Bir Gece Masalı 10. Bölüm Altyazıları - HD Türkçe Captions
Bir Gece Masalı 10. Bölüm @atvturkiye
Bir Gece Masalı
SRT - Most compatible format for video players (VLC, media players, video editors)
VTT - Web Video Text Tracks for HTML5 video and browsers
TXT - Plain text with timestamps for easy reading and editing
Scroll to view all subtitles
Belki de Kürşat buralarda. Hiçbir yere gitmedi, hatta yakınımızda
ama işte ona ulaşmak için Boris’i bulmamız lazım.
Boris için de Orhan'a ulaşmak lazım ama Orhan'a nasıl ulaşacağız?
Orhan'cığım tebrikler, patladın.
Canfeza,
kuzum.
Nene.
Kötü bir şey oldu, Mahir'e kötü bir şey oldu.
Otur bir soluklan annem, hadi.
Yok nene sabah çıktı ya, bak hala haber yok.
Kesin onu oraya çağırdılar, bir şey yaptılar, hissediyorum.
Gülüm hadi, daha nikah alanına gideceğiz. Sare bir telefonunu verir misin?
Tamam da ne oldu?
Telefon açmak yasak değil mi?
Mahir'e ulaşmam lazım, ver bir.
Gülüm, Mahir nereye gitti böyle bir günde? Ya Süreyya teyzeye
de söylemişsin işi var diye. Arıyor kadın onu dışarıda.
Ya sabah Mahir'i aradılar. Orhan'ı bulmuşlar Salih'le alelacele
çıktılar hala haber yok şu an. Ulaşmam lazım.
Ay bu nasıl iş anlamadım.
Bunca zamandır aradıkları Orhan'ı nikah sabahı mı bulmuşlar yani?
Niye açılmıyor bu?
Dur, açılıyor, tamam.
Gir şimdi.
Aradığınız kişiye şu an da ulaşılamıyor.
Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz. Ulaşılamıyor.
Salih'i arayacağım, bir saniye.
Numarası var orada.
Yok açmıyor.
Canfeza ben korkuyorum.
Açmıyor.
Sare al şunu.
Gülüm dur nereye gidiyorsun?
Hazırlanın bakalım hazırlanın.
Gelin ata bitmiş ya nasip demiş.
Be çocuğum.
Ah be çocuğum, ah be Mahirciğim neredesin be anneciğim?
Bin kere söyledim.
Bana haber vermeden gitme diye.
Ama yok illa bana böyle, bir yürek çarpıntısı bir şey yaşatacaksın yani.
Asaf Bey.
Asaf Bey şey.
Mahir’i arayabilir miyiz acaba telefon açıp?
Çünkü yok, odasına gelmemiş.
Aradım, ulaşılamıyor.
Allah Allah.
Ay nikah olacak.
Nereye gider bu çocuk? Canfeza diyor ki bir işi varmış.
Yani nikahtan önce ne işiymiş bu değil mi?
İnsan sinirleniyor.
Şey, acaba?
Raşit komisere mi sorsak?
Sordum.
Giderken en azından ona haber vermiştir diye düşündüm ama o da bilmiyor.
Allah Allah.
Şimdi sabah sabah nereye gider bu çocuk?
Başına bir şey gelmesin de.
Mahir nerede baba?
Ne yaptınız Mahir'e?
Ne diyorsun kızım sen? Ne bileyim ben Mahir nerede?
Baba yalan söyleme.
Yine inat edeceğim zannettin.
Sana ayak diremeyeyim diye evet demeyeyim diye,
bir şey yaptın Mahir’e değil mi?
Bak baba şunu aklına sok.
Mahir yoksa ben de yokum. Eğer Mahir'e bir şey yaptıysanız...
...Yemin ederim ne senin sözün, ne bir de o senin pisliğinin
sözünü bir daha asla dinlemem tamam mı?
Ya kızım deli deli konuşma. Kızım bak ben sana akşam diyeceğimi dedim.
Ya anamın ölüsünü görün ki o vakitten itibaren engel
olmak için parmağımı bile kıpırdatmadım ben.
Gerçekten haberin yok mu?
Yok.
Ne bileyim ben, Mahir nerede? Nereye gitmiş?
Ya kızım.
Şöyle esip gürleyeceğine şunu sakin sakin bir anlatsana,
dinleyelim.
Mahir'e sabah bir telefon gelmiş.
Emniyette Orhan diye bir adam varmış, onun yerini bulmuşlar.
Mahir'de hayat memat meselesi dedi çıktı. Gittiğinden beri haber yok.
Yani düğün sabahı Orhan efendi ortaya çıkıyor.
Millet onun peşine düşüyor, sen de gelip bana mı kızıyorsun kızım?
Sanki Mahir'in tek düşmanı benmişim gibi. Ya sen anlamıyor musun kızım?
He, kafan basmıyor mu?
Bak, Mahir'in başındaki iş sadece Cabir değil.
Cabir bıraksa, Selim var. Selim bıraksa, Boris var.
Sonunda birinden biri illa yiyecek oğlanın başını.
Her şey apaçık ortadan zaten.
Tuzağı çekmişler adamı, pusu kurmuşlar ya.
Tamam baba, bir şey yap o zaman.
Ya Allah rızası için yardım et Mahir’e. Bir şey yap.
Ne yapayım kızım?
Ne bileyim Selim'i ara. o Boris mi kimse onu ara.
Bak yemin ederim hayır diyeceğim.
Arkama bile bakmadan seninle geleceğim tamam mı?
Yeter ki Mahir yaşasın.
Sağ salim gelsin buraya, ne olur durdur onları.
Ya insan bu saate kadar bir haber etmez mi ya?
İnşallah başına bir şey gelmemiştir.
Asaf Bey?
Telefon size efendim.
Ah çok şükür.
Alo?
Asaf Ağa.
Afet Hanım?
Mustafa öldü, Asaf Ağa.
Ne diyorsun sen Afet Hanım?
Mustafa nasıl öldü?
Cabir kendi kanımdan, canımdan demedi.
Öldürdü Mustafa'yı.
Ya bu nasıl iş?
Cabir niye öldürsün Mustafa'yı?
Bizim yüzümüzden.
Mustafa'yı çaresiz bıraktık.
Sıla'yı kendi eliyle o Selim'e teslim etmiş.
Canfeza Selim'e gitmezse, o adam Sıla'yı öldürecek.
Ne diyorsun sen Afet Hanım?
Sıla şimdi o adamın elinde mi?
İki gündür telefonlarımı açsaydın,
söyleyecektim.
Cabir Ağa da bunu duyunca evladım demedi, kesti hesabını.
Bu Cabir manyak mı?
İnsan kendi oğluna kıyar mı?
Asaf.
O nikah olursa Selim, Sıla'yı vuracak.
Şimdi de öyle.
Haroğulları iki can verip, bizi yaşatır mı?
Sen de Cabir gibi kanına canına kıyacak.
Soyumuzu yeryüzünden sileceksen.
Yol senin Asaf Ağa.
Ama bilesin ki.
O nikahı durdurmazsan.
Döndüğünde evinde bir karın yok.
Ne demek şimdi bu Afet Hanım?
Seni boşarım Asaf Ağa.
Dua ediyorsun demek.
Bence çok iyi yapıyorsun.
Çünkü buna ihtiyacın var.
Yerinde olsam daha fazla dua ederdim.
Tam yarım saatin kaldı.
Hah, Kürşat arıyor.
Bakalım Kürşat senin kurtarıcı meleğin mi yoksa Azrail’in mi olacak?
Evet Kürşat, nikah iptal oldu öyle değil mi?
Mahir sen mi tuzakladın?
Sen ne saçmalıyorsun?
Dün senle sözleşmedik mi?
Burada senden haber bekliyorum hiçbir şey yapmadım.
Selim Allame bana yalan söyleme.
Bak Mahir tam da düğün sabahı bunca zamandır aradığı
adamın izini bulup peşine düşmüş tam da düğün sabahı.
Bak bunun tesadüf olmadığını sen de ben de çok iyi biliyorsun.
Eğer benim sözüme güvenmeyip Mahir'e bir şey yapmaya kalktıysan,
Canfeza'yı sonuna kadar kaybettin.
Benim kızım hiçbir yere gelmez onun yüzünü bile göremezsin.
Bana bak Kürşat.
Sence ben Mahir'i öldürecek kadar geri zekalı mıyım?
Canfeza yeterince nefret ediyor zaten benden. Niye böyle bir şey yapayım?
Oturup bu telefonu açmadan önce düşünseydin anlardın.
Ya ne bileyim ben ne.
Biri Mahir'i tuzağa çekmiş işte. Sen değilsen Boris.
Bana bak. Canfeza’yı sana getirmemi istiyorsan.
Boris'i ara.
Mahir'e bir şey yapmasını engelle.
Gidip kendine söylesene.
Aynı yerde değil misiniz?
Ben o riski alamam. Senin söylemenle benim söylemem,
aynı şey değil. Bana bak.
Mahir sağ salim nikaha gelirse kızım onu zaten nikah masasında bırakacak.
Emin misin Kürşat?
Bak beni boş yere yorayım deme sakın.
Ya zaten başka çaresi yok. Sen dediğimi yap, gerisini bana bırak.
Tamam.
Peki bakalım.
Mahir o nikaha gelecek.
Baba.
İyi mi Mahir ne olmuş?
İyi mi değil mi bilmem ama nikahı gelecek kızım.
Nereden biliyorsun ya bir şey olduysa?
Ya kızım uzatma işte.
Bak ben üzerime düşeni yaptım şimdi sıra sende.
Hadi yüzünü gözünü düzelt. Otur Mahir’i bekle.
Mahir geldiğinde de sana dediğimi yap oldu mu anladın mı?
Sakın kimseye bir şey belli etme ha.
Baba ya Mahir gelmezse?
Ya kızım gelecek dedim ya.
Canfeza.
Mahir'in yaşamasını istiyorsan yapacağın belli.
Tamam sen onu merak etme.
Mahir buraya sağ salim gelsin.
Ben sözümü tutacağım. Arkama bile bakmadan gideceğim ondan.
Açsana ulan, aç.
Bir sen eksiktin ha.
Ne var? Ne istiyorsun?
Kaç defa seni aradım. Neden telefonuna cevap vermiyorsun?
Müsait değildim demek ki.
Boris.
Benimle oyun oynama, Boris.
Kes lan.
Ne diyeceksen de. Hadi.
Mahir nerede?
Sana ne?
Kürşat'ın oraya geldiğini öğrenince Mahir'i gönderdin hemen değil mi?
Çünkü çok korkuyorsun senin kim olduğunu diğerlerine söyler diye.
Bir Orhan meselesi uydurdun, gönderdin Mahir'i oradan.
Saçmalama.
Ne yaptıysan hemen iptal et Boris.
Ara Mahir'i o nikaha gelsin.
Nikaha mı gelsin?
Dün o mesajları atan sen değil miydin?
Hani bu nikah olursa büyük bir düşman kazanıyordum kendime.
Dün dündü, bugün de bugün.
Ne yap, ne et, Mahir'i o masaya oturt.
Bu arada, sakın korkma.
Kürşat’la konuştum.
Seninle ilgili kimseye hiçbir şey söylemeyecek.
Hem ispatı yok zaten.
Ha bu arada sen de bir şey yapmayacaksın.
Çünkü artık senin de Kürşat'la ilgili hiçbir ispatın yok.
Selim.
Ne diyorsun lan sen?
Ne yaptın?
Onunla bir anlaşma yaptık.
Kızını bana getirecek.
Ben ne yapacağım biliyor musun?
Hani şu yirmi yıldır onunla ilgili biriktirdiğin dokümanlar var ya.
Hepsini ona vereceğim.
Seni öldürürüm.
Bana kazık atamazsın söyleyeyim sana.
Sen bana attın ama benim olanı gittin Mahir'e verdin.
Bana bak, ayağını denk al.
Mahir'i o nikaha gönder.
Yoksa beni durduramazsın.
Sana yapacaklarımı aklın hayalin bile kestiremez.
Alo, neredesin? Şimdi çıktım oradan.
Ne oldu, eline yüzüne bulaştırmadın değil mi?
Orhan konuşmadı de bana. Susturdum.
Ötekecekti ama susturdum.
Peki Mahir, o nerede şimdi?
Alo, duyuyor musun beni?
Mahir nerede?
Allah belamı versin mecbur kaldım.
Mecbur kaldım.
Neye mecbur kaldın?
Orhan’ı indirirken gördü beni.
Peşimden koştu.
Yakaladı.
Ne yaptın sen?
Vurdum, vurdum Mahir’i, vurdum.
Geri zekalı ben sana sadece onu oyala, buraya gelmesini engelle
demedim mi?
Mecbur kaldım diyorum, anlamıyor musun sen beni?
Yakaladı beni yüzümü görecekti.
Ya o beni indirecekti, ya ben onu.
Öldü mü lan,
bir şey söyle.
Bilmiyorum, bilmiyorum. Kaçtım ben oradan sadece,
öyle yerde yatıyordu.
Mahir ölürse o Selim'in yarım bıraktığı işi ben tamamlarım.
Seni öldürürüm.
Anladın mı?
Nene.
Canparem.
Kuzum.
Mahir gelecek.
Mahir benim kaderimdi.
Güldüren de odur, ağlatanda.
Öldüren de odur, yaşatanda.
Allah'ın biçtiği kaderin ne şekilde tecelli edeceğini bilemezsin.
Şimdi üstüne düşeni yap.
Gayrısını rahmana bırak.
Ben Mahir’e bunu nasıl yapacağım?
Sen de biliyorsun ki, kader kilidini yalnızca Allah açar.
Sakın o kilidi parçalamaya çalışma.
Olanlara rıza göster ki kaderini zorlayıp da kederine hazırlamayasın canparem.
Geç.
Üzgünüm ama daha fazla bekleyemeyeceğim.
Yetişmem gereken başka bir nikah daha var.
Biraz daha beklemenizi rica etsek, biz sizi diğer nikahı yetiştiririz.
Bu mümkün değil. Özür dilerim.
Zaten on beş dakika fazladan bekledim ben sizi.
Nene Mahir'e bir şey oldu.
Başına bir şey geldi. Yoksa Mahir sözünü tutar gelirdi.
Ya sen, sen neredesin?
Sen neredesin çok merak ettik, neredesin?
Oğlum neredesin sen ya?
Peri kızı.
Geldim işte bak.
Geç kalacağımı zannettin.
Ben senin hangi nikahını kaçırdım?
Hem bu sefer doğru koltuktayım.
Damadım.
Sen de Cabir gibi kanını canına koyacak.
Soyumuzu yeryüzünden silineceksen.
Yol senin Asaf Ağa.
Ama bilesin ki.
O nikahı durdurmazsan.
Döndüğünde evinde bir karın yok.
Mahir.
İyi misin anneciğim sen?
İyiyim.
İyiyim.
Nikahı kıyıyorum galiba artık değil mi?
Kusura bakmayın.
Geciktim biraz sizi de beklettim.
Önemli değil, nasılsa geldiniz artık. Buyurun geçelim.
Olur.
Mahir gelmiş,
duydun mu?
Mahir ve Canfeza nikah masasına oturmuşlar.
Belki de bu hayattaki son beş dakikan.
Mahir o masaya oturursa ben öleceğim.
Öyle deme. Belki de Canfeza hayır diyecek.
O kız öleceğini bilse bile Mahir'e hayır demez.
Göreceğiz.
Evlenmek için belediyemize yapmış
olduğunuz başvuru incelemiş.
Evlenmenize mani bir durum olmadığı görülmüştür.
Canını aldığım adamın oğluyla evleniyormuşsun.
Ben hayatımda ilk kez bu kadar mutluyum.
Yarın da imzalarımızı atacağız.
Kızım o imzayı atarsan Mahir ölecek.
Kaderine yazılandan kaçamadın değil mi?
Meğer oraya sen kaderine gitmişsin kuzum.
Çok aşığım ben sana.
Denememe izin ver.
Mahir'in başındaki iş sadece Cabir değil.
Cabir bıraksa Selim var. Selim bıraksa Boris var.
Sonunda birinden biri illa yiyecek oğlanın başını.
Siz, Kürşat kızı Canfeza Kilimci, Mehmetoğlu Mahir Yılmaz'ı eşiniz
olarak kabul ediyor musunuz?
Bir ömür boyu birinin canına sebep olmanın ağırlığını biliyor musun sen benim kızım?
Sen Mahir için bunca kara sevdaya düşmüşken o vicdan azabıyla
bir gün bile yaşayamazsın.
Ne işin var senin burada?
Cafeza.
Defol git buradan.
Defol git.
Kızımı almadan hiçbir yere gitmem.
Sen nereden kime alıyorsun be? Alçak herif.
Ne yüzle çıkıyorsun karşımıza?
Kızımı almaya geldim.
Bana bak. Mahir.
Bak beni katil etmeden, defol git şuradan.
Defol.
Canfeza.
Kalk o masadan.
Buradaki herkes bilsin.
Benim bu nikaha rızam yoktur. Hadi şimdi kalk o masadan.
Ben de Apollon gibi yapardım bu arada.
Neyi?
Seni korumak için şakaya çevirirdim.
O zaman bir daha beni göremezdin.
Evet.
Ama iyi olduğunu bilirdim.
Sevgi böyle bir şey işte.
Bazen fedakarlık gerektiriyor.
Ne kadar çok sevsen de ondan vazgeçecek kadar.
Ne saçmalıyorsun sen?
Canfeza,
gidecek o boş ver.
Ya otur sen.
Sakin ol, sıkıntı yok, tamam mı? Gidecek oku birazdan.
Haydi, haydi.
Canfeza,
kalk o masadan.
Ben yapamam.
Ne?
Yapamam.
Seninle evlenmem.
Özür dilerim, ben babamla gideceğim.
Canfeza, saçmalama.
Babandan bahsediyoruz.
Kaç defa bıraktı seni.
Psikopatın eline verdi.
Biliyorum.
Biliyorsun, niye ayaktasın o zaman?
Çünkü o benim babam.
Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin.
Ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım, ben babamın kızıyım.
Canfeza.
Saçmaladın, biz
birbirimizin kaderiyiz.
Seviyoruz biz birbirimizi.
Evet birbirimizi sevdik.
Ama sevmek yetmiyor.
Hadi yürüyün siz de. Hadi kızım.
Canfeza!
Bana bak!
Bakma kızım.
Bakarsan gidemezsin.
Bakma.
Mahir!
Canfeza!
Bana bak!
Canfeza!
Mahir?
Canfeza.
Canfeza?
Ambulans çağırın!
Ambulans çağırın!
Noldu!
Tamam, tamam, tamam. Kardeşim!
Kardeşim Mahir. Kalk. Noldu, noldu?
Canfeza?
Mahir.
Canfeza?
Canfeza’yı alacağım dedim sana Mahir.
Erkek, silahla yaralama.
Çok fazla kan kaybı var, nabzı düşük ve bilinci kapalı.
Hemen kırmızı alan alın çabuk, acele edin.
Korkma, korkma anneciğim,
Korkma oğlum.
Korkma.
Korkma anneciğim.
Korkma anneciğim korkma.
Korkma oğlum.
Korkma anneciğim korkma.
Korkma. Korkma.
Korkma.
Baba bırakma bizi, baba ölme lütfen bırakma bizi.
Korkma, sakın korkma anneciğim.
Baba bırakma bizi! Sakın korkma tamam mı?
Ölme. Sakın bırakma bizi baba. Bırakma bizi.
Anne kurtar.
Anneciğim korkma sakın korkma.
Sakın korkma tamam mı?
Mehmet sakın bırakma bizi. Bak ben buradayım sakın,
sakın bırakma bizi.
Mehmet sakın.
Vurdular.
Böyle...
...sırtından, vurdular Mehmet’i.
Hiçbir şey yapamadım.
Sırtından vurdular.
Şehit ettiler.
Ellerimden kayıp gitti.
Hiçbir şey yapamadım.
Mehmet.
Oruçluydu, tepsi kebabı yapacaktım.
Karnı açtı.
Yetiştiremedim.
İftara yetiştiremedim.
Yetiştiremedim.
Eğer babana geri dönersen her şey eskisinden daha kötü olacak.
Boris'le Selim'in baskısı var adamın üstünde.
Senin geçenkinden daha fena harcar.
Bunu sen de biliyorsun. Birbirimizin katiliyiz.
Seviyoruz biz birbirimizi.
Tamam sevdik birbirimizi ama sevmek yetmiyor.
Canfeza!
Geri gelecek, beni almaya çalışacak.
Kim alacak seni?
Canfeza, kim alacak seni?
Niye alamazsın Mahir, yerimizi biliyor artık.
Benimle evlendiğin gün, kimse seni benden alamayacak.
Bizi birbirimize bırakmazlar.
Kaderin önüne hiçbir şey geçemez.
Yazıklar olsun sana.
Sen şimdi kendi elinle kızını alıp,
o iblise emanet edeceksin öyle mi?
Sen o kadar aptal mısın?
O kadar akılsız mısın sen?
Bu kadar yüreksiz misin?
Senin hiç mi haysiyetin,
hiç mi merhametin yok Kürşat?
İyice anladın değil mi onlar içeriye girdiklerinde burası yıkılacak!
Anladım Selim bey hiç merak etmeyin.
Ben değil sen merak et, olası bir aksilikte de git kendini imha et beni hiç yorma.
Peki efendim.
Koçum benim.
Gerçekten bunu yapacak mısın?
Gerçekten bunu yapacak mıyım?
Sen olanı biteni pek anlamadın galiba.
Mahir ve Canfeza nikah masasındalar ve Canfeza Mahir'i terk etti.
Milyonda bir görülen bir olay.
Bugünü bayram diye her sene kutlamamız lazım.
Daha önceden haberim olsaydı uçak indirirdim bahçeye.
Sen kazandın yani.
Ben yaşayacağım. Bana bir şey yapmayacaksın değil mi?
Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım.
Bu Canfeza daha önce bana defalarca kez çizik attı,
yamuk yaptı ve babası da biraz değişik, ailece bipolarlar.
Ne yapacakları belli olmaz bunların.
Şu kapıdan içeriye girsinler, öyle emin olalım.
Selim.
Bak,
eğer beni şu an bırakırsan dedemden kaçabilirim.
Sen neden durmadan kaçma planı kuruyorsun?
Selim Bey.
Geldiler mi?
Yok Selim Bey, başka bir misafirimiz var.
Kim?
Cabir Haroğlu.
Selim lütfen izin ver, kaçayım bak, lütfen.
İçeri al.
Cabir ağa, Cabir ağa.
Biraz erken gelmedin mi?
Canfeza daha gelmedi.
Biliyorum.
Ya o zaman burada ne işin var?
Söz verdiğim gibi,
kız gelir gelmez,
torunumu alıp buradan gideceğim.
Burada bekleyeceğim.
Tabii sen otur, burada bekler rahat et. Bizim çocuklara söyleyeyim de,
sana içecek bir şey getirsinler.
Dede.
Babam,
iyi mi?
Baban öldü.
Bundan gayrı bir tek ben varım.
Baba.
Baba.
Amirim.
Züleyha teyze nasıl?
Nasıl olacak?
Kötü,
sakinleştirici verdiler.
Yaşadıklarını kaldıramıyor tabii kadın.
Kendi kendinize iş yapıyorsunuz.
Düğün günü çıkıp gidiyorsunuz.
Hayır bu yetmiyor Mahir vuruluyor. Ve hastaneye gitmek yerine,
nikaha gidiyorsunuz.
Hadi o aklını yitirdi de sen de mi yitirdin lan?
Amirim yani Mahir bu dinlemiyor ki.
Canfeza’ya söz verdim o nikaha mutlaka yetişmem lazım dedi.
Ben de yapamadım.
Sen de tamam mı dedin ulan?
İşte yaram ağır değil dayanabilirim deyince
ben de yani bir şey diyemedim.
Aferin oğlum aferin.
Nikaha yetişti de bir şey oldu sanki.
Ne oldu peki? Konuşturdunuz mu Orhan'ı?
Değdi mi bunca şeye?
Yok.
Yani tam ikna ettik adamı böyle konuşturacaktık.
O Boris denen adamın adını verecekti.
Sonra biri geldi vurdu. Mahir de onun peşine koştu zaten.
Yaşıyor mu Orhan?
Yani sayılır. Durum bayağı ağırmış,
yoğun bakıma almışlar.
Yani doktorlar bu geceyi çıkaramayabilir dedi ama Mahir yine
de güvenlik önemli olsun diye başına bir polis memuru dikmemi istedi.
Çünkü bu Boris denen herif ya da o Selim Orhan'ı ortadan kaldırmak istiyor sonuçta.
Yani.
Tamam.
İyi düşünmüş.
Evet.
Amirim.
Ben bir Asaf Ağa’lara bakayım.
İyi, bak.
Mahir ameliyattan çıkar çıkmaz bana haber verin.
Tamam mı?
Niye?
Sen bir yere mi gidiyorsun amirim?
Bir iki işim var. Onları halledip geleceğim ben.
Sen sakın buradan ayrılma.
Belki acil bir şeye ihtiyaçları olabilir, tamam mı?
Haydi bakalım.
Başla,
isyan etmek gibi olmasın ama.
Rabbim bize kötü kader yazmış Asaf Ağa.
Ama, böyle bir şey olmayacak.
Ameliyattan sağ salim çıkacak.
O keçi gibi inadıyla,
benim karşımda duracak.
Bana haddimi bildirecek,
diklenecek.
Biliyorum ben.
Mutlu olsun Afet Hanım.
İstediğin oldu.
Nikah bozuldu.
O kızla olmazdı Asaf Bey.
Sen de biliyorsun,
oğlumuzun katili.
Olurdu Afet Hanım. Olurdu.
O iş babasının rızasıydı.
Ben oğlumu rüyamda gördüm.
Mahir'in o kızla evlenmesini istedi.
Halit o kadar mutlu muydu ki.
Ben de mutluydum.
Oğlumuzun,
yapamadığımız düğününü yapıyor gibiydim.
Oğlumuzda eksik olan ne varsa, Mahir'le yapıyordu.
Onca yıl sonra,
ilk defa içim dağıttı.
Mahir bugün öldü adeta Hanım. O kız onu bırakıp giderken,
gözümün
önünde öldü.
İnşallah bu işte parmağın yoktur.
Yoksa bu sefer, senin gidecek bir evin olmaz.
Seni boşarım.
Asaf dede. Bir gelişme var mı?
Yok oğlum.
Bu sıraya nasıl?
Nasıl sakinleştirici verdiler, uyuyor.
Ben bunun için mi hayatta tuttum lan seni?
He?
Bunun için mi yaşattın?
Yapman gereken tek şeyi Orhan'ı susturmak.
Onu bile beceremedin.
Mahir'in canına nasıl kastedersin lan sen? He?
Mecbur kaldın.
Yürü git lan.
Senin amacın ne lan?
Babasını öldürdün.
Şimdi de Mahir'in elinin sana uzanacağından korktun.
Fırsat bildin onu da vurdun.
Yemin ederim.
Yemin ederim isteyerek yapmadım.
Bak eğer ben Mahir'i durdurmasaydım yüzümü görecekti.
Eğer Mahir'e bir şey olursa anan helvanı kavurur.
Orhan'ı da indirememişsin zaten.
Nasıl ölmemiş mi?
Ölmemiş.
Dokuz canlı.
Durumu da çok ağırmış.
Tamam. Halletmemi mi istiyorsun?
Halledecek olsam sana mı bırakırım lan?
Defol git şimdi.
Benden haber bekle.
Hiçbir yerde görünme.
En azından bir annemi arasam.
Müsaade etsen. Bir sesimi duysa.
Kimseyi aramayacaksın.
Annen gidiyor.
Denizli’ye dönüyorlarmış.
Seni de yutrdışına gitti biliyor.
Sen öldün.
Benim sayemde yeniden doğdun.
Sözümden çıkmayacaksın.
Anladın mı?
Sıfırlayacaksın kendini.
Git şimdi, haydi.
Yürü.
Çalıyor mu?
Ya çalıyor ama açmıyor.
Ay.
Kürşat beyim buradaysa benim oğlum nerede?
Apar topar verdi bizi bir adamın eline sepetledi.
Hani Kürşat beyin yanına gitmişti ya Savaş?
Bilmiyorum ki.
Bir şey sormaya kaldı mı ki, Maviş anne zaten yani?
Biz daha ağzımızı açamadan apar
topar koydular bizi o otogara.
Ya bu Kürşad Bey de nereden çıktı geldi ben anlamadım ki.
Deccal gibi çöktü üstümüze.
Hepimizi bir yana savurdu yani. Şimdi Eznenem nerede,
Canfeza nerede, Savaş Abi nerede?
Bilmiyoruz.
Bilmiyoruz.
Ay hiçbir şey akla mantığa oturmuyor.
Ya bu Kürşat Bey Canfeza'ya ne dedi de bu kız canı gibi sevdiği Mahir'i
nikah masasına bıraktı mesela.
Ay ben hala inanamıyorum.
Nasıl oldu bu iş?
Kürşat Bey Canfeza nereye götürdü acaba?
Ya şimdi bu kız bizden yardım isteyecek olsa,
arayacak olsa nasıl ulaşacak? Ta Denizli'den nasıl el uzatacağız ona?
İstanbul Denizli Seferi'nin kalkış vakti
gelmiştir.
Sen
de benim düşündüğümü mi düşünüyorsun?
Vallahi ne yalan değil.
Oğlumdan haberi alamamışken ayaklarım geri geri gidiyor.
Ben oralara sığamam Sabri.
Al benden de o kadar. Gitmiyoruz denize yemenizi
yakalıyoruz İstanbul'da.
Kalalım kalalım da.
Gecenin bu vakti ne yapacağız İstanbul'da?
Kime gideriz, kimden yardım alırız?
Nasıl yaparız bir başımıza?
Sen akillanıyorum o Ayşen'in, ben biliyorum kimi arayacağımızı.
Dur, sen bana güven.
Hey, beri bak.
Akşam oldu ya.
Geleceklerinden emin misin sen ha? Bu iş benim midemi bulandırıyor ha.
Öyle mi?
Sen de benim midemi bulandırıyorsun ama katlanıyorum.
Sen ne diyorsun lan ha?
Selim Bey,
geldiler.
Bu tam zamanı, parti başlasın.
Destur.
Ne yapıyorsun Selim, kafayı mı yedin?
Yo, kutlama yapıyorum.
Mahir kaybetti.
Ben kazandım.
Kalk kız kalk kalk,
kalk gidiyoruz haydi,
kalk.
Ben sözümde durdum.
Sen de istediğini
aldın. Biz gidiyoruz.
Ama.
Partiye katılmayacak mısınız?
Ne partisi be?
Vazgeçtim gidin.
Yürü kız.
Esen kalın kendinize dikkat edin.
Sen de mi geldin ninecik?
Yüzlerinize bakıyorum da, kutlamamdan pek etkilenmediniz galiba.
Olsun, sıkıntı değil.
Sonuçta ben Selim Allamiyim.
Benim de kendime has bir stilim var.
Hem, her gün Canfeza Mahir'i nikah masasında bırakmıyor öyle değil mi?
Kutlanması gereken bir gün.
Çok önceden burada olmalıydın kıymettim.
Çok önceden.
Bu evi bizim için hazırlatmıştım.
Ama olsun, sıkıntı yok. Ne demişler?
Geç olsun ama güç olmasın.
Gelini güzelmiş,
yokuşmuş.
Ama benim aldıklarım daha güzeldi. Kesin bunu o vizyonsuz Mahir seçmiştir.
Hey hey hey, Selim Abla be.
Ağır ol.
Kızımın kılına zarar versen kırarım elini.
Haddini bileceksin.
Sen kızı hırpala diye getirmedim ben buraya.
Bir anlaşma yaptık amma kızıma zarar verirsen anlaşma bozulur he.
Hadi ya.
Kürşat bu nasıl bir trajedi?
Hayatında ne oldu da bir anda böyle değişik süper bir baba oldu?
Tamam tamam, tamam tamam.
Kızına fiziksel bir temasta bulunmayacağım.
Sözünü tuttun, Can Sezai'yı buraya getirdin.
Şimdi bunu da al, gidin buradan.
Ya, ne münasebet?
Öyle bir dünya mı var? Ne sıfatla bırakacağım kızımı buraya?
Nasıl ya?
Nikahınız olmadan kızımı burada bırakmam.
O zamana kadar biz de burada kalacağız.
İkiniz de bu evde mi kalacaksınız?
Evet, ikimiz de.
İşine gelmiyorsa gidelim.
Buna da tamam.
En iyi diyelim Canfeza bonuslarıyla gelmiş.
Peki bakalım öyle olsun.
Haydi yürüyün anacığım, haydi kızım.
Gel buradan kızım.
Hala, babam gitti hala.
Bir de utanmadan ağlıyor musun?
Hiç mi vicdan yok sende?
Hiç mi vicdan yok?
Başkasından peydahladığın bebeği, Yılmazlara mı kakalayacaktın?
He?
Hala,
sen nereden biliyorsun?
Sen beni aptal sandın değil mi?
He, ben duymayacağım,
öğrenmeyeceğim sandın. Beni de kandıracaktın değil mi?
Bebek.
-He.
Yılmazlar’ın değilmiş.
Abi sen,
sen ne diyorsun ya?
Nasıl bir şeytansın?
He.
Bana bak,
Kemal biliyor muydu? He?
Kız,
kız ne ettin Kemal'e?
He?
O kazada senin burnun bile kanamadı.
Kemal ölüverdi.
Bana bak.
Sen ne ettin Kemal'e?
Ha? Ne ettin Kemal'e?
Vallahi, vallahi ben hiçbir şey yapmadım.
Yemin ederim.
Ne olursun bak. Döv bağır çağır ama hiç kimseye bir şey söyleme.
Ne olursun ya!
Sen benim ciğerimi aldın benden.
Benim ağabeyimi aldın.
Sen babanın katilisin.
Katilisin!
Allah belanı versin.
O bebek, o bebeği kimden peydahladın?
He?
Kimin o bebek?
Kimden peydahladın?
Kimin bebesi bu?
He?
Babası kim?
He?
Londra'daki.
Dil hocam.
Seni arsız,
seni terbiyesiz.
Sen hangi yürekle,
hangi akılla böyle bir şey ettin?
Biz seni böyle mi yetiştirdik?
Ah ben delireceğim.
Ah ben delireceğim.
Sen o bebeği
Yılmazlar’ın soyu diye kakalayacaktın he?
Hala ne olursun bak,
Beni bir dinle sana söz veriyorum her şeyi anlatacağım ama ne olursun
sana yalvarırım bak dedeme sakın söyleme.
Hala söylersen beni öldürür gerçekten yaşatmaz.
Biliyorsun.
Ya sen bunca rezilliğin içinde hala kendini düşünüyorsun ha!
Seni bencil
Ah.
Sıla?
Sıla, Sıla kuzum halam
Ben ne ettim?
Nedret!
Ambulans çağır.
Kuzuma ben ne ettim?
Tamam.
Tamam, tamam geçti.
Selim.
Selim ya gözümü açar mısın? Bırak.
Bırak.
Selim.
Nasıl?
Beğendin mi odanı?
Sen ağır ruh hastasısın.
Canfeza.
Bana kızdın mı?
Yoksa bunun için mi?
Kalbimi kırdın.
Mahir.
Mahir.
Ne oldu?
Küstün mü bize yoksa?
Benim için o nikah masasında terk ettin ya.
Hazmedemedi.
Ex damat küsmüş bize.
Seni akıl hastanesine kapatmaları lazım.
Söylediğin şeyler yüzünden seni cezalandırmalıyım Canfeza.
Ama baban o tarafta.
O yüzden empati ve sevgi dolu olmalıyım.
Ah Canfeza ah çok kötü günler geçirdin.
Başına çok kötü şeyler geldi.
Seni de anlıyorum psikolojin bozuldu, kötü durumdasın
ama merak etme doğru yerdesin, seni tedavi edeceğim eskisinden daha
da iyi yapacağım seni.
Ne de güzel gülüyor değil mi?
Korkma, atlatır bu durumu.
Sevdalıktan kimse ölmemiş.
Mahir de ölmez, toparlar.
Bu hayatta insanlar ikiye ayrılır.
Bir,
kaybedenler.
İki,
kazananlar.
Tamam yeter artık, sus.
Ne oldu, canın mı sıkıldı?
Eğer canın sıkıldıysa doğru yerdeyiz demektir.
Daha da fazla sıkılacak canın. Bu evde sana cehennemi yaşatacağım.
Bu evde başına gelmedik şey kalmayacak Canfeza.
Beni ortada bırakıp madara etmenin bedelini sana fitil fitil ödeteceğim.
Umurumda değil, istersen öldür.
Seni öldürmek gibi bir hata yapacağımı sanıyorsan yanılıyorsun.
Seni öldürmekten beter edeceğim Canfeza.
Ölmek için bana yalvaracaksın.
Seni muhtaç edeceğim.
Seni perperişan edeceğim.
Ondan sonra tekrar iyileştireceğim.
Sevgili Mahir.
Gülen yüzün hiç mi hiç solmasın.
Buonasera.
Buyurun, teyzeyi buraya verdi Selim Bey.
Bakma bana böyle, hadi gir içeri.
Sen doğuracağıma taş doğuraydım.
O kazada gebereydin zaten.
Yahu ana.
Sinirlenmeden önce bir anlatacaklarımı dinleseydin.
Sana inandım ya.
Bana da yazıklar olsun.
Kızının yüzünü soldurup, o iblisin yüzünü güldürdün.
Nasıl da mutlu oldu,
nasıl da sevindi onun istediklerini yaptın diye.
Yahu ana.
Bırak, kudura kudura eğlensin.
Yine zaferin tadını çıkarsın bırak.
Bilesin ki bu yaptıkların yanına kalmayacak.
Sen de hesabını vereceksin.
He ana vereceğim, ben de hesap vereceğim.
Ana bak Canfeza’nın düğününden önceki gece gelip
de bana Allah'ın hesapları kesme vakti geldi.
Dedin ya.
Heh işte şimdi o vakit geldi.
Hesabım kesildi.
Ben de hesabımı ödeyeceğim. O gün geldi.
Onun için buradayım.
Onun için bozdum Canfeza ile Mahir'in nikahını.
Sen ne diyorsun be?
Günahının bedelini böyle mi ödeyeceksin sen?
Kızını o akıl hastasına vererek, günahına günah katıyorsun sen.
Yav anacım günahma günah falan kattığım yok.
Yav ben niye kızımı Selim'e vereyim?
Sen benden alay mı ediyorsun Kürşat?
He? Madem vermeyecektin, niye bırakmadın da Canfezam mutlu olsun?
Niye bizi derleyip toplayıp
buraya getiriverdin o zaman?
Ya ana çünkü biz de o içerideki manyak gibi oyun oynamak zorundayız.
Burada kalıcı değiliz.
Ya ana ben kızımı o akıl hastasına bir kez daha verecek kadar akılsız mıyım?
Oğlum akıllandı, aklı başına geldi.
Dostunu da düşmanı da iyi belledi.
Bunlar bana bir oyun kurdular. Beni en dibe ettiler.
Cehennemi gösterdiler.
Üstüme kapıyı kapattılar.
Amma ölmedim işte.
Kürşat sen ne diyorsun?
Ana.
Dizine yatıp da verdiğim sözlerin hiçbiri yalan değildi.
İlk defa sözümde duracağım.
Bana emanet olan kızımı koruyacağım.
Günahımın bedelini ödeyeceğim.
Bunun için gerekirse canımı vereceğim.
Ne sözümü yerde bırakacağım ne borcum ardımda.
Ana o nikahım bozmak zorundaydım.
Kızı buraya getirmek zorundaydım zorla.
Yoksa bu oyunu yeniden kuramam.
Ne oyunu?
Onlar bana bir oyun oynadılar.
Ben de onlar gibi bir oyun oynayacağım.
Oyunun sonunda ben dahil herkes yaptığının bedelini ödeyecek ana.
Bu adamlar iblis. Sen onlara oyun kurabildin mi hiç?
He he, senin oğlun da melek değil ki ana.
Sen meraklanma, ben her bir şeyi düşündüm.
Kürşat sen ne yapıyorsun?
Hırsına da nefsine de yenilme.
Bak kendini ziyan ettin.
Yetmedi Canfeza'yı da ziyan edeceksin.
Anne yemin ediyorum bak.
Bu defa başka.
Sana bir söz verdim.
İnsan olacağım dedim. Baba olacağım dedim.
Bak.
Senden tek istediğim.
Sabırla izle.
Ve benim yapacağım hiçbir şeye karışma.
Sakın ola Canfeza‘ya bir şey deme.
Selim Canfeza'nın artık onun olduğuna iyice inanmalı.
Bak ana.
Bu işin sonunda sen Canfeza da feraha kavuşacaksınız.
Ama sen bana güven.
Ana bir kerelik olsun güvenebilir misin?
Sen bu adamlarla baş edemezsin.
Onlarla tek başıma oynayacağımı baş edeceğimi kim söyledi?
Kimle olacak ki?
Oyuna öyle birini dahil edeceğim ki
Sonunda,
hepsinin kıyameti kopacak vallahi.
Babamın ayakkabıları.
Babaanne.
Dede.
Amca?
Sen misin gerçekten?
Benim oğlum
başka kim olacaktı ya?
Sen?
Nasıl geldin ki buraya?
Ya ben hep buralardayım.
Benim evim değil mi?
Doğru.
Haydi seni bekliyorum yemek için. Gel.
Nerede kaldın sen?
Bak, babaannen ne güzel yemekler hazırlamış.
Annen tepsi kebabı yapmış.
Çok seversin sen.
Allah Allah.
İşler yolunda gitmiyor he?
Gitmiyor
Ben senin gibi değilim.
Senin kadar iyi değilim yani.
Benim işlerimin hep iyi gittiğini ne biliyoruz?
Bilmiyorum.
Bana kırgın değilsin değil mi?
Kızgın mısın bana?
Ben sana ne zaman kızarım biliyor musun Mahir'm?
Bilmiyorum.
Ne zaman?
Sözünden döndüğün zaman.
Yolu yarıda bıraktığın zaman.
Pes ettiğin zaman.
Ben çok yorgunum be baba.
Her şey çok karışık.
Öyle değil mi?
Bir keresinde seninle denize gitmiştik.
Bodrum'u hatırladın mı?
Hatırladım.
Neredeyse boğuluyordum.
Sudan çıkınca ne ağladın be.
Çok korkmuştum.
Peki ben ne yapmıştın?
Onu hatırladın mı?
Beni tekrar denize atmıştın.
Öyle.
Ben seni o gün bir daha denize atmasaydım.
Sen belki de yüzmeyi hiç öğrenemeyecektin.
Evlat.
Başına gelenlerden korkarsan, sinersen.
başını ezerler.
Erkek adam net olur Mahir.
Erkek adam onun olana sahip çıkar.
Erkek adam sözünde durur.
Erkek adam ölene kadar pes etmez.
Sözünde dur Mahir.
Sözünde dur.
Çünkü.
Urfalı’nın sözü...
...ağızdan bir kere çıkar.
He.
Çünkü
sen daha ölmedin oğlum.
Baba!
Mahir Bey.
Mahir Bey.
Uyanmaya çalışalım.
Çok güzel, açın gözlerinizi.
Sizi ameliyat ettik. Çok iyi operasyondu.
Daha iyi olacaksınız.
Yoğun bakımda izleyelim bu gece.
Yakınlarına da haber verin. Yoğun bakıma aldığımızı.
Baba.
Nasıl kıydılar baba yeğenime?
Ha?
Oğlum sakin.
Durumu nasıl yaşayacak mı? Bak bana doğruyu söyleyin ha.
Ferman, bağırma oğlum sakin ol.
Ya ciğerimiz alev almış bana sakin ol diyorsun Allah'ını seversen ya.
Dağ gibi yeğenimi kalleşçe vurmuşlar.
Ben nasıl sakin olayım?
Oğlum otur bir sakinleş soluklan.
Allah'ım yarabbim ya.
Oturdum.
Hadi deyin bir şey deyin. Doktor söylemedi mi?
Biz de bilmiyoruz oğlum ameliyatta.
Haber vermediler daha henüz haber bekliyoruz.
Ferman,
Sevde nasıl?
Nasıl olsun baba?
Abisi göçmüş gitmiş kız perişan halde.
Haftalardır başımıza gelmeyen kalmadı ki.
Kolay mı canım?
Canından can koktu.
Ya, cenaze işlemlerini hallettiniz mi?
Hallettik baba hallettik.
Yarın öğle namazını müteakip, burada toprağa vereceğiz.
Cenazeye gelirsiniz herhalde.
Geleceğiz tabii.
Ha.
Of ya Rabbi,
Allah'ım bu çocuk inşallah ölmez.
Tövbe tövbe, ağzından yel alsın.
Alsın ana, alsın.
Patır patır siliniyoruz tarih sayfasından.
Böyle giderse Yılmazların soyu iyice kuruyacak.
Ferman da düşecek.
Oğlum ne diyorsun sen ya?
Baba.
Cabir ağa Sıla'yı almış eve götürmüş.
Sevde de oraya gidiyordu gelirken konuştum.
Bak Allah korusun, Mahir'e bir şey olursa
Sıla mevzu iyice karışacak.
Artık Cabir seni mi vurur, beni mi vurur, ben kendimi mi vururum,
kim kimi vurur Allah bilir.
Ferman saçmalama artık.
Oğlum dur dur.
Sen Sıla’yı almışlar mı dedin?
He.
O zaman babası Canfeza'yı Selim'e götürdü.
Canfeza Selim'in yanında.
Herhalde öyle. O manyak başka türlü nasıl bırakacak kızı?
Sevde mi?
Yok ana.
Şey, müşteri.
Akşam akşam ne müşterisi?
Bu önemli değil ya.
Ya ben bu çocuğun bu haline vallahi çok üzülüyorum ya.
Bu nasıl kadersizliktir ana?
Öyle.
Doktor Kerim Kara.
Doktor
Kerim Kara.
O Canfeza.
O Canfeza'nın da yaptığı iş mi?
Benim aslan gibi yeğenim herkesi karşısına alsın.
Sen git o katil babanı seç falan.
Nasıl bırakıp gittin be, kara vicdanlı?
Bir insanın aslı neyse,
nesli de odur.
Katilin kızı, soyu bozuk.
Hemşire hanım, durum nasıl?
İşte söz verdiğim gibi hepsi burada, bakalım neler varmış.
Kaçakçılıkların,
ahlaksızlıkların ve yolsuzlukların ve daha fazlası hepsi burada.
Sen de az değilmişsin Kürşat, hiç rahat durmamışsın.
Raşit'e de helal olsun.
Raşit'e de helal olsun, her adımını
yaptığın her şeyi izleyip arşivlemiş.
Bayağı iyi.
Çocukluk fotoğrafını bile bulabilirsin bundan.
Ulan adi herif.
Bunca zaman her bir şeyi saklamış.
Bunların birazı bile ortalığa çıksa bir daha güneşi göremezsin.
Bütün ömrün hapiste geçer Kürşat.
Nasıl aldın bunları?
Üzümünü ye bağını sorma.
Söz verdiğim gibi her şey burada.
Eyvallah eyvallah.
Eyvallah.
O zaman yeniden işimize geri dönebilirse he.
Hay hay tabii ki de.
Ama önce benim bir eve çıkmam lazım.
Kızıımı anamı bir eve koyman gerek. Senin yarına kalamayız.
Nenecikle istediğiniz yere gidersiniz. Canfeza benimle kalacak.
Katiyen olmaz evlenmeden olmaz öyle şey.
Kürşat ne oldu kızın kıymete mi bindi?
O evden o eve götürüp kızın psikolojisini bozma.
Benimle kalsın. Ben bizim çocuklara söylerim size bir
ev ayarlarlar.
İstemez istemez.
Denizli’den çocuklar geldi onlar her bir şeyi hallediyorlar
sen merak etme hani istemem.
Peki dediğin gibi olsun.
Biz de işimize bakalım.
Bakalım bakalım ama bir eksiğimiz var.
Neymiş o?
Yav işlerimizi sorunsuz halletmek için ihtiyacımız olan biri.
Kim?
Polis ya.
Polis ve sen.
Aynı masaya oturup iş tutacaksınız öyle mi?
Hiç güleceğim yoktu Kürşat.
Hayat bu Selim Allame.
Eski dosttan düşman olmaz.
Hem o risalsız ile benim göbek bağım var.
Bak birbirimize düştüğümüzde ne olduğunu gördük.
Yan yana durmazsak ayakta kalamayız burada.
Sen bir görüşme ayarla.
Normalde bana bu teklifi yapsan sana hayır derdim.
Vıcık vıcık ilişkilerden nefret ederim.
Ama galiba haklısın.
Söylediğin şeyler doğru.
Bu arada bunları ne yapacaksın?
İmha etmen gerek istersen sana yardımcı olabilirim.
Hatıra olarak saklamak istemezsin başına iş gelir.
Gerek yok ben hallederim sen bana bırak.
Sen yok musun sen?
Suç makinası.
Ulan Selim Allame.
Bunları kopyalamadıysan ben de Kürşat Kilimci değilim.
Ne oldu lan burada?
Kimi aldı lan dosyaları?
He!
Ulak girdi efendim. Emrettiğiniz gibi.
Siz ve bu ulak dışına kimse buraya giremez.
Buyurun buyurun hoş geldiniz.
Kusura bakma seni de bu saatte rahatsız ettik ama.
Hayatta da çok geç oldu.
Ev biraz dağınıkmış.
Şöyle yapayım ev.
Bayağı dağınık kusura bakmayın.
Ben hallettim şöyle. Normalde yazları Ayça geliyor tabi.
Hani ama şimdi gelmeyince böyle bir şey oldu.
Ayça.
Yani tanımıyoruz ya ondan şey ettim.
Ayça benim kız kardeşim.
Ha. O şimdi Niğde'de okuyor.
Tabi.
O gelemeyince biraz böyle oldu.
Böyle de vallahi hiç olmadı ya kusura bakmayın.
Ay ne kusuru evladım? Asıl sen bizim kusurumuza bakma.
Böyle damdan düşer gibi oldu.
Estağfurullah olur mu hiç öyle şey? Siz buyurun oturun böyle
ben bunları gardıroba atıp geleyim.
Şaka.
Ay bu ne pislik.
Maviş anne burada üç harfliler cirit atıyordur ben sana söyleyeyim.
Yani biz bu gece burada kalırsak iyi saatte olsunlar karışır gideriz.
Kızım sus duyacak çocuk.
Ay susacak gibi değil yani.
Ay bir de kardeşi geliyormuş. O da pasaklı herhalde.
Sus artık Allah aşkına.
Yarın siler paklar otururuz işte.
Yok anam burası paklanacak gibi değil.
Bu evin böyle kökten temizlemek için alev alev yakmak lazım.
Evet telaştan soramadım ben bir şey yer misiniz?
Yok, yok biz hiçbir şey yemeyiz. Yani biz şeyiz,
ölümcül diyetteyiz.
Su bile içmiyoruz yani, ağzımıza hiçbir şey sokmuyoruz.
O derece şeyiz, demi Ayşe annem
Evet yavrum, biz ölümcülüz.
Neyse, şey yapalım ya. Sen asıl ne oldu onu anlat ya.
Biz apar topar çıktık ya.
Şimdi ortalık karışmıştır.
Hadi gel anlat, vallahi meraktan çatlayacağız.
Ne oldu?
Ne kadar güzel soydun öyle elmayı ya.
Ah Canfeza Hanım ah.
İyisiniz, hoşsunuz, güzelsiniz ama bir eksiğiniz var işte.
Neymiş benim eksiğim?
Mutfak işlerinide çok kötüsün.
Ama sana iyi bir haberim var, ben orada da iyiyim.
Evet,
biz senin köftendeki becerilerini gördük.
Bak, terbiyesizlik yapma. Aynı şey değil.
Aç bakalım ağzını.
Ah, ah. Şu elleri de yıka.
Ne oldu? Zor mu geldi?
Kızım kötürüm gibi kaldın. Hiçbir şey yapamıyorsun.
Sana yardımcı olmaya çalışıyorum.
Yok o zaman kınam tutmaz.
Ha tutması tutması ya.
Ben bu kınayı da hiç anlamıyorum
Gerçekten çok ciddi söylüyorum.Bunun bir manası var mı?
Ne anlama geliyor yani ? Bir olayı var mı ?
Sen kesin biliyorsundur şimdi.
Batıl inançlardan sorumlu Devlet Başkanı Canfeza Kilimci söyle bakalım.
Tabi ki var bir anlamı kına adanmışlıktır.
Adammışlık?
Evet.
Kına yakan iki insan birbirlerine adanırlar.
Hatta bir belgeselde izlemiştim, böyle Hindistan,
Pakistan'da falan böyle kınaların eşleri birbirlerine
böyle telepatik bir bağ oluştuğuna inanıyorlar.
Böyle eşler birbirine uzaktaysa bile.
Birbirlerini hissedebiliyorlarmış, duyabiliyorlarmış felan.
Yani.
Kolay gelsin diyoruz tabii ki.
Peki bu kına bağımlısı arkadaşlara telefon tavsiye etmemişler mi hiç?
Daha pratik olmaz mıymış?
Mahir çok gıcıksın, inanmazsan inanma.
İnanmıyorum çünkü bizim kınaya ihtiyacımız yok.
Evet, sen cep telefonuyla halledersin.
Hayır, cep telefona da ihtiyacım yok.
Sen fısılda ben seni duyarım.
Duyarım ben seni.
İstersen karanlıklardan çıkarım seni.
Duydun mu? Bizim buraya saçma sapan
şeylere ihtiyacımız yok.
Ver bakalım şu elini merak etme bir şey yapmayacağım.
Ben seni her türlü duyarım
tamam mı?
Tamam ben bir ara denerim o zaman bakalım duyabiliyor musun?
O konuda da kötü bir haberim var.
Bunu hiç deneyemeyeceksin çünkü hiç senden o kadar uzak kalmayacağım.
Tut. Bu kadar uğraştın bari tutsun.
Mahir.
Canfeza.
Ne yapıyorsun?
Ah Mahir ah.
Kendine gelir gelmez Canfeza'yı sayıklaman beni derinden etkiledi.
Şerefsiz.
Şerefsiz.
Mahir böyle şeyler yapma.
Agresif olma güce ihtiyacın var.
Dinlenmelisin çünkü sen vuruldun.
Sana bir şey söylemeye geldim.
Söyleyip gideceğim merak etme.
Canfeza artık benimle.
benimle.
Nasıl kaçırdın onu?
Nasıl kaçırdın şerefsiz?
Kaçırmadım kendi ayaklarıyla geldi.
En doğrusunu yaptı.
Ait olduğu yere geldi.
Ah Mahir ah nasıl ki bir duygu bir bilsen.
Geceleri o kıvırcık saçlarına kafamı gömüp uyuyorum ya.
Tarif edilemez bir duygu.
Hele ki o sabah uyanmalarım gözlerimi açtığımda
yanımda bir melek görüyorum her sabahı.
O benim karım.
O benimle Mahir.
Yakında nikahımız var.
Sana ellerimle davetiyemizi getirdim.
Belki şahidimiz olmak istersin.
Ha bu arada nikah sade değil bu sefer.
Ölmek için.
Ölmek için yalvaracaksın bana.
Duyuyormusun beni.
Canım kardeşim benim sakın kendimi yorma ben yanındayım senin.
Beyefendi ne yapıyorsunuz buraya girmeniz yasak çıkın lütfen.
Hemşire hanım bu gördüğünüz adam benim ahiretliyim.
Sakın,
sakın ona bir şey olmasın.
Ona çok iyi bakın.
Selim.
O kimleri görüyorum.
Ne işin var lan Senin burada?
Şu hayata bak be.
Vay anasını sayın seyirciler. Koca borisi refakatçi yapmış.
Bize kim bilir neler yapar.
Bir şey mi yaptın Mahir'e?
Eğer yaptıysan.
Aa bunu söyleyen sen misin?
Sahi Mahir'i kim vurdu?
Selim belanı arama.
Ne işin var senin burada?
Yakında Canfeza'yla yeniden nikah kıyıyoruz.
Bilmiyorum duydun mu? Ben de Mahir'e davetiye getirdim.
Ellerimle vermek için.
Bu arada sen davetli değilsin seni istemiyorum.
Gelsene şöyle gel gel gel.
Ne nikahından bahsediyorsun lan sen?
Bana bak.
Ateşle oynuyorsun Selim.
Yeminle yanına bırakmam bunu.
Ah Boris ah
Bunlar senin hep eski alışkanlıkların.
Artık sen ne Kürşat'ı ne de beni tehdit edecek bir kalibredesin.
Kayınpederimle beraber çalışıyoruz.
Bir nevi aile şirketi diyebiliriz.
Aha bozulma.
Kürşat seninle görüşmek istiyor.
Yarın sen, ben ve Kürşat.
Aynı masaya oturup beraber iş konuşacağız.
Ne?
Bence de. Ne?
İlk duyduğumda çok saçma geldi.
Ama sonra böyle boylu boyuna bir düşününce bütün mantıklı taraflarını görmeye başladım.
Yerinde olsaydım hemen reddetmezdim.
Biraz düşünürdüm.
Bana bak ikiniz de sıfır noktasındasınız.
Onu suçlaman için yeniden başlaman gerek.
Kafayı çalıştır.
Kafayı çalıştır Raşit.
Sana yarın saati haber veririm.
Bana Seher.
Ciğerparem
Nene
Üzülme kuzum.
Üzülme ciğerim.
Üzülme bir tanem üzülme.
Yeter gayrı
şu akıttığın gözyaşları.
Ben sana ta başında demedim mi Canfeza?
Bu iblis senin nasibin değil diye, ha?
Merak etme.
Baban seni onun eline bırakmayacak.
Korkma gayrı kuzum.
Babam beni bırakır mı bırakmaz mı bilmiyorum ama.
Mahir bırakmaz.
O bana doğru bir yol bulur.
Bulamazsa da bir yol açar biliyorum.
Hiç korkmuyorum.
Canım.
Bulur kuzum.
Bulur yavrum, bulur bir tanem.
Bulur.
Canım benim.
Az kaldı delireceğim.
Ay, ne olur bana yardım edin. Yardım edin lütfen.
Sorun nedir?
Ya oğlumu kaybettik bulamıyorum. Ay koca hastane, delireceğim.
Tamam sakin olun. Güvenliğe haber veririz şimdi.
Tamam.
Bulurlar değil mi hemen? Tabii bulurlar.
Siz sakin olun. Oturun şöyle.
Tamam, tamam.
Tamam canım. Benim.
Of.
Teyzeciğim oğlunuzu tarif eder misiniz? Belki ben görmüşümdür.
Ya görsen mutlaka hatırlarsın böyle, böyle kara kara gözleri var,
böyle uzun uzun kirpikleri var. Böyle zeytin gibi kara gözlü,
dalgalı saçlı ada Mahir görsen kesin hatırlarsın.
Maalesef ama merak etmeyin bulacağız Zeytin gözlü mahiri tamam mı?
Sağ ol canım tamam. Tamam haber verdim güvenliğe.
Çok teşekkür ederim. Oğlunuz kaç yaşındaydı?
Otuz.
Otuz mu?
Otuz.
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Oğlunuz kazık kadar olmuş. Nasıl kaybolabilir?
Teessüf ederim ne biçim kelime öyle kazık kadar falan?
Aa!
Kaybolmaların yerinde yaşı mı olur ayrıca?
Kayboldu işte.
Çattık ya.
Aa!
Buyurun, sorun nedir?
Hanımefendinin zeytin gibi kara kara gözlü otuz yaşındaki oğlu kaybolmuş.
Evet kayboldu.
Sanki yalan borcum var. Tövbe tövbe yarabbim.
Ben sizi hatırladım.
Dün acilden giriş yapmıştınız değil mi?
İşte buyurun.
Buyurun.
Ya oğlum bu hastanede söylüyorum size buyurun.
Hanımefendi siz benimle gelin. Sistemden bakalım oğlunuzun
yattığı odayı buluruz.
Çok teşekkür ederim.
Canfeza artık benimle ait olduğu yere geldi.
Nasıl bir duygu bir bilsen, bir bilsen geceleri o kıvırcık
saçlarına kafamı gömüp uyuyorum ya.
Tarif edilemez bir duygu, bir duygu.
Hele ki o sabah uyanmalar.
Gözlerimi açtığımda yanımda bir melek görüyorum her sabah.
Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin.
Ben Kürşat kilimcinin kızıyım. Ben babamın kızıyım.
Senden ne istediler Canfeza.
Ne istedilerde bunu yaptın?
Hah burada bak burada dedim size sağ ol sağ ol
Annecim! Annem! Ah bir tanem benim canım benim Canım! Canım!
İyi misin, iyi misin?
İyiyim anneciğim.
Ay Mahir.
Ben bir uyumuşum.
Nasıl rüyalar gördüm? Ay böyle karman çorman tövbe tövbe
babanı böyle ölmüş falan gördüm. Acaba şey yapsak mı?
Sen bir arasam mı ben bir sesini duyayım?
Ben babamı gördüm.
Ha.
Gördüm.
A, bak hiç söylemiyorsun.
E neredeydin?
Dün dedemin evinde, yemek yedik birlikte.
Oh, afiyet olsun. Ne yediniz?
Tepsi kebabı yapsana bize.
Buradan çıkışta.
Yaparım, yaparım sen yeter ki iste yaparım,
yapmam anneciğim yaparım tabii.
Sen iyileş,
ne istersen yaparız evladım.
Oğlum iyi misin?
İyiyim dedem iyiyim, merak etme.
Sabah doktor yürüttü.
A, çok iyi.
Eğer yürüttüysen çabucak toparlarsın.
Yaranı sormuyorum.
Şuranı soruyorum.
O kız için üzülme.
Onun için üzülmeye değmez.
Kız benim karım.
Ama o seni orada
bırakıp gitmiş. Katil babasını tercih etmiş.
Bir şey oldu orada.
Canfeza böyle bir şey yapmaz.
Kim bilir neyle tehdit ettiler onu.
Tanıyorum onu, mümkünatı yok böyle bir şey yapmasın.
Öldüğüme inanırım ona inanmam.
Canfeza’ya bir şey oldu, bir şey var o işte.
Selim Sıla'yı kaçırmış.
Canfeza'nın gelmesini şart koşmuş, yoksa öldürecekmiş.
Alın işte.
Babası Canfeza'yı götürünce de Sıla'yı bırakmış.
Yemin ediyorum kafayı yiyeceğim ben ya.
Ne Sıla'mış arkadaş bu ha?
Ne kadınmış bu ya?
Kendinizden, ailenizden, torununuzdan vazgeçecek kadar
ne seviyormuşsunuz siz bu kızı?
Oğlum biz kan akmasın istedik.
Yani töreler buna
Ay sizin töreninize şimdi.
Başlayacağım sizin töreninize de, davanıza da.
Töre möre yok bu saatten sonra
Hayatımın içine ettiniz.
Ama başka çaremiz yoktu ki.
Elimiz kolumuz bağlıydı.
Yahu akıl karı işimi?
Kaç yaşında insanlarsınız siz?
Arkamdan çevirmediğiniz iş kalmadı.
Oldu mu şimdi?
Otuz sene sonra gelip hayatımda hep böyle tahakküm kurmaya
hakkınız var mı ya? Ne hale geldim baksanıza.
Bak beni tanımıyorsunuz siz.
Hiçbir Allah'ın kulu bana öyle evlilik yaptıramazdı zaten.
Canfezayla alakası yok, anladın mı beni? Olsun olmasın evlenmezdim ben.
Halime bak,
Kukumav kuşu gibi
kaldım burada, kalkamıyorum hiçbir yere.
O manyağın elinde benim karım.
Karın olmadı da nikahı bozdun.
Ya sen hala burnunun dikine mi gideceksin?
Niye bana bunu yapıyorsun sen?
Dik tamam babaanne dik. İnip de alma bile.
Tamam. Ben sana bir söz verdim ama tamam mı?
Ben sana bir söz verdim o sözü tutacağım ben.
Tamam o kızla gideceğim evleneceğim ben.
Tamam. Alacağım gelinim diye getireceğim
o konağa görürsün sen.
Görürsün sen. Nasıl sözümü tutacağım göreceksin sen.
Gene şansımı deniyorum
tamam mı?
Bir kez bile bana töre ederseniz.
Gerçekten bu sefer yakarım o konağı.
Nene sen iyi ki varsın.
Sen olmasan ben ne yapardım bilmiyorum.
Benim de bir ayağım çukurda kuzum.
Yaşlandım Gari.
Her zaman yanında olamayabilirim.
Nene böyle konuşmaya Allah korusun.
Ölüm hak be yavrum.
Hepimiz bir gün göçüp gideceğiz.
Ama biliyor musun?
Ben olsam da olmasam da sen çok kuvvetlisin.
Senin özün kaya gibi sağlık.
Rahman kaldıramayacağı yükü yüklermi sana hiç bir tanem.
tanem.
Günaydın hanımlar.
Umarım rahat etmişsinizdir.
Nenecik,
Naber? Size şöyle bakınca aklıma
şu meşhur masal geldi.
Kırmızı başlıklı kızla.
Nenesi.
Siz de tıpkı onlara benziyorsunuz.
Nasıldı masal?
Hatırlayalım.
Kırmızı başlıklı kızın nenesini kurt yer ve kırmızı başlıklı kız kurda kalır.
Neyse.
Sevgili Canfeza.
Nikah davetiyemizi bastırdım.
Bastırırken ve seçerken sana sormadım ama kusura bakma.
Selim ben zaten evliyim.
Mahir ile.
Bak canım. Onlar sizin Allah katında
yaptığınız manevi şeyler.
Ben bu dünya ile ilgileniyorum.
Belge ile konuşurum ben.
İmzaları attıktan sonra resmi olarak karım olacaksın.
Benim zaten bir kocam var.
Kaybettin Selim, anlayacaksın yakında.
Bak Canfeza,
bu iş öyle bir hal aldı ki, ancak seni alan kazanır.
Bu bir evlilik değil, bu bir zaferin ilanı,bu bir savaşın sonu.
Ve yeni savaşların başlanğıcı.
Bu sefer Gelinlik yok,Kına yok,
hazırlık yok. Sade bir törenle bitireceğiz işi.
Ben şimdi işlemleri yapmaya gidiyorum.
Ben gelene kadar kendine iyi bak ve bu fikre alışmaya çalış.
Selim.
O masalın sonunda avcı kurdu öldürüyor haberin olsun.
Sevgili Canfeza.
Bu senin bildiğin masallardan değil.
Bu masalın sonu bambaşka bitecek.
Ben sana hiç güvenemeyecek miyim ha?
