşinden sürükleyip ziyan etme. Şehri bana sulh içinde teslim et. Ben hem sana hem de halkına eman vereyim. Selahattin, şehirde 3.000 Müslüman esirin olduğunu sen de benim kadar iyi biliyorsun. Belki de bu merhamet gösterin, bu savaşsız teslim şartın benim halkım için değil de sadece kendin gibi olanlar içindir. Bizi hala kendinizle karıştırırsınız. Ayrıca şehirde Müslüman esir sayısından da bir habersin. 3.000 değil ne yazık ki çok daha fazla. Ama onlar hürriyete ne kadar yakınsa sen de bu inadından vazgeçmediğin sürece esarete o kadar yakınsın. Teklifimi yinelemeyeceğim Ben. Şayet şehri sur içinde teslim etmezsen ve ben orayı kılıcımla alırsam 88 yıl evvel sizin yaptığınızın aynısını yaparım. Şehre öyle girerim. Bunu ister miydin Ban? Benden istediğini bir de tersten düşün. Şartlar farklı şekilde gelişseydi. Şu an Şam'da olsaydık ve ben senden şehri savaşmadan teslim etmeni isteseydim. Cevabın ne olurdu? Şehir karşında Sultan Selahattin. Bütün gücünle gel. Ama şunu iyi bil. Kudüs eli kılıç tutan tutmayan her bir ferdiyle şehrini savunacak. Çünkü mücadele etmeden yurdunu düşmana teslim etmenin vicdan azabı en keskin kılıç yarısından daha ağırdır. O yüzden senden ve heybetli ordundan korkmuyoruz. He. [Müzik] Arabayı hazırla teli. Gidiyoruz. Emin edersiniz efendim. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] Ne oluyor burada? Gördüğün gibi gidiyorum. Şimdi şu haldeyken Kudüs için birlikte olmamız gerekirken ne demek oluyor bu? Maria imparator Bizans askerlerine geri çekilme emri verdi. Bitti byan. Herkes farkında. Sen de kabul etsen iyi [Müzik] [Müzik] olur. Benimle gel. Ayrılmak zorunda değiliz. Konstantinopol'de her şeye yeniden başlayabiliriz. Bana bunu nasıl teklif edersin? Bu şehir benim kaderim. Kudüs'ü terk etmeyeceğim. Görmüyor musun by? Kudüs artık Selahatdin'in [Müzik] [Müzik] Markus, Bizans askerlerinin yarısını batı kapısına yönlendirelim. Böylece içeriye girmeye çalışan düşman birliklerini daha sert bir savunmayla karşılamış oluruz. Boşuna [Müzik] uğraşmayın. Bizans askerleri Kudüs terk ediyor. Nasıl olur bu? Neden böyle bir şey yaptılar? İmparatorun emriymiş. Maria da onlarla beraber gitti. Görünüşe göre Kudüs'ün direneceğine inananların sayısı gün geçtikçe azalıyor. Ne yapacağız şimdi Marcus? Halkın arasından tespit ettiğin herkes gün doğumuyla meydanda toplansın. Emredersiniz [Müzik] kontum. Madem kılıçlarımızı, mızraklarımızı teslim edecek asker bulamıyoruz biz de onları en çok hak edenlere veririz. Merak etmeyin kralcam. Şehre ona en çok inananlar [Müzik] savunacak. Kuşatma ağır aksak ilerliyor. Sultan Selahattin. Talebimizi kulak ardı edip hala hali kollarsın. Burası ne kerek ne Ibelin. Peygamberler şehri Kudüs'ü hoyratça yıkmamı mı beklersiniz benden? Mancınıklar kutsal yerler haricinde her yeri ezip geçsin. Şehre girdiğimizde de onların vakti zamanında yaptığı gibi kimseyi sağa koymayalım. Artık beklettiğin yeter. Kararını vermen icap eder. Masumları katlederek ne geçecek elinize? Bu şeriata da uygun değil. Fitneyi kökten temizlemezsek yabar otu gibi tekrar bitip başımıza bela olurlar. Açlık yaferesi nice ocağı yıktı. En başta senin aileni katletti. Hala onlara karşı bu kadar yumuşak davranman akıl alır gibi değil. Onları bağışlamak mazlumun vebaline girmek olur. Zalimler hak ettiği cezayı aldı. Direnenler de alacak. Lakin ben ordunun başında olduğum sürece hiçbir masumun katline izin vermem. Unutma ki senin o masum dediklerin şatilyonu hac kafilesini katletti diye bağrına basanlar hepsinin soyu kökü aynı. İntikam hırsıyla kan dökersek ne farkımız kalır onlardan? Sultan Selahattin tevhit çağrına koşup geldik. Bu da bizim sana çağrımız. Karşılıksız bırakırsan daha evvel söylediğimiz gibi kuşatmaya yalnız devam etmek zorunda kalırsın. Sırf bu yüzden Kudüs'ün eşiğinden dönüp gideceksiniz. Öyle mi? Birliğimizi korumak senin elinde. Destur verirsen yanında dururuz. [Müzik] Bu talebi ve ısrarı size yakıştıramıyorum. Lakin fevri davranıp sizi yok saymak da istemem. Bu konu üzerinde düşüneceğim. Yeri ve zamanı geldiğinde tekrar istişare edeceğiz. Öyle olsun. Dilerim yersiz merhametin yüzünden tevhit [Müzik] [Müzik] [Müzik] bozulmaz. Yüzlerinize baktığımda ne kadar korktuğunuzu görebiliyorum. Bu ayıp değil. Ben de sizin gibiyim. Ben de korkuyorum. Önemli olan bu korkuya rağmen şehrimizi kahramanca savunmaktır. Evet, biliyorum. Surların dışında her yönden kusursuz bir ordu şehrimize girmeyi bekliyor. Biz iste bu kadar. Krallar, komutanlar, azizler ve hatta melekler bu kutsal şehri çoktan terk etti. Bizim, bizden başka hiç kimsemiz yok. Size zafer vaadetmiyorum. Size verebileceğim tek şey bu kutsal şehri savunacak olmanın şerefidir. Son Kudüslü yere düşmeden Kudüs düşmeyecek. Çünkü Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı istiyor istiyor. Tanrımı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle istiyor. Tanrı böyle [Müzik] istiyor. Sultanım rahatsız ettiysem gel Tazı gel. Belki düğümlenen ipinin ucunu bulmama yardım edersin. Emir Tuğman'la İzzetlin'in isteği. Adalet bazen çekilen kılıçla bazen de terk edilen kılıçla tecelli eder. Ama onların bunu [Müzik] anlaması zor olacak sultanım. Eğer onların dediğini yaparsan zulmün rengi değişir ama özü kalır. Oysa bize düşen zulmün şeklini değiştirmek değil onun varlığını yok etmek. Bir çocuğun gözlerinden düşen yaş bin sur taşından daha [Müzik] ağırdır. Ama bunu onlara nasıl anlatmalı? [Müzik] Sultanım, öyle bir karar verin ki tarihin bütün kalemleri hayranlıkla onu yazsın. Bunca imtihandan sonra benim şuna imanım tam. Sizin adaletinizin ve merhametinizin gölgesi Kudüs'ün surlarından daha uzun olacak. Sıradaki hadi acele. Sıradaki silahlar yetmeyecek. Öyle görünüyor kont. [Müzik] Başka çözümler bulmamız lazım. Kılıcı veya mızrağı olmayanlar çiftçilerin orak ve tırpanlarını kullanacak. En büyük sıkıntıyı ok sayısında yaşıyoruz. Tükenmek üzere. Gövdelerini yapabilsek bile uçlarına takacak malzememiz yok. Sarayda kilisede ne kadar gümüş varsa hepsi eritilecek. Emin misiniz kont? Elbette Markus. Kudüs'ün gümüş camdanlara değil düşmanı uzak tutacak oklara ihtiyacı var. Emredersiniz komutan. Hadi hadi hadi acele. Al hadi hadi gel. Hadi acele. 21. Recep3. Kuşatmanın 6. günü. Mancınıklar Kudüs surlarını dövmeye devam ediyor. Atılan devasa güllelerin surlarda çıkardığı ses mücahitlerin kalbine ümit, düşmana isa korku salıyor. Allah'ın yardımıyla Fetih yakındır. Şehrin savunmasını üstlenen by cesur. Ama surlar bellion şehri çevreleyen bu surların atılan toplarla değil bizim Kudüs'e, Kudüs'ün de bize olan hasreti ve aşkı arasında eriyip gideceğinden habersiz. [Müzik] Gözümüze değen duvar bir yara gibi. Sultan Selahattin'in elinden şifa bekleyen bir yara. Bugün kuşatmanın 8. günü. Selahattin Çemberi daraltıyor. Bu tarafa. Hadi dayanın. Bırakmayın. Acele edinler bu tarafa gelin. Kayıplarımız artarken umutlarımız da giderek azalıyor. İçimizde umudunu kaybetmeyen tek bir kişi var. O da Belyan. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Biliyorum hepiniz çok yoruldunuz. Biliyorum umudunuz tükenmek üzere. Ama direnirsek kazanacağız. Tanrı seni korusun cesur şövalye. Bizi asla terk etme. Sizi asla terk etmeyeceğim. Ve yüce Rab şöyle dedi: "Seni asla terk etmeyeceğim. Seni asla yüzüstü bırakmayacağım. Her büyük felaket bir kahraman doğurur. Tanrının vaadi bugün Bell'da vücut buldu. Kudüs'ü kullanıp kendini yüceltenler gazaba uğradı. Hemşire temiz bez getirin. Day sıcak su getirin. Hadi çabuk sen. Çabuk day. Geriye yalnız onu gerçekten sevenler kaldı. Geliyorum. İnanıyorum sonunda sevgi ve fedakarlık kazanacak. [Müzik] Allah'ın inayetiyle sultanımızın Zeytindağıan Espat kapısına yaptığı ani baskın güneşe rağmen sonuç verdi. Ancak şehirde kim var kim yoksa herkese şövalye ilan eden Bellion kuşatmamızı yarmak için huruca girişti. [Müzik] Çoğu kasap bıçağı bile tutmamış insanların yaptığı bu saldırıdan kısmen zarar görsek de yaşadığımız kayıpların asıl sebebi güneş. [Müzik] Gökbörünün dediği gibi düşman değil güneş kırıyor bizi. [Müzik] Sultanım, ordunun su ve erzak takviyesi buyurduğunuz gibi gereğince yapıldı. Getirdiklerimizle kuşatma 3 ay daha sürse bile idare edebiliriz. Sultanım, surlardan gelen [Müzik] oklar. Görünüşe göre kuşatma daha fazla uzamayacak. Bellan gümüşleri eritmeye başlamış. He ama sultanım bir maruzatımız olacak. Sen söyle. Sen söyle. Gökbörü. Güneş dedin. Gözümüze dedin. Onu bir daha de. Hele sultanım. Onlar gümüşü eritir ama bu güneş de bizi eritecek. Göz görmez oldu. Buna bir hal bir çare bulmazsak bulacağız. Bulacağız. Karadekin, bulduğumuzda da kimsenin haberi olmayacak. [Müzik] He güneşin yönü saldırılarını engelliyor. Adeta devasa bir ateş topuyla gözlerini kör ediyor gibiyiz. Tanrı bizden yana desenize. Güneşin bizden yana olduğu kesin. Öyle değil mi [Müzik] Vim? Tanrım senin düşmanların yok olsun. Seni sevenlerse doğan bir güneş gibi parlasınlar. [Müzik] O gece hiç top atılmadı. Biz bütün gece ilahiler söyleyip dua ettik. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Umutla tanrıya sesimizi duyurmaya çalışıyorduk. Ama tanrıya ulaşmaya çalışan tek ses bizimki değildi. Surların arkasından gelen ses sanki bizimkinden daha yakındı Tanrıya. Artık içimde Kudüs kimin olacak sorusundan önce Tanrı kimi duyacak sorusu vardı. [Müzik] Belki de Tanrı yalnızca secdeye eğilmek istiyordu ve biz eğilmeyi unutmuştuk. [Müzik] Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allahu ekber. Ve lillahilhamd. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allahu ekber ve lillahilham. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilah illallah Allahu ekber. Allahu ekber. Ve lillahilhamd. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah Allahu ekber Allahu ekber ve lillahilhamdi. Gece boyu onların duaları bizim ilahilerimizi bastırdı ve tek bir top atışı bile yapmadılar. yerinizde arkaya neredeler? Kontugahın yerini değiştirmişler ama bu imkansız. [Müzik] Hadi. Ordugah yoktu, mancınıklar yoktu. Çadırlar, sancaklar hepsi sönmüştü. Tek bir boru çalmadan, tek bir meşale yanmadan ordumuz sessizce yer değiştirdi. Ne at kişnedi ne demir sürtündü. Gece boyu düşmanların duydukları tek ses tek bir sesiydi ve bizi saklayıp örten de [Müzik] [Müzik] oydu. Güneş biraz yükselince gölgemiz surların diğer yakasına düştü. Yer değiştiren sadece ordugah değildi. Artık savaşın ağırlık noktası da değişmişti ve bunu onlar da çok iyi biliyordu. Allah'ın yardımıyla ordugahımızı düşmana sezdirmeden daha uygun bir mevkiye taşımaya muvaffak olduk. E şimdi onlar düşünsün sultanım. Akınları iyice sıklaştırın. Düşmanın direnci tamamen kırılsın. Buyuruk [Müzik] sultanım. Artık kararınızı bildirecek misiniz sultanım? Kudüs'ü geri aldığımızda intikam için müsaade edecek misiniz? Görürüm ki hala aynı arzun peşindesiniz. Bizim muradımız Baki. Aksi bir karar verirseniz gün ağırdığında bize bağlı birliklerde ordugatan ayrılacağız. Kudüs zincirlerinden kurtulacak. O zincirleri kıramıyorsak eritmek için cehennemden ateş taşıyacağız. Siz o ateşi taşırken yanmaya hazır mısınız? Hakkın merhametine sığındık. O ateş bizi de yakacaksa yaksın. Tek dileğimiz atalarımızın çektiği ızdırab çekmeleri. Dediğiniz gibi olsun. Size intikam için öldüreceğiniz ilk esirleri kendi ellerimle sunacağım. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Alkış] Artık bitti B. Tanrı Şı Kudüs'ün üzerinden çekti. Bizler kaybettik. [Müzik] Senden son bir isteğim olacak. Çalışma odasındaki yazılarım. Onları benim için sakla. Sen nereye gidiyorsun? [Müzik] et [Müzik] [Müzik] [Müzik] Ş [Müzik] [Müzik] [Müzik] Sultan Hazretlerinin Emir Tuman ve Melik Izzetli'in talebi verdiği cevap hepimizi çok şaşırttı ve derinden sarstı. Fakat bu defa ikaza yahut itiraza girişmeden bunca zaman iyice öğrendiğim bir hakikate tutunuyorum. Sultan işleri sırlı olur. Görelim neyecek. [Müzik] Bizi emretmişsiniz. Şehir düşmek üzere. Verdiğimiz karar gereğince şehirde kim varsa kılıçtan geçireceğiz. Hazırlıklarınızı yaptınız mı? Ne hazırlığı yapacakmışız? Mescid-i Aksya ceset kokuları içinden mi gireceğim? Toplu mezar kazmak lazım. Ayrıca salgın hastalıklar için bol miktarda kireç lazım. Gereken neyse yaparız. Ölüm şekli olarak neyi düşündünüz? On binlerce insanı kılıçtan geçirmeyeceğiz herhalde. Daha kestirme bir yol bulmak lazım. Sultan'ın bunları düşünmesine gerek yok. Onlar zamanında ne yaptıysa biz de aynısını yapacağız. Peki o vakit şimdiden başlayalım. Karatekin geç geç. Geldik sultanım. Yürü geç geç geç geç geç yürü geç. Şöyle geç. Dur hele şöyle. Sultanım emrettiğiniz gibi çatışmadan sonra elimize geçen esirleri sizin huzurunuza getirdik. Kıymayın bizi. Bizim kimseye bir zararımız yok. İzin verin hükmünüz altında yaşayalım. Katiyen kim gütmeyiz. [Müzik] [Müzik] Biz ne yaptık size? Bu mu Müslümanların adaleti? Cevabı bu kılıçla ver. Hissettin. Haydi. Oğlum Nurettin yanlış hatırlamıyorsam bu delikanlıyla akran olmalı. Öyle değil mi? Onu bu işe karıştırma. Hemen celallenme. Döndüğünde oğluna anlatacağın bir hatıran olsun diye söyledim. [Müzik] Nurettin adını aldığı büyük amcasının minberi yerine konulmadan önce Kudüs'te olanları belki de merak eder diye düşündüm. O vakit vazife sana düştü Tuman. Haydi çekinme. Fitnenin başını daha küçükken ez. Ve bunu yaparken de kıttık zamanı Kudüs'te abin Emir Yaruki'nin Sultan Nurettin'in emriyle Müslüman Hristiyan fark etmeksizin kapı kapı dolaşıp erzak dağıttığını aklına getirme sakın. Yoksa bu şevkini kırabilir. Şimdi merhamet etmenin ne yeri ne [Müzik] zamanı. Uzatmanın lüzmu yok. Bırakın onları gitsinler. Demek kıyımdan vazgeçtin. [Müzik] Tuman başından beri siz haklıydınız. Biz adalet yerini bulsun derken öfkemizin eseri [Müzik] olduk. Sen de aynı kanatte misin Melik İzzettin? [Müzik] O vakit kulağımıza küpe olsun. Yarattığı bütün kullara istisnasız, merhamet ve şefkat gösteren Rahman buyurdu ki, "Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Fakat Allah'ın koyduğu kuralları çiğneyerek haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Götür onları Karatekin karınlarını doyur. Güvenli bir yere yerleştir. Buyruk sultanımır. Haydi geç geç. Yanlışta ısrar etmediğiniz için ikinize de müteşekkirim. Şimdi birliğinizin başına dönün. Yarın Miraç günü. Dua edelim. Selahaddin'e hayranlıkla bakıyorum. O secde ederken biz kılıç çektik. O affederken biz cezalandırdık. 27 Recep 583. Cuma kuşatmanın 12. günü. Bella'nın görüşme teklifinin yazılı olduğu pusulayı okurken Sultan Selahattin'in yüzünde ne zaferin gururu vardı ne öfkenin [Müzik] izi. Seni dinliyorum Belin. Bana şehri Sul üzerine teslim edersem vakit geçti. Askerlerim ve sancaktarlarım şehre girdikten sonra ne diye surh yapmayı, şehri teslim etmeyi teklif edersin? Sana teklifimi yinelemeyeceğimi şayet şehre kılıçla girersem sizin yaptığınızın aynısını yapacağımı söyledim. Bunu yapmayacağını ikimiz de çok iyi biliyoruz. Ama diyelim ki teklifimi kabul etmedin ve bu söylediğin şekilde hareket etmeye karar verdin. Tanrıya yemin olsun. Tüm kadın ve çocukları öldürür. Tüm mallarımızı size kalmasın diye ateşe veririm. Şehirde esir alacak ne bir erkek ne bir kadın bulursun. Tüm evleri yakarım. Tüm Müslüman esirleri tek tek kendi elimle öldürürüm. Kubbetül Sahrayı, kıble mescidinizi yerle bir [Müzik] ederim. Beni tehditle yola getireceğini umarsın. Şöyle denin istersin. Selahaddin Kudüs halkına haçlıların yaptığının aynısını yapacaktı. Lakin buna belli mani oldu. Değil mi? [Müzik] [Müzik] Şehre girdiğinde halkımın can ve mal güvenliğini sağlayacağına dair söz ver. Bunu yapacağımdan şüphe duymayacak kadar tanırsın beni. Merhametimizden nasiplenmeyecek. Sadece tapınak şövalyeler olacak. Ben halkımı temsilen buradayım. Bu sözü senden almak zorundayım. Ayrım gözetmeksizin Kudüs halkı benim tebamdır belin. Onların canı, malı, namusu bana emanet. Ve şunu söylemekte de yarar var. Bunu sen istedin diye yapmıyorum. Biz bu kutlu şehre öldürmek için değil, yaşatmak için geldik. [Müzik] Eğer bir çocuk ağlarsa bu zafer bize kefen [Müzik] olur. Umarım bizim yapamadığımızı yapar. Burada cennetin krallığını kurabilirsin. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Müzik] La ilahe illallah bu. Allahu ekber. Allahu ekber. Ve lillahilhamd. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allahu ekber. Ve lillahilhamd. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allahu ekber ve lillahilhamd. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allahu ekber. Verillah. Kudüs'te kalan yahut gitmek isteyen herkes Sultan Selahaddin Eyyubi'nin memba İslam olan engin merhametinden nasiplenecek. Allah Kudüs'ün soldurulan bütün çiçekleri bu merhamet yağmuruyla yeniden yeşerecektir. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallah. Allahu ekber. Allah minber zenginin zafer Allah'ın. Allahu ekber. Allahu ekber. La ilahe illallahu Allahu ekber Allahu ekber ve lillahilhamd. [Müzik] Bir düş gördü. Azim ve gayretle herkese ve her şeye rağmen yürüyerek o düşü yonttu. Yonttu ve işte nihayet gerçek oldu. Bu zafer gözyaşlarıyla süslü secdelerin getirdiği bir zaferdi ve ümmetin çocukları bunu daima hatırlamalıydı. Zafere giden yol hakka secdeden ve birlik olmaktan geçiyordu. İşte ümmet bir olunca Kudüs hür oldu. O gün hepimizin kalbinde yine aynı söz, aynı hakikat çınladı. Ezelden ebede kadar Kudüs bizim. Biz Kudüs'ü [Müzik] [Alkış] [Müzik] la [Müzik] [Müzik] [Müzik] ale [Müzik] [Alkış] e la la yho [Müzik] e [Müzik] [Müzik] [Müzik] Ş [Müzik] [Müzik] Ah Bizden hikayeler, bizden tatlarla sarıyer kola. L
Download Subtitles
These subtitles were extracted using the Free YouTube Subtitle Downloader by LunaNotes.
Download more subtitlesRelated Videos
Mehmed: Fetihler Sultanı 2. Bölüm Subtitles İndir - TRT1
Mehmed: Fetihler Sultanı 2. Bölüm için Türkçe altyazıları hemen indirerek diziyi daha iyi takip edin. Altyazılar, dil bariyerini aşmanızı sağlar ve izleme deneyiminizi geliştirir.
Eşref Rüya 14. Bölüm Subtitles İndir – Türkçe Altyazı
Eşref Rüya 14. Bölüm için Türkçe altyazıları kolayca indirerek diziyi daha iyi anlayabilirsiniz. Altyazılar, diyalogları kaçırmamanızı ve her sahnenin keyfini tam anlamıyla çıkarmanızı sağlar.
Eşref Rüya 15. Bölüm Subtitles indir - Türkçe Altyazılar
Eşref Rüya 15. Bölüm için Türkçe altyazıları kolayca indirerek diziyi daha iyi anlayın. Altyazılar sayesinde diyalogları kaçırmadan keyifli bir izleme deneyimi yaşayın.
Bir Gece Masalı 10. Bölüm Altyazıları - HD Türkçe Captions
Bir Gece Masalı 10. Bölüm için Türkçe altyazıları kolayca indirerek diziyi daha iyi anlayın ve izleme deneyiminizi geliştirin. Kaliteli altyazılarla diyalogları kaçırmadan takip edin.
Yeraltı 8. Bölüm Subtitles - Hızlı ve Ücretsiz İndir
Yeraltı 8. Bölüm videonuz için kaliteli ve doğru altyazıları buradan kolayca indirebilirsiniz. İzleme deneyiminizi geliştirmek ve anlamayı artırmak için ideal altyazılar sunuyoruz.
Most Viewed
Descarga Subtítulos para NARCISISMO | 6 DE COPAS - Episodio 63
Accede fácilmente a los subtítulos del episodio 63 de '6 DE COPAS', centrado en el narcisismo. Descargar estos subtítulos te ayudará a entender mejor el contenido y mejorar la experiencia de visualización.
Subtítulos para TIPOS DE APEGO | 6 DE COPAS Episodio 56
Descarga los subtítulos para el episodio 56 de la tercera temporada de 6 DE COPAS, centrado en los tipos de apego. Mejora tu comprensión y disfruta del contenido en detalle con nuestros subtítulos precisos y accesibles.
Untertitel für 'Nicos Weg' Deutsch lernen A1 Film herunterladen
Laden Sie die Untertitel für den gesamten Film 'Nicos Weg' herunter, um Ihr Deutschlernen auf A1 Niveau zu unterstützen. Untertitel helfen Ihnen, Wortschatz und Aussprache besser zu verstehen und verbessern das Hörverständnis effektiv.
Download Subtitles for Your Favorite Videos Easily
Enhance your video watching experience by downloading accurate subtitles and captions. Enjoy better understanding, accessibility, and language support for all your favorite videos.
Download Subtitles for 'Asbestos is a Bigger Problem Than We Thought' Video
Access accurate and easy-to-read subtitles for the video 'Asbestos is a Bigger Problem Than We Thought' to enhance your understanding of this critical environmental and health issue. Download captions to follow along better, improve accessibility, and share information effectively.