Ne oldu ki yine ana?
Hani kızını o iblise vermeyecektin?
Hani oyun kuracaktın onlara?
Al bak şuna.
Ulan Selim allame.
Bir dakika bile boş durmuyorsun he.
Şeytan bir dakika boş durmuyor.
Bir şey yapacak mısın sen?
Yapamam seninle evlenmem.Özür dilerim ben babamla gideceğim.
Çünkü o benim babam.
Sana söylemiştim bunu değiştiremeyeceksin.
Ben, Kürşat Kilimci’nin kızıyım. Ben, babamın kızıyım.
Git aklımdan .
Tamam sevdik birbirimizi ama sevmek yetmiyor.
Git aklımdan
Ben Kürşat Kilimci’nin kızıyım...
Ben babamın kızıyım!
Süreyya,
ne oldu?
Mehmet'ten, Mehmet'ten haber aldınız Mehmet gelecek miymiş?
Mehmet'e bir şey olduysa bana söyleyebilirsiniz.
Kötü rüyalar gördüm.
Yok bir şey olmadı.
Mehmet'le telefonla konuştum.
Gizli bir görevdeymiş, sana selam söyledi.
Süreyya’ya
İyi bak anne dedi.
Çok rahatladım.
Öyle dediyse gelir o zaman.
O zaman gelir.
Bak, biz Asaf Bey'le dışarı çıkacağız.
Bir yakınımızın cenazesi var.
Sen evde kal olur mu? Ben,
Mahir'in yanında kalsaydım o zaman.
Yok, Mahir'in yanına hem arkadaşı Salih gitti.
Ha,
peki, burada yalnız mı kalacağım?
Yok canım.
Havoş var, kızlar var.
Bir de
çok sevdiğim biri var. Kim?
Ay Süreyya Hanım.
Suzan.
Ay suzan.
Ay hakikaten Suzan.
Eve geldiğinizi söylediler.
Ben de geldim yanınıza.
Ah çok iyi yaptın, çok iyi yaptın. Nereden çıktın sen?
Asaf bey çağırdı beni. Size arkadaşlık edeyim diye.
Kalktım geldim ben de. Ya ya çok iyi yaptın,
çok iyi yaptın.
Burada mı kalacaksın sende?
Tabi tabi, yanımızdayım artık.
Ya.
Şş. Ah, ah Suzan
başımıza neler geldi bir bilsen.
Ah bir kahve içelim, ben anlatacağım sana.
Tamam Süreyya Hanımcığım, hadi.
Çok sağ olun, çok sağ olun. Var olun Hasan Müdürüm sağ olun.
İyileşeceğim Allah’ın izni ile
Ha bu arada çok teşekkür ederim Orhan'ın odasına bir koruma ayarlamışsınız.
Evet evet evet o da iyileşiyor, uyanacak inşallah ben gözünü açar
açmaz ifadesini alacağım merak etmeyin.
Hayır benim sizden eğer mümkünse bir ricam daha olacaktı.
Orhan'ı başka bir hastaneye nakletme şansımız.
Yok biliyorum biliyorum, giremeyeceklerini biliyorum
da Girebilecek birini tanıyorum.
Yok daha emin değilim ben şimdi, isim vermeyeyim size.
Emin değilim.
Ee, araştırmama devam ediyor olacağım ama dediğim gibi.
Evet, evet, evet, söylediğim gibi yani. Ama gizli olması şartı
çok önemli müdürüm evet.
Aynen öyle, başka bir hastaneye giderse benim
çok büyük önümü açacaksınız.
Tabii ki,
tabii ki. Çok teşekkür ederim.
Çok sağ olun müdürüm, çok sağ olun.
Tamamdır, tamamdır.
Hoşça kalınız.
Eyvallah.
Raşit amca geldi mi?
Niye sordun?
Beni görmeye gelmedimi oğlum hiç.
Yok geldi ya dün geldi.
Hatta fırça attı bana haber vermedik diye kızmış tabii.
Boran'ı sordu mu?
Sordu.
Mahir hayırdır?
Ne oluyor yani? Sen sansarın mekanına Orhanı.
çektiğimizi de söylemedin ona.
Bilmiyorum ya Salih.
Yani bilmiyorum bir şeyler oluyor.
Ama ne olduğunu anlamadım daha ama bir şeyler oluyor.
Ya Raşit amcayla mı ilgili?
Salih.
Ben Denizli'ye gittiğimden beri bir el var.
Benden önce her şeye ulaşıyor abi.
Operasyon patladı ya. Tamam ben başımı belaya soktum biliyorum.
Ama benim açığa alınacağım kadar büyük bir mevzu yoktu ortada.
Makul şüpheler vardı.
Raşit amca yine de beni açığa almayı tercih etti.
Ne alaka?
Bir dakika bir dakika yani. Senin harbiden Raşit amca
ile ilgili şüphelerin var.
Kafam karışık bilmiyorum.
Başından beri bu hikayede oturmayan bir şeyler var.
Tamam kafamı kurcalayan.
Ama çözeceğim.
Çözeceğim bir şekilde.
Çözeceğim ama ilk önce tabii şu manyaktan kurtarmam
gerekiyor Canfezayı.
Tamam, hele bir iyileş de.
Ne yapayım?
Ne iyileşmesi manyak mısın sen?
Burada oturacak mıyım böyle?
Kız orada mı kalsın saçmalama.
Senden ricam zahmet olacak biliyorum ama bana bir üst baş ayarla tamam mı?
Bir de arabanın torpidosusunda benim arabamın torpidoyu
benim kendi silahım var.
Allah'ım mahir artık saçmalama ya bir mantıklı ol.
Gayet mantıklıyım gayet de farkındayım ne dediğimin ben
Öyle bir şey yok abi. Canfeza bugün benim
yanımda olacak tamam mı? Hadi Salih, zamanım yok haydi.
Mahir.
Salih başkasından da isterim. Tamam birader,
yapmayacaksan söyle.
Yapacağım tamam.
Ne o Kürşat?
Hiç keyfin yok.
Borisle görüşmek diye can atıyordun.
Hevesin mi kaçtı yoksa?
İstersen geri dönerim.
Başka bir şey düşünüyorum.
Ne düşünüyorsun?
Ya bu nikah işini biraz aceleye getirmiyor mu?
Öyle apar topar nikah mı olur?
Bunu diyen sen misin?
Denizli'deyken üç gün içinde yapmamız lazım.
Üç gün içinde hemen nikah yapalım. Üç gün içinde hemen
nikahım olup bitmesi lazım.
O zaman durum başkaydı.
Ağrı'daki onca malı çıkarmanın derdindeydim.
Şimdi durum başka.
Benim için değişen hiçbir şey yok.
Erken değil geç bile kaldık.
Hem sen bunları boş ver bakalım.
Hazır mısın büyük buluşma için?
Geldik sayılır.
Amma kalabalıktı cenaze he.
Rahmetlinin çok seveni varmış.
Ya ben eve geleceğime hastaneye mi gitseydim?
Bebek de iyidir inşallah.
Ay yok benim içime sinmiyor.
Biz gidelim hastaneye ha.
Ya yengem
vallahi benim ayaklarıma kara sular indi. Hepimiz yorulduk.
Şurada biraz dinlenek sonra ben seni götürürüm olur mu?
Tamam.Ferman!
Gülizar!
Biraz oturun hele.
Size bir diyeceğim var.
Hayırdır ana, ne oluyor?
Nikahı durdurmak için, kızın babasını aradığımızı
kimseye demeyeceksiniz.
Bu mevzu, üçümüzün arasında mezara gidecek.
Gülizar! sana hiç itimadım yok
Haberin olsun.
Bu defa dilini tutacaksın.
Kimseye bir şey anlatmayacaksın.
Tamam mı?
Tövbe açmam ağzımı, merak etme hanım anne.
Söylemeyiz, söylemeyiz de,
koskoca Afet Yılmaz'ı bu kadar korkutan ne?
Asıl sen onu de hele.
Baban hastanede,
nikahın bozulmasında parmağın varsa, seni boşarım dedi.
Ne?
Ana senin agzın ne konuşuyor?
Bu adam bu yaştan sonra kafayı yedi.
Bak ben dağılmış bir ailenin oğlu olmayı kaldıramam ha.
Bana bu yaştan sonra travma muramı yaşatmaya hakkınız yok.
Saçmalama Ferman.
Sanki bu evde yaşadığın ilk travma.
Doğru anacığım. Küçük yaşta evlendirdiniz.
O zaman ben daha psikolojik limitimi doldurmamıştım.
Travmanın büyüğünü yaşattınız, Allah kimsenin başına vermesin.
Ama ben bu yaştan sonra travma murama kaldıramam.
O mutfaktaki kalabalık ne öyle?
Aa!
Aa! Ne oldu?
Bir baykuş gelmiş, haneye oturmuş.
Kız sizin resmen bir işiniz olacakmış ama?
Son anda gelip birileri madik atmış size, hı?
Evet
attılar.
O dediğin her neyse, ondan bize attılar.
Olmadı çünkü işimiz doğru söylüyor, o kadar biber yeter.
Birazcık daha domates kesersen canım benim, doğru.
Süreyya Hanımcığım, ilacımızı içelim.
Yahu Suzan, iyiyim ben. İyiyim bak şu an tıbbi bir durum yok.
Şu an fal baktırıyoruz tamam mı? Ama ilaç mecbursün.
Ay, amma kafayı tülledin be ablacığım.
Geldin kadının başına zebellah gibi dikildin. Beni bile vallahi darladın ha.
Hiç.
Aa!
Kesme diyorum sana. Aldı kaptırdı gidiyor bak.
Her şeyi görüyor diyorum sana.
A’dan B’ye her şeyi söyledi kız.
Çok da bir şey söylememiş sanki süreyya Hanımcığım.
A’ya B, arasında pek bir mesafe yok sanki.
E, atıyor işte Süreyya Hanım'ım görmüyor musun?
Ben atıyorum ha?
Ne?
Hodri meydan tombilik.
Maçan yiyorsa kapat bir fincan.
Ha? Var mı sende o yürek?
Tövbe tövbe.
Sana bir fal bakacağım var ya.
Senin sülalenin, yedi cedinin gelmişini
yaşa
Ne oluyor burada?
Tepsi kebabı yapıyorum, Mahir istedi ya bugün hastanede.
Tamam da kim bu kız?
Efsane.
Ferman.
Bey?
Ne efsanesi oğlum? Kim bu kız?
Ne işi var evimizde?
Efsane işte ya, ana şey.
Bizim Seyit abinin kızı,
yeğeni.
Seyit kim?
Ya hani şey var ya. Meşhur Mardinli,
isotçu Seyit abi. Ya sen bunları nasıl bilmezsin ya?
Biz bu kadar bu işle uğraşıyoruz ana. Onun yeğeni işte.
Dedi ki yeğenim dedi İstanbul'a gelecek.
Onunla bir ilgileniver diye bana rica etmişti.
Ben de söz verdim ilgilenirim diye.
Kusura bakma, efsane bacım. Ben biz ailecek fırtınalı
bir dönemden geçiyoruz da işte. Cenazeydi,
vurulmaydı falan filan.
Ben geleceğini unutmuşum.
Sen şimdi Mardinli misin essastan?
Hı, Mardinliyim.
Has öz Mardinliyim.
Bu ne biçim Mardinli?
Mardin mardin olalı, böylesini görmedi ha.
Ana!
İstanbul'a geldikten sonra asimile olmuş.
Belli ki kız niye yargılıyorsun?
Ama biraz değişik, ben de sana hak verdim görünce.
Söz verdim ama idare edeceğiz artık.
Ya Ferman.
Bu kız yeni gelmedi mi?
Ne kadar hızlı olmuş bu asimilasyon.
Allah hakkı için yenge.
Sıla'nın Kemal yeğenimi doğuracağına inanırken sorgulamayan bu düşünce yapın.
Şimdi mi sorgulamaya başladı şu an ?
Birincil önceliğin bu mu yani?
Ya ayrıca o kadar güzel fal bakıyor ki bak.
Birer tane için kapatın.
Çok güzel bakıyor.
Kusura bakmayın hanım teyzeciğim.
Böyle damdan düşer gibi oldu ama.
Ferman Bey, Seyit amcama söz vermiş işi alalım diye.
Ben de aradım aradım, açmadı kendisi, geleyim bari dedim.
İyi yaptın.
Yoksa hiç huyum değildir öyle çağrılmadığım yere gelmek hiç.
Ne sözü?
Şey sağ olsun.
İstanbul Büyükşehir kızın başına bir hal gelmesin.
Bizim çatımız altında yaşasın, çalışsın demiş kendisi sağ olsun.
Hangi çatının altı için söz verdin sen?
Hangi çatı altı için söz verdim ben?
Bizim çatı altı için söz verdim ana, başka çatı mı var?
Hanımım, olmaz öyle şey.
Hem bizim başka bir çalışan için yerimiz yok.
Ana,
koskoca köşk. Şimdi kuş kadar kızı
sığdıramayacak mıyız ya?
Olmaz öyle şey. Ben Yılmazlar sözünün
arkasında durmuyor dedirtmem.
Vallahi de dedirtmem, billahi de dedirtmem.
Hepiniz şahit olun.
Bu kıza burada iş vereceğiz.
Bu kadar.
Gel bakayım sen buraya.
Gel gel.
O söz veren dilin kopsun emi.
Amin anacığım.
Eyvallah koçum.
Afiyet olsun.
Eski dostlar, eski dostlar.
Vay anasını be.
Havalıymış.
Etkilenmedim desem yalan olur.
Ne o?
Mekan kapatmak.
Eski, klişe, nostaljik ama hoşuma gitti.
Rahat konuşalım istedim.
Kimsenin duymayacağından emin olalım istedim.
Duymuşsundur.
Yakında Canfeza'yla evleniyoruz.
Nikahımız var.
Bundan sonra da işleri aile şirketi olarak devam ettirmeyi planlıyoruz.
Öyle değil mi?
Kayınpederciyim.
Öyle,
öyle.
Konuya geleceğim Raşit.
İyi edersin kardeşim.
Bak.
Bana yaptığın o son depo eziyetini yok sayacağım.
Bu zamana kadar ki yaptığımız işlerin hatırına.
Seninle çok badireler atlattık beraber.
Demir Raşit Kara.
Ya da Boris Efendi ya da Arsız.
Artık
hangi ismini kullanacaksın?
Hiçbiri olması gereken ismim değil.
Biliyorsun, o yüzden neyi istiyorsan onunla hitap et kardeşim.
Bir dakika.
Sizin ikinizin arasında benim bilmediğim bir şey mi var?
Lafı uzatmayacağım, ne yaşandıysa yaşandı.
Gayri hepsi geride kaldı.
Bak.
Yeniden ortak olalım Raşit.
Ortak olabileceğimize inanıyor musun gerçekten?
İnanıyorum.
Bak hepimiz eğer tek tek takılırsak kolay avlanırız.
Ama birlik olursak burada yeniden bir düzen kurabiliriz.
Damadınla kurarsın artık, düzenini.
Bize içeride bir adam lazım?
Vallahi ben emekliliğimi isterim.
Yahu geri çek o zaman.
Bak, hepimiz denizli de deşifre olduk. Artık oraya geri dönemeyiz.
Yeniden bir araya gelip burada bir düzen kurmamız lazım.
Bak bunu sensiz yapamayız Raşit.
Peki.
Ben size tamam dedim.
Ve işime geri döndüm.
Mahir'i ne yapacaksınız ha?
Peşinizi bırakmayacağını biliyorsunuz.
Heleki bu manyak Canfeza’yı Mahir’in elinden almışken
Onu kışkırttınız. Damarına bastınız.
Mahir’in bunu kabullenip duracağını mı zannediyorsunuz siz?
He? Mahir ateş olsa,
cümrü kadar yer yakar.
Filler tepinir,
çimenler ezilir Raşit.
Düşmanını sakın
küçümseme Selim efendi.
Mahir'i hiç tanımıyorsunuz.
Ama ben tanıyorum.
Göründüğünden daha tehlikeli o.
Çok zeki ve hedefe odaklı birisidir o.
Bir şeye karar verirse.
Onu hiç kimse durduramaz.
Ve..O sizi bitirmeye karar verdi.
Çok korktum!
Onu’da yanına al o zaman göreve geri dönmesine yardım et.
Bizim kontrolümüzde o bizi istediği kadar bitirmeye çalışsın.
Sen hangi yüzle geldin buraya Cabir Ağa?
Hı?
Torunum için geldim.
Nasıl olduğunu görmek için.
Ahanda torunun, bak bak, çok iyi bak.
Babasının ölümünü kaldıramadı,
hastanelik oldu.
Ölümlerden döndü.
Çocuk, onun durumu nedir?
Gözün aydındır, Cabir Ağa.
Bu hayatta başını yere eğdirten ne varsa yoktur artık.
Senin ne bir evladın,
ne de soyuna soy katacak bebesi vardır.
Şimdi dik başınla var git aşiretinin başına.
Geçmiş olsun.
Sıla düşük yaptı.
Düşük, düşük nedir ya?
Öldü diyorum bebek.
Öldü, yok.
Bebek yok diye sıla’da yok olmadı ya, torunumu alıp öyle döneceğim Urfa'ya.
Başıboş bırakacak değilim bundan gayrı.
Başı boş ha?
Kim başıboş bırakmıştır bu kızı?
Hı? Önce anasını,
sonra babasını sen öldürmedin mi ha?
Hangi yüzle bakacaksın torununun yüzüne?
Ayrıca Sıla'nın başı boş değildir. Ben varım ben.
Yetti gayrı bize çektirdiğin.
Bu son dur Cabir ağa.
Bundan sonra senin ne kızı ne de torunun vardır.
De git memleketine.
Bir daha da gelme.
Evladım bir şey soracağım.
Buyurun.
Torunum Mahir Yılmaz bu katta bin dokuz yüz on yedi no'lu odada kalıyordu
ama şimdi odasında yok. Acaba odası falan mı değişti?
Hemen sistemden bir kontrol edelim.
Mahir Bey kendi isteği ile çıkış yapmış.
Ne demek kendi isteği ile çıkış yaptı?
Durumu iyi değildi, buna nasıl müsaade edersiniz?
Yani bizimle ilgisi yok, yani evrakları imzalayarak
kendisi çıkmış gitmiş.
Evladım, siz her kağıt imzalayanı salıveriyor musunuz?
Torunuma bir şey olursa bunun sorması kim olacak?
Beyefendi burası hapishane değil, hastane.
Torunuza mahkum değil, hasta.
Mahir Bey yasal hakkını kullanarak tüm sorunun üstlenerek gitmiş,
yani biz burada herkesi zorla tutamayız.
Allah Allah.
Tamam.
İyi yeni hastaneye nakil ettileri zaman haber verirsin.
Tamam.
Tamam.
Mahir ne oluyor ya?
Bu Orhan'ı yeni hastaneye naklediyorlarmış.
Hem de böyle yazıyla, resmi yazıyla falan.
Biliyorum.
Biliyor musun?
Ben istedim.
Bu Selim de çıkmayacak herhalde Çıkacak.
Yani ifadeye çağırıldı iki saati geçti, yani gelseydi gelirdi diye düşünüyorum.
Kardeş sıkıldıysan sen git istersen.
Ben beklerim.
Yok kardeşim, hani öyle sıkılma falan değil ya,
o yüzden söylemedim.
Hani bunun daha kolayı vardı, iki tane ekip çağırırdık,
dan dun girerdik içeri.
Ne yapacaksın iki ekip çağırıp?
Selim Allamenin evine gireceksin ha.
O da hemen korkacak sana ötecek mi her şeyi?
Oğlum!
Kız nikah masasından kalktı gitti.
Neyden korktuysa?
Şimdi gideriz çıkarız karşısına, nedir ne değildir diye sorarız.
Ben kendi isteğimle geldim dese ne olacak?
Korkusundan el elde baş başa geri mi döneceğiz?
Benim konuşmam lazım yalnız yakalamam lazım Canfezayı.
Ancak o zaman ikna olur.
Kimsenin başına bir şey gelmeyeceğini bilmesi gerekiyor.
Başka türlü hayatta gelmez. Tanıyorum ben onu.
Niye kapıyı çalmıyorsun sen? Müsait olmayabilirim değil mi?
Umurumda mı sanıyorsun?
Ne bu?
Güzel.
Senin için.
İstemiyorum.
İsteyeceksin.
Babam kızıma elini sürmeyeceksin demedi mi sana?
Sana kötü bir haberim var. Baban evde değil.
Hemen giyinip hazırlan. Şu yüzünü gözünüde toparla.
Asık suratından vazgeç.
Seninle hiçbir yere gelmiyorum.
Güzel görünmeni istiyorum Canfeza.
Her zamankinden daha da güzel.
Oyalanma.
Oğlum daha iyileşmedin sen ya.
İyiyim iyiyim bir şeyim yok,
Canfezayı şuradan kurtaralım daha iyi olacağım.
Ulan bak bu Selim hadi manyak, onu anladık da yani bu kızın babası
baba değil ki tam bir şerefsiz.
Insan kızını böyle bir manyağa bırakıp gider mi ya?
Canfeza’nın hayatı umrunda değil ki adamın.
Doğru,
öyle. Benim ki de laf zaten yani.
Öyle olsaydı o kız kulesinde tuttuğumuz eve Selim'i göndermezdi.
Oğlum o Selim denen manyak, Allah korusun o gün annenle
Canfeza'yı öldürebilirdi ya.
O yollamamış Selim o eve.
Nasıl yollamışmış oğlum ya? Kim yollayacak başka yani?
Orayı bir sen biliyordun, bir ben biliyordun.
Bir de Raşit komiserim biliyordu.
Raşit amca ne alaka?
Ne, ne alaka?
O gün ben Beylikdüzü'ndeyken aradı beni, konum istedi benden dedi,
merak ettim dedi, bir şey yapacağım, ihtiyaçları olan birkaç
bir şey göndereceğim falan dedi. Ben de attım konumu yani,
ne alaka?
Mahir ne oluyor oğlum?
Aha vallahi, aha çıkıyorlar.
Eğil, Eğil harbiden çıkıyorlar lan!
Söylemiştim.
Demiştim çıkar diye.
Konuştuğumuz gibi. Aynen kardeşim.
Hadi bakalım.
Hadi.
Hadi eyvallah hadi.
Buyurun. Selamün aleyküm.
Aleyküm selam.
Ekiplerle birlikte bu bölgede beyaz panelvan
kullanan kırk yaşında bir adam arıyoruz.
Buralarda görüldüğüne dair bir ihbar aldık.
Siz gördünüz mü onu?
Görmedik.
Görmediniz.
Kameralar çalışıyor mu peki?
Çalışıyor amirim.
O zaman beraber bakalım şunlara bir ya.
Yalnız izinle gelmeniz lazım. Böyle gösteremeyiz kayıtları.
Güzel kardeşim sen niye zora koşuyorsun ki?
Polise yardım etmeyecek misin?
Canfeza
Mahir.
Canfeza
Canfeza
Hadi, gidiyoruz buradan. Seni almaya geldim.
Tamam, korkmana gerek
Ben korkmuyorum zaten
yok, haydi.
Ben korkmuyorum zaten.
Canfeza.
Babam burada.
Ailemin yanındayım, korkmuyorum.
Ben seni almaya geldim diyorum, farkındamısın?
Neden?
Sıla'yla mı korkuttular seni? Ha?
Merak etme, tamam mı? Her şey yolunda.
Kız güvende.
Korkulacak bir şey yok. Hadi gidelim.
Hadi.
Bana oynamana gerek yok gerçekten. Hadi.
Mahir ben sana oynamıyorum.
Beni kimseyle korkutmadılar.
Benim canımdan mı korkuttular seni?
Ha?
İyiyim ben tamam mı?
Hiçbir şeyim yok.
Tamam mı? Merak etme.
Kimse bana bir şey yapamaz.
Of, tamam.Hadi gidelim Mahir hayır lütfen.
Bak sen şu Canfeza’ya. Nasıl da kıvırdı işi.
O minicik meğerse seni ne kadar çok seviyormuş.
Çok güzel.
Ne yapıyorsun sen Allah aşkına?
Ne bu hareketler?
Seni almaya geldim diyorum farkında mısın?
Mahir,
sence seninle devam edecek olsam o masadan kalkar mıydım?
Beni sevmediğin için o masadan kalktığına inanmamı istiyorsun öyle mi?
Ciddi misin sen?
Biz birbirimizi seviyoruz.
Söz verdik.
Mahir ben sana hiçbir zaman söz vermedim.
Sen bana hiçbir zaman söz vermedin, öyle mi?
Evet, söz vermedim.
Tamam, seni sevdim ama
Dur, dur, dur, dur.
Aklından ne geçiyor bilmiyorum. Hadi gidiyoruz Canfeza.
Mahir ben gelemem.
Selim evde değil şu anda.
Tamam mı? Baban da yok.
Bütün gün evi izledim ben.
Salih dışarıda, adamlarla konuşuyor.
Bak, çok güvenli merak etme. Buradan çıkıp gidebiliriz.
Mahir gelemem diyorum.
Şu anda buradan benimle çıkmaman için hiçbir sebebi yok.
Kendine gel, Tamam mı?
Bak. Benimle gelmemen,
o masadan kalkmandan daha beter haberin olsun.
Mahir gelmek istemiyorum.
Sen niye anlamıyorsun beni?
Seninle ben olmaz.
Bunu sana daha kaç defa söyleyeceğim?
Tamam, ben seni sevdim.
Yada ben, evet, sana kapıldım.
Beni koruyup kollaman çok hoşuma gitti ama ben babamı seçtim.
Ben ailemle
kalacağım.
Burada kalacağım.
Seni sevdim ama önce babam.
Çünkü o benim babam. Ben ne yapabilirim ki?
Yaşadığımız
Onca şeye rağmen
Babama rağmen.
Aramızdaki mezara rağmen.
Seni bırakmayı hiç düşünmedim ben.
Aklımdan bile geçmedi.
Hiçbir sözümde yalan yok değil mi?
Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin.
Ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım.
Ben babamın kızıyım. Babamın
Allahım aklıma mukayyet ol.
Sen her zaman
benden vazgeçmeye hazırdın.
Bunu daha önce de yaptın sen.
Ben sadece kurtarıcıydım senin için.
O ara tutunacak tek şey bendim.
Bu hikayede sadece ben mi sevdim?
Gerçek olan bendim.
Doğru
Sen bana bir kez bile sevdiğini söyleyeyim.
Kına gecesinden sonra bile.
Özür dilerim.
Dileme sen.
Kürşat Kilimci’nin kızı olmanın hakkını veriyorsun.
Biz,
evliyiz ama yani,
Allah katında.
Ben bu evliliği bozuyorum.
Canfeza sana söz veriyorum.
Bu yaptığını hayatım boyunca unutmayacağım.
Sen bu hikayenin masumusun.
Kürşat'ın kızı falan da değilsin sen.
Şehrazatsın sen.
Benim şehrazatım.
Keşke sadece şehrazat olabilseydim
Senin şehrazatın ama ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım.
Bir gün bunu yeniden hatırlayacaksın.
Hatırlamam desen de hatırlayacaksın.
Mahir.
Kardeşim nereye gidiyorsun?
Ne oldu oğlum.
Hadi gel arabaya binelim! Gel!
Konuşmanın vakti geldi.
Sana her şeyi anlatacağım.
Full transcript without timestamps
Belki de Kürşat buralarda. Hiçbir yere gitmedi, hatta yakınımızda ama işte ona ulaşmak için Boris’i bulmamız lazım. Boris için de Orhan'a ulaşmak lazım ama Orhan'a nasıl ulaşacağız? Orhan'cığım tebrikler, patladın. Canfeza, kuzum. Nene. Kötü bir şey oldu, Mahir'e kötü bir şey oldu. Otur bir soluklan annem, hadi. Yok nene sabah çıktı ya, bak hala haber yok. Kesin onu oraya çağırdılar, bir şey yaptılar, hissediyorum. Gülüm hadi, daha nikah alanına gideceğiz. Sare bir telefonunu verir misin? Tamam da ne oldu? Telefon açmak yasak değil mi? Mahir'e ulaşmam lazım, ver bir. Gülüm, Mahir nereye gitti böyle bir günde? Ya Süreyya teyzeye de söylemişsin işi var diye. Arıyor kadın onu dışarıda. Ya sabah Mahir'i aradılar. Orhan'ı bulmuşlar Salih'le alelacele çıktılar hala haber yok şu an. Ulaşmam lazım. Ay bu nasıl iş anlamadım. Bunca zamandır aradıkları Orhan'ı nikah sabahı mı bulmuşlar yani? Niye açılmıyor bu? Dur, açılıyor, tamam. Gir şimdi. Aradığınız kişiye şu an da ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz. Ulaşılamıyor. Salih'i arayacağım, bir saniye. Numarası var orada. Yok açmıyor. Canfeza ben korkuyorum. Açmıyor. Sare al şunu. Gülüm dur nereye gidiyorsun? Hazırlanın bakalım hazırlanın. Gelin ata bitmiş ya nasip demiş. Be çocuğum. Ah be çocuğum, ah be Mahirciğim neredesin be anneciğim? Bin kere söyledim. Bana haber vermeden gitme diye. Ama yok illa bana böyle, bir yürek çarpıntısı bir şey yaşatacaksın yani. Asaf Bey. Asaf Bey şey. Mahir’i arayabilir miyiz acaba telefon açıp? Çünkü yok, odasına gelmemiş. Aradım, ulaşılamıyor. Allah Allah. Ay nikah olacak. Nereye gider bu çocuk? Canfeza diyor ki bir işi varmış. Yani nikahtan önce ne işiymiş bu değil mi? İnsan sinirleniyor. Şey, acaba? Raşit komisere mi sorsak? Sordum. Giderken en azından ona haber vermiştir diye düşündüm ama o da bilmiyor. Allah Allah. Şimdi sabah sabah nereye gider bu çocuk? Başına bir şey gelmesin de. Mahir nerede baba? Ne yaptınız Mahir'e? Ne diyorsun kızım sen? Ne bileyim ben Mahir nerede? Baba yalan söyleme. Yine inat edeceğim zannettin. Sana ayak diremeyeyim diye evet demeyeyim diye, bir şey yaptın Mahir’e değil mi? Bak baba şunu aklına sok. Mahir yoksa ben de yokum. Eğer Mahir'e bir şey yaptıysanız... ...Yemin ederim ne senin sözün, ne bir de o senin pisliğinin sözünü bir daha asla dinlemem tamam mı? Ya kızım deli deli konuşma. Kızım bak ben sana akşam diyeceğimi dedim. Ya anamın ölüsünü görün ki o vakitten itibaren engel olmak için parmağımı bile kıpırdatmadım ben. Gerçekten haberin yok mu? Yok. Ne bileyim ben, Mahir nerede? Nereye gitmiş? Ya kızım. Şöyle esip gürleyeceğine şunu sakin sakin bir anlatsana, dinleyelim. Mahir'e sabah bir telefon gelmiş. Emniyette Orhan diye bir adam varmış, onun yerini bulmuşlar. Mahir'de hayat memat meselesi dedi çıktı. Gittiğinden beri haber yok. Yani düğün sabahı Orhan efendi ortaya çıkıyor. Millet onun peşine düşüyor, sen de gelip bana mı kızıyorsun kızım? Sanki Mahir'in tek düşmanı benmişim gibi. Ya sen anlamıyor musun kızım? He, kafan basmıyor mu? Bak, Mahir'in başındaki iş sadece Cabir değil. Cabir bıraksa, Selim var. Selim bıraksa, Boris var. Sonunda birinden biri illa yiyecek oğlanın başını. Her şey apaçık ortadan zaten. Tuzağı çekmişler adamı, pusu kurmuşlar ya. Tamam baba, bir şey yap o zaman. Ya Allah rızası için yardım et Mahir’e. Bir şey yap. Ne yapayım kızım? Ne bileyim Selim'i ara. o Boris mi kimse onu ara. Bak yemin ederim hayır diyeceğim. Arkama bile bakmadan seninle geleceğim tamam mı? Yeter ki Mahir yaşasın. Sağ salim gelsin buraya, ne olur durdur onları. Ya insan bu saate kadar bir haber etmez mi ya? İnşallah başına bir şey gelmemiştir. Asaf Bey? Telefon size efendim. Ah çok şükür. Alo? Asaf Ağa. Afet Hanım? Mustafa öldü, Asaf Ağa. Ne diyorsun sen Afet Hanım? Mustafa nasıl öldü? Cabir kendi kanımdan, canımdan demedi. Öldürdü Mustafa'yı. Ya bu nasıl iş? Cabir niye öldürsün Mustafa'yı? Bizim yüzümüzden. Mustafa'yı çaresiz bıraktık. Sıla'yı kendi eliyle o Selim'e teslim etmiş. Canfeza Selim'e gitmezse, o adam Sıla'yı öldürecek. Ne diyorsun sen Afet Hanım? Sıla şimdi o adamın elinde mi? İki gündür telefonlarımı açsaydın, söyleyecektim. Cabir Ağa da bunu duyunca evladım demedi, kesti hesabını. Bu Cabir manyak mı? İnsan kendi oğluna kıyar mı? Asaf. O nikah olursa Selim, Sıla'yı vuracak. Şimdi de öyle. Haroğulları iki can verip, bizi yaşatır mı? Sen de Cabir gibi kanına canına kıyacak. Soyumuzu yeryüzünden sileceksen. Yol senin Asaf Ağa. Ama bilesin ki. O nikahı durdurmazsan. Döndüğünde evinde bir karın yok. Ne demek şimdi bu Afet Hanım? Seni boşarım Asaf Ağa. Dua ediyorsun demek. Bence çok iyi yapıyorsun. Çünkü buna ihtiyacın var. Yerinde olsam daha fazla dua ederdim. Tam yarım saatin kaldı. Hah, Kürşat arıyor. Bakalım Kürşat senin kurtarıcı meleğin mi yoksa Azrail’in mi olacak? Evet Kürşat, nikah iptal oldu öyle değil mi? Mahir sen mi tuzakladın? Sen ne saçmalıyorsun? Dün senle sözleşmedik mi? Burada senden haber bekliyorum hiçbir şey yapmadım. Selim Allame bana yalan söyleme. Bak Mahir tam da düğün sabahı bunca zamandır aradığı adamın izini bulup peşine düşmüş tam da düğün sabahı. Bak bunun tesadüf olmadığını sen de ben de çok iyi biliyorsun. Eğer benim sözüme güvenmeyip Mahir'e bir şey yapmaya kalktıysan, Canfeza'yı sonuna kadar kaybettin. Benim kızım hiçbir yere gelmez onun yüzünü bile göremezsin. Bana bak Kürşat. Sence ben Mahir'i öldürecek kadar geri zekalı mıyım? Canfeza yeterince nefret ediyor zaten benden. Niye böyle bir şey yapayım? Oturup bu telefonu açmadan önce düşünseydin anlardın. Ya ne bileyim ben ne. Biri Mahir'i tuzağa çekmiş işte. Sen değilsen Boris. Bana bak. Canfeza’yı sana getirmemi istiyorsan. Boris'i ara. Mahir'e bir şey yapmasını engelle. Gidip kendine söylesene. Aynı yerde değil misiniz? Ben o riski alamam. Senin söylemenle benim söylemem, aynı şey değil. Bana bak. Mahir sağ salim nikaha gelirse kızım onu zaten nikah masasında bırakacak. Emin misin Kürşat? Bak beni boş yere yorayım deme sakın. Ya zaten başka çaresi yok. Sen dediğimi yap, gerisini bana bırak. Tamam. Peki bakalım. Mahir o nikaha gelecek. Baba. İyi mi Mahir ne olmuş? İyi mi değil mi bilmem ama nikahı gelecek kızım. Nereden biliyorsun ya bir şey olduysa? Ya kızım uzatma işte. Bak ben üzerime düşeni yaptım şimdi sıra sende. Hadi yüzünü gözünü düzelt. Otur Mahir’i bekle. Mahir geldiğinde de sana dediğimi yap oldu mu anladın mı? Sakın kimseye bir şey belli etme ha. Baba ya Mahir gelmezse? Ya kızım gelecek dedim ya. Canfeza. Mahir'in yaşamasını istiyorsan yapacağın belli. Tamam sen onu merak etme. Mahir buraya sağ salim gelsin. Ben sözümü tutacağım. Arkama bile bakmadan gideceğim ondan. Açsana ulan, aç. Bir sen eksiktin ha. Ne var? Ne istiyorsun? Kaç defa seni aradım. Neden telefonuna cevap vermiyorsun? Müsait değildim demek ki. Boris. Benimle oyun oynama, Boris. Kes lan. Ne diyeceksen de. Hadi. Mahir nerede? Sana ne? Kürşat'ın oraya geldiğini öğrenince Mahir'i gönderdin hemen değil mi? Çünkü çok korkuyorsun senin kim olduğunu diğerlerine söyler diye. Bir Orhan meselesi uydurdun, gönderdin Mahir'i oradan. Saçmalama. Ne yaptıysan hemen iptal et Boris. Ara Mahir'i o nikaha gelsin. Nikaha mı gelsin? Dün o mesajları atan sen değil miydin? Hani bu nikah olursa büyük bir düşman kazanıyordum kendime. Dün dündü, bugün de bugün. Ne yap, ne et, Mahir'i o masaya oturt. Bu arada, sakın korkma. Kürşat’la konuştum. Seninle ilgili kimseye hiçbir şey söylemeyecek. Hem ispatı yok zaten. Ha bu arada sen de bir şey yapmayacaksın. Çünkü artık senin de Kürşat'la ilgili hiçbir ispatın yok. Selim. Ne diyorsun lan sen? Ne yaptın? Onunla bir anlaşma yaptık. Kızını bana getirecek. Ben ne yapacağım biliyor musun? Hani şu yirmi yıldır onunla ilgili biriktirdiğin dokümanlar var ya. Hepsini ona vereceğim. Seni öldürürüm. Bana kazık atamazsın söyleyeyim sana. Sen bana attın ama benim olanı gittin Mahir'e verdin. Bana bak, ayağını denk al. Mahir'i o nikaha gönder. Yoksa beni durduramazsın. Sana yapacaklarımı aklın hayalin bile kestiremez. Alo, neredesin? Şimdi çıktım oradan. Ne oldu, eline yüzüne bulaştırmadın değil mi? Orhan konuşmadı de bana. Susturdum. Ötekecekti ama susturdum. Peki Mahir, o nerede şimdi? Alo, duyuyor musun beni? Mahir nerede? Allah belamı versin mecbur kaldım. Mecbur kaldım. Neye mecbur kaldın? Orhan’ı indirirken gördü beni. Peşimden koştu. Yakaladı. Ne yaptın sen? Vurdum, vurdum Mahir’i, vurdum. Geri zekalı ben sana sadece onu oyala, buraya gelmesini engelle demedim mi? Mecbur kaldım diyorum, anlamıyor musun sen beni? Yakaladı beni yüzümü görecekti. Ya o beni indirecekti, ya ben onu. Öldü mü lan, bir şey söyle. Bilmiyorum, bilmiyorum. Kaçtım ben oradan sadece, öyle yerde yatıyordu. Mahir ölürse o Selim'in yarım bıraktığı işi ben tamamlarım. Seni öldürürüm. Anladın mı? Nene. Canparem. Kuzum. Mahir gelecek. Mahir benim kaderimdi. Güldüren de odur, ağlatanda. Öldüren de odur, yaşatanda. Allah'ın biçtiği kaderin ne şekilde tecelli edeceğini bilemezsin. Şimdi üstüne düşeni yap. Gayrısını rahmana bırak. Ben Mahir’e bunu nasıl yapacağım? Sen de biliyorsun ki, kader kilidini yalnızca Allah açar. Sakın o kilidi parçalamaya çalışma. Olanlara rıza göster ki kaderini zorlayıp da kederine hazırlamayasın canparem. Geç. Üzgünüm ama daha fazla bekleyemeyeceğim. Yetişmem gereken başka bir nikah daha var. Biraz daha beklemenizi rica etsek, biz sizi diğer nikahı yetiştiririz. Bu mümkün değil. Özür dilerim. Zaten on beş dakika fazladan bekledim ben sizi. Nene Mahir'e bir şey oldu. Başına bir şey geldi. Yoksa Mahir sözünü tutar gelirdi. Ya sen, sen neredesin? Sen neredesin çok merak ettik, neredesin? Oğlum neredesin sen ya? Peri kızı. Geldim işte bak. Geç kalacağımı zannettin. Ben senin hangi nikahını kaçırdım? Hem bu sefer doğru koltuktayım. Damadım. Sen de Cabir gibi kanını canına koyacak. Soyumuzu yeryüzünden silineceksen. Yol senin Asaf Ağa. Ama bilesin ki. O nikahı durdurmazsan. Döndüğünde evinde bir karın yok. Mahir. İyi misin anneciğim sen? İyiyim. İyiyim. Nikahı kıyıyorum galiba artık değil mi? Kusura bakmayın. Geciktim biraz sizi de beklettim. Önemli değil, nasılsa geldiniz artık. Buyurun geçelim. Olur. Mahir gelmiş, duydun mu? Mahir ve Canfeza nikah masasına oturmuşlar. Belki de bu hayattaki son beş dakikan. Mahir o masaya oturursa ben öleceğim. Öyle deme. Belki de Canfeza hayır diyecek. O kız öleceğini bilse bile Mahir'e hayır demez. Göreceğiz. Evlenmek için belediyemize yapmış olduğunuz başvuru incelemiş. Evlenmenize mani bir durum olmadığı görülmüştür. Canını aldığım adamın oğluyla evleniyormuşsun. Ben hayatımda ilk kez bu kadar mutluyum. Yarın da imzalarımızı atacağız. Kızım o imzayı atarsan Mahir ölecek. Kaderine yazılandan kaçamadın değil mi? Meğer oraya sen kaderine gitmişsin kuzum. Çok aşığım ben sana. Denememe izin ver. Mahir'in başındaki iş sadece Cabir değil. Cabir bıraksa Selim var. Selim bıraksa Boris var. Sonunda birinden biri illa yiyecek oğlanın başını. Siz, Kürşat kızı Canfeza Kilimci, Mehmetoğlu Mahir Yılmaz'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz? Bir ömür boyu birinin canına sebep olmanın ağırlığını biliyor musun sen benim kızım? Sen Mahir için bunca kara sevdaya düşmüşken o vicdan azabıyla bir gün bile yaşayamazsın. Ne işin var senin burada? Cafeza. Defol git buradan. Defol git. Kızımı almadan hiçbir yere gitmem. Sen nereden kime alıyorsun be? Alçak herif. Ne yüzle çıkıyorsun karşımıza? Kızımı almaya geldim. Bana bak. Mahir. Bak beni katil etmeden, defol git şuradan. Defol. Canfeza. Kalk o masadan. Buradaki herkes bilsin. Benim bu nikaha rızam yoktur. Hadi şimdi kalk o masadan. Ben de Apollon gibi yapardım bu arada. Neyi? Seni korumak için şakaya çevirirdim. O zaman bir daha beni göremezdin. Evet. Ama iyi olduğunu bilirdim. Sevgi böyle bir şey işte. Bazen fedakarlık gerektiriyor. Ne kadar çok sevsen de ondan vazgeçecek kadar. Ne saçmalıyorsun sen? Canfeza, gidecek o boş ver. Ya otur sen. Sakin ol, sıkıntı yok, tamam mı? Gidecek oku birazdan. Haydi, haydi. Canfeza, kalk o masadan. Ben yapamam. Ne? Yapamam. Seninle evlenmem. Özür dilerim, ben babamla gideceğim. Canfeza, saçmalama. Babandan bahsediyoruz. Kaç defa bıraktı seni. Psikopatın eline verdi. Biliyorum. Biliyorsun, niye ayaktasın o zaman? Çünkü o benim babam. Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin. Ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım, ben babamın kızıyım. Canfeza. Saçmaladın, biz birbirimizin kaderiyiz. Seviyoruz biz birbirimizi. Evet birbirimizi sevdik. Ama sevmek yetmiyor. Hadi yürüyün siz de. Hadi kızım. Canfeza! Bana bak! Bakma kızım. Bakarsan gidemezsin. Bakma. Mahir! Canfeza! Bana bak! Canfeza! Mahir? Canfeza. Canfeza? Ambulans çağırın! Ambulans çağırın! Noldu! Tamam, tamam, tamam. Kardeşim! Kardeşim Mahir. Kalk. Noldu, noldu? Canfeza? Mahir. Canfeza? Canfeza’yı alacağım dedim sana Mahir. Erkek, silahla yaralama. Çok fazla kan kaybı var, nabzı düşük ve bilinci kapalı. Hemen kırmızı alan alın çabuk, acele edin. Korkma, korkma anneciğim, Korkma oğlum. Korkma. Korkma anneciğim. Korkma anneciğim korkma. Korkma oğlum. Korkma anneciğim korkma. Korkma. Korkma. Korkma. Baba bırakma bizi, baba ölme lütfen bırakma bizi. Korkma, sakın korkma anneciğim. Baba bırakma bizi! Sakın korkma tamam mı? Ölme. Sakın bırakma bizi baba. Bırakma bizi. Anne kurtar. Anneciğim korkma sakın korkma. Sakın korkma tamam mı? Mehmet sakın bırakma bizi. Bak ben buradayım sakın, sakın bırakma bizi. Mehmet sakın. Vurdular. Böyle... ...sırtından, vurdular Mehmet’i. Hiçbir şey yapamadım. Sırtından vurdular. Şehit ettiler. Ellerimden kayıp gitti. Hiçbir şey yapamadım. Mehmet. Oruçluydu, tepsi kebabı yapacaktım. Karnı açtı. Yetiştiremedim. İftara yetiştiremedim. Yetiştiremedim. Eğer babana geri dönersen her şey eskisinden daha kötü olacak. Boris'le Selim'in baskısı var adamın üstünde. Senin geçenkinden daha fena harcar. Bunu sen de biliyorsun. Birbirimizin katiliyiz. Seviyoruz biz birbirimizi. Tamam sevdik birbirimizi ama sevmek yetmiyor. Canfeza! Geri gelecek, beni almaya çalışacak. Kim alacak seni? Canfeza, kim alacak seni? Niye alamazsın Mahir, yerimizi biliyor artık. Benimle evlendiğin gün, kimse seni benden alamayacak. Bizi birbirimize bırakmazlar. Kaderin önüne hiçbir şey geçemez. Yazıklar olsun sana. Sen şimdi kendi elinle kızını alıp, o iblise emanet edeceksin öyle mi? Sen o kadar aptal mısın? O kadar akılsız mısın sen? Bu kadar yüreksiz misin? Senin hiç mi haysiyetin, hiç mi merhametin yok Kürşat? İyice anladın değil mi onlar içeriye girdiklerinde burası yıkılacak! Anladım Selim bey hiç merak etmeyin. Ben değil sen merak et, olası bir aksilikte de git kendini imha et beni hiç yorma. Peki efendim. Koçum benim. Gerçekten bunu yapacak mısın? Gerçekten bunu yapacak mıyım? Sen olanı biteni pek anlamadın galiba. Mahir ve Canfeza nikah masasındalar ve Canfeza Mahir'i terk etti. Milyonda bir görülen bir olay. Bugünü bayram diye her sene kutlamamız lazım. Daha önceden haberim olsaydı uçak indirirdim bahçeye. Sen kazandın yani. Ben yaşayacağım. Bana bir şey yapmayacaksın değil mi? Yerinde olsam bu kadar emin olmazdım. Bu Canfeza daha önce bana defalarca kez çizik attı, yamuk yaptı ve babası da biraz değişik, ailece bipolarlar. Ne yapacakları belli olmaz bunların. Şu kapıdan içeriye girsinler, öyle emin olalım. Selim. Bak, eğer beni şu an bırakırsan dedemden kaçabilirim. Sen neden durmadan kaçma planı kuruyorsun? Selim Bey. Geldiler mi? Yok Selim Bey, başka bir misafirimiz var. Kim? Cabir Haroğlu. Selim lütfen izin ver, kaçayım bak, lütfen. İçeri al. Cabir ağa, Cabir ağa. Biraz erken gelmedin mi? Canfeza daha gelmedi. Biliyorum. Ya o zaman burada ne işin var? Söz verdiğim gibi, kız gelir gelmez, torunumu alıp buradan gideceğim. Burada bekleyeceğim. Tabii sen otur, burada bekler rahat et. Bizim çocuklara söyleyeyim de, sana içecek bir şey getirsinler. Dede. Babam, iyi mi? Baban öldü. Bundan gayrı bir tek ben varım. Baba. Baba. Amirim. Züleyha teyze nasıl? Nasıl olacak? Kötü, sakinleştirici verdiler. Yaşadıklarını kaldıramıyor tabii kadın. Kendi kendinize iş yapıyorsunuz. Düğün günü çıkıp gidiyorsunuz. Hayır bu yetmiyor Mahir vuruluyor. Ve hastaneye gitmek yerine, nikaha gidiyorsunuz. Hadi o aklını yitirdi de sen de mi yitirdin lan? Amirim yani Mahir bu dinlemiyor ki. Canfeza’ya söz verdim o nikaha mutlaka yetişmem lazım dedi. Ben de yapamadım. Sen de tamam mı dedin ulan? İşte yaram ağır değil dayanabilirim deyince ben de yani bir şey diyemedim. Aferin oğlum aferin. Nikaha yetişti de bir şey oldu sanki. Ne oldu peki? Konuşturdunuz mu Orhan'ı? Değdi mi bunca şeye? Yok. Yani tam ikna ettik adamı böyle konuşturacaktık. O Boris denen adamın adını verecekti. Sonra biri geldi vurdu. Mahir de onun peşine koştu zaten. Yaşıyor mu Orhan? Yani sayılır. Durum bayağı ağırmış, yoğun bakıma almışlar. Yani doktorlar bu geceyi çıkaramayabilir dedi ama Mahir yine de güvenlik önemli olsun diye başına bir polis memuru dikmemi istedi. Çünkü bu Boris denen herif ya da o Selim Orhan'ı ortadan kaldırmak istiyor sonuçta. Yani. Tamam. İyi düşünmüş. Evet. Amirim. Ben bir Asaf Ağa’lara bakayım. İyi, bak. Mahir ameliyattan çıkar çıkmaz bana haber verin. Tamam mı? Niye? Sen bir yere mi gidiyorsun amirim? Bir iki işim var. Onları halledip geleceğim ben. Sen sakın buradan ayrılma. Belki acil bir şeye ihtiyaçları olabilir, tamam mı? Haydi bakalım. Başla, isyan etmek gibi olmasın ama. Rabbim bize kötü kader yazmış Asaf Ağa. Ama, böyle bir şey olmayacak. Ameliyattan sağ salim çıkacak. O keçi gibi inadıyla, benim karşımda duracak. Bana haddimi bildirecek, diklenecek. Biliyorum ben. Mutlu olsun Afet Hanım. İstediğin oldu. Nikah bozuldu. O kızla olmazdı Asaf Bey. Sen de biliyorsun, oğlumuzun katili. Olurdu Afet Hanım. Olurdu. O iş babasının rızasıydı. Ben oğlumu rüyamda gördüm. Mahir'in o kızla evlenmesini istedi. Halit o kadar mutlu muydu ki. Ben de mutluydum. Oğlumuzun, yapamadığımız düğününü yapıyor gibiydim. Oğlumuzda eksik olan ne varsa, Mahir'le yapıyordu. Onca yıl sonra, ilk defa içim dağıttı. Mahir bugün öldü adeta Hanım. O kız onu bırakıp giderken, gözümün önünde öldü. İnşallah bu işte parmağın yoktur. Yoksa bu sefer, senin gidecek bir evin olmaz. Seni boşarım. Asaf dede. Bir gelişme var mı? Yok oğlum. Bu sıraya nasıl? Nasıl sakinleştirici verdiler, uyuyor. Ben bunun için mi hayatta tuttum lan seni? He? Bunun için mi yaşattın? Yapman gereken tek şeyi Orhan'ı susturmak. Onu bile beceremedin. Mahir'in canına nasıl kastedersin lan sen? He? Mecbur kaldın. Yürü git lan. Senin amacın ne lan? Babasını öldürdün. Şimdi de Mahir'in elinin sana uzanacağından korktun. Fırsat bildin onu da vurdun. Yemin ederim. Yemin ederim isteyerek yapmadım. Bak eğer ben Mahir'i durdurmasaydım yüzümü görecekti. Eğer Mahir'e bir şey olursa anan helvanı kavurur. Orhan'ı da indirememişsin zaten. Nasıl ölmemiş mi? Ölmemiş. Dokuz canlı. Durumu da çok ağırmış. Tamam. Halletmemi mi istiyorsun? Halledecek olsam sana mı bırakırım lan? Defol git şimdi. Benden haber bekle. Hiçbir yerde görünme. En azından bir annemi arasam. Müsaade etsen. Bir sesimi duysa. Kimseyi aramayacaksın. Annen gidiyor. Denizli’ye dönüyorlarmış. Seni de yutrdışına gitti biliyor. Sen öldün. Benim sayemde yeniden doğdun. Sözümden çıkmayacaksın. Anladın mı? Sıfırlayacaksın kendini. Git şimdi, haydi. Yürü. Çalıyor mu? Ya çalıyor ama açmıyor. Ay. Kürşat beyim buradaysa benim oğlum nerede? Apar topar verdi bizi bir adamın eline sepetledi. Hani Kürşat beyin yanına gitmişti ya Savaş? Bilmiyorum ki. Bir şey sormaya kaldı mı ki, Maviş anne zaten yani? Biz daha ağzımızı açamadan apar topar koydular bizi o otogara. Ya bu Kürşad Bey de nereden çıktı geldi ben anlamadım ki. Deccal gibi çöktü üstümüze. Hepimizi bir yana savurdu yani. Şimdi Eznenem nerede, Canfeza nerede, Savaş Abi nerede? Bilmiyoruz. Bilmiyoruz. Ay hiçbir şey akla mantığa oturmuyor. Ya bu Kürşat Bey Canfeza'ya ne dedi de bu kız canı gibi sevdiği Mahir'i nikah masasına bıraktı mesela. Ay ben hala inanamıyorum. Nasıl oldu bu iş? Kürşat Bey Canfeza nereye götürdü acaba? Ya şimdi bu kız bizden yardım isteyecek olsa, arayacak olsa nasıl ulaşacak? Ta Denizli'den nasıl el uzatacağız ona? İstanbul Denizli Seferi'nin kalkış vakti gelmiştir. Sen de benim düşündüğümü mi düşünüyorsun? Vallahi ne yalan değil. Oğlumdan haberi alamamışken ayaklarım geri geri gidiyor. Ben oralara sığamam Sabri. Al benden de o kadar. Gitmiyoruz denize yemenizi yakalıyoruz İstanbul'da. Kalalım kalalım da. Gecenin bu vakti ne yapacağız İstanbul'da? Kime gideriz, kimden yardım alırız? Nasıl yaparız bir başımıza? Sen akillanıyorum o Ayşen'in, ben biliyorum kimi arayacağımızı. Dur, sen bana güven. Hey, beri bak. Akşam oldu ya. Geleceklerinden emin misin sen ha? Bu iş benim midemi bulandırıyor ha. Öyle mi? Sen de benim midemi bulandırıyorsun ama katlanıyorum. Sen ne diyorsun lan ha? Selim Bey, geldiler. Bu tam zamanı, parti başlasın. Destur. Ne yapıyorsun Selim, kafayı mı yedin? Yo, kutlama yapıyorum. Mahir kaybetti. Ben kazandım. Kalk kız kalk kalk, kalk gidiyoruz haydi, kalk. Ben sözümde durdum. Sen de istediğini aldın. Biz gidiyoruz. Ama. Partiye katılmayacak mısınız? Ne partisi be? Vazgeçtim gidin. Yürü kız. Esen kalın kendinize dikkat edin. Sen de mi geldin ninecik? Yüzlerinize bakıyorum da, kutlamamdan pek etkilenmediniz galiba. Olsun, sıkıntı değil. Sonuçta ben Selim Allamiyim. Benim de kendime has bir stilim var. Hem, her gün Canfeza Mahir'i nikah masasında bırakmıyor öyle değil mi? Kutlanması gereken bir gün. Çok önceden burada olmalıydın kıymettim. Çok önceden. Bu evi bizim için hazırlatmıştım. Ama olsun, sıkıntı yok. Ne demişler? Geç olsun ama güç olmasın. Gelini güzelmiş, yokuşmuş. Ama benim aldıklarım daha güzeldi. Kesin bunu o vizyonsuz Mahir seçmiştir. Hey hey hey, Selim Abla be. Ağır ol. Kızımın kılına zarar versen kırarım elini. Haddini bileceksin. Sen kızı hırpala diye getirmedim ben buraya. Bir anlaşma yaptık amma kızıma zarar verirsen anlaşma bozulur he. Hadi ya. Kürşat bu nasıl bir trajedi? Hayatında ne oldu da bir anda böyle değişik süper bir baba oldu? Tamam tamam, tamam tamam. Kızına fiziksel bir temasta bulunmayacağım. Sözünü tuttun, Can Sezai'yı buraya getirdin. Şimdi bunu da al, gidin buradan. Ya, ne münasebet? Öyle bir dünya mı var? Ne sıfatla bırakacağım kızımı buraya? Nasıl ya? Nikahınız olmadan kızımı burada bırakmam. O zamana kadar biz de burada kalacağız. İkiniz de bu evde mi kalacaksınız? Evet, ikimiz de. İşine gelmiyorsa gidelim. Buna da tamam. En iyi diyelim Canfeza bonuslarıyla gelmiş. Peki bakalım öyle olsun. Haydi yürüyün anacığım, haydi kızım. Gel buradan kızım. Hala, babam gitti hala. Bir de utanmadan ağlıyor musun? Hiç mi vicdan yok sende? Hiç mi vicdan yok? Başkasından peydahladığın bebeği, Yılmazlara mı kakalayacaktın? He? Hala, sen nereden biliyorsun? Sen beni aptal sandın değil mi? He, ben duymayacağım, öğrenmeyeceğim sandın. Beni de kandıracaktın değil mi? Bebek. -He. Yılmazlar’ın değilmiş. Abi sen, sen ne diyorsun ya? Nasıl bir şeytansın? He. Bana bak, Kemal biliyor muydu? He? Kız, kız ne ettin Kemal'e? He? O kazada senin burnun bile kanamadı. Kemal ölüverdi. Bana bak. Sen ne ettin Kemal'e? Ha? Ne ettin Kemal'e? Vallahi, vallahi ben hiçbir şey yapmadım. Yemin ederim. Ne olursun bak. Döv bağır çağır ama hiç kimseye bir şey söyleme. Ne olursun ya! Sen benim ciğerimi aldın benden. Benim ağabeyimi aldın. Sen babanın katilisin. Katilisin! Allah belanı versin. O bebek, o bebeği kimden peydahladın? He? Kimin o bebek? Kimden peydahladın? Kimin bebesi bu? He? Babası kim? He? Londra'daki. Dil hocam. Seni arsız, seni terbiyesiz. Sen hangi yürekle, hangi akılla böyle bir şey ettin? Biz seni böyle mi yetiştirdik? Ah ben delireceğim. Ah ben delireceğim. Sen o bebeği Yılmazlar’ın soyu diye kakalayacaktın he? Hala ne olursun bak, Beni bir dinle sana söz veriyorum her şeyi anlatacağım ama ne olursun sana yalvarırım bak dedeme sakın söyleme. Hala söylersen beni öldürür gerçekten yaşatmaz. Biliyorsun. Ya sen bunca rezilliğin içinde hala kendini düşünüyorsun ha! Seni bencil Ah. Sıla? Sıla, Sıla kuzum halam Ben ne ettim? Nedret! Ambulans çağır. Kuzuma ben ne ettim? Tamam. Tamam, tamam geçti. Selim. Selim ya gözümü açar mısın? Bırak. Bırak. Selim. Nasıl? Beğendin mi odanı? Sen ağır ruh hastasısın. Canfeza. Bana kızdın mı? Yoksa bunun için mi? Kalbimi kırdın. Mahir. Mahir. Ne oldu? Küstün mü bize yoksa? Benim için o nikah masasında terk ettin ya. Hazmedemedi. Ex damat küsmüş bize. Seni akıl hastanesine kapatmaları lazım. Söylediğin şeyler yüzünden seni cezalandırmalıyım Canfeza. Ama baban o tarafta. O yüzden empati ve sevgi dolu olmalıyım. Ah Canfeza ah çok kötü günler geçirdin. Başına çok kötü şeyler geldi. Seni de anlıyorum psikolojin bozuldu, kötü durumdasın ama merak etme doğru yerdesin, seni tedavi edeceğim eskisinden daha da iyi yapacağım seni. Ne de güzel gülüyor değil mi? Korkma, atlatır bu durumu. Sevdalıktan kimse ölmemiş. Mahir de ölmez, toparlar. Bu hayatta insanlar ikiye ayrılır. Bir, kaybedenler. İki, kazananlar. Tamam yeter artık, sus. Ne oldu, canın mı sıkıldı? Eğer canın sıkıldıysa doğru yerdeyiz demektir. Daha da fazla sıkılacak canın. Bu evde sana cehennemi yaşatacağım. Bu evde başına gelmedik şey kalmayacak Canfeza. Beni ortada bırakıp madara etmenin bedelini sana fitil fitil ödeteceğim. Umurumda değil, istersen öldür. Seni öldürmek gibi bir hata yapacağımı sanıyorsan yanılıyorsun. Seni öldürmekten beter edeceğim Canfeza. Ölmek için bana yalvaracaksın. Seni muhtaç edeceğim. Seni perperişan edeceğim. Ondan sonra tekrar iyileştireceğim. Sevgili Mahir. Gülen yüzün hiç mi hiç solmasın. Buonasera. Buyurun, teyzeyi buraya verdi Selim Bey. Bakma bana böyle, hadi gir içeri. Sen doğuracağıma taş doğuraydım. O kazada gebereydin zaten. Yahu ana. Sinirlenmeden önce bir anlatacaklarımı dinleseydin. Sana inandım ya. Bana da yazıklar olsun. Kızının yüzünü soldurup, o iblisin yüzünü güldürdün. Nasıl da mutlu oldu, nasıl da sevindi onun istediklerini yaptın diye. Yahu ana. Bırak, kudura kudura eğlensin. Yine zaferin tadını çıkarsın bırak. Bilesin ki bu yaptıkların yanına kalmayacak. Sen de hesabını vereceksin. He ana vereceğim, ben de hesap vereceğim. Ana bak Canfeza’nın düğününden önceki gece gelip de bana Allah'ın hesapları kesme vakti geldi. Dedin ya. Heh işte şimdi o vakit geldi. Hesabım kesildi. Ben de hesabımı ödeyeceğim. O gün geldi. Onun için buradayım. Onun için bozdum Canfeza ile Mahir'in nikahını. Sen ne diyorsun be? Günahının bedelini böyle mi ödeyeceksin sen? Kızını o akıl hastasına vererek, günahına günah katıyorsun sen. Yav anacım günahma günah falan kattığım yok. Yav ben niye kızımı Selim'e vereyim? Sen benden alay mı ediyorsun Kürşat? He? Madem vermeyecektin, niye bırakmadın da Canfezam mutlu olsun? Niye bizi derleyip toplayıp buraya getiriverdin o zaman? Ya ana çünkü biz de o içerideki manyak gibi oyun oynamak zorundayız. Burada kalıcı değiliz. Ya ana ben kızımı o akıl hastasına bir kez daha verecek kadar akılsız mıyım? Oğlum akıllandı, aklı başına geldi. Dostunu da düşmanı da iyi belledi. Bunlar bana bir oyun kurdular. Beni en dibe ettiler. Cehennemi gösterdiler. Üstüme kapıyı kapattılar. Amma ölmedim işte. Kürşat sen ne diyorsun? Ana. Dizine yatıp da verdiğim sözlerin hiçbiri yalan değildi. İlk defa sözümde duracağım. Bana emanet olan kızımı koruyacağım. Günahımın bedelini ödeyeceğim. Bunun için gerekirse canımı vereceğim. Ne sözümü yerde bırakacağım ne borcum ardımda. Ana o nikahım bozmak zorundaydım. Kızı buraya getirmek zorundaydım zorla. Yoksa bu oyunu yeniden kuramam. Ne oyunu? Onlar bana bir oyun oynadılar. Ben de onlar gibi bir oyun oynayacağım. Oyunun sonunda ben dahil herkes yaptığının bedelini ödeyecek ana. Bu adamlar iblis. Sen onlara oyun kurabildin mi hiç? He he, senin oğlun da melek değil ki ana. Sen meraklanma, ben her bir şeyi düşündüm. Kürşat sen ne yapıyorsun? Hırsına da nefsine de yenilme. Bak kendini ziyan ettin. Yetmedi Canfeza'yı da ziyan edeceksin. Anne yemin ediyorum bak. Bu defa başka. Sana bir söz verdim. İnsan olacağım dedim. Baba olacağım dedim. Bak. Senden tek istediğim. Sabırla izle. Ve benim yapacağım hiçbir şeye karışma. Sakın ola Canfeza‘ya bir şey deme. Selim Canfeza'nın artık onun olduğuna iyice inanmalı. Bak ana. Bu işin sonunda sen Canfeza da feraha kavuşacaksınız. Ama sen bana güven. Ana bir kerelik olsun güvenebilir misin? Sen bu adamlarla baş edemezsin. Onlarla tek başıma oynayacağımı baş edeceğimi kim söyledi? Kimle olacak ki? Oyuna öyle birini dahil edeceğim ki Sonunda, hepsinin kıyameti kopacak vallahi. Babamın ayakkabıları. Babaanne. Dede. Amca? Sen misin gerçekten? Benim oğlum başka kim olacaktı ya? Sen? Nasıl geldin ki buraya? Ya ben hep buralardayım. Benim evim değil mi? Doğru. Haydi seni bekliyorum yemek için. Gel. Nerede kaldın sen? Bak, babaannen ne güzel yemekler hazırlamış. Annen tepsi kebabı yapmış. Çok seversin sen. Allah Allah. İşler yolunda gitmiyor he? Gitmiyor Ben senin gibi değilim. Senin kadar iyi değilim yani. Benim işlerimin hep iyi gittiğini ne biliyoruz? Bilmiyorum. Bana kırgın değilsin değil mi? Kızgın mısın bana? Ben sana ne zaman kızarım biliyor musun Mahir'm? Bilmiyorum. Ne zaman? Sözünden döndüğün zaman. Yolu yarıda bıraktığın zaman. Pes ettiğin zaman. Ben çok yorgunum be baba. Her şey çok karışık. Öyle değil mi? Bir keresinde seninle denize gitmiştik. Bodrum'u hatırladın mı? Hatırladım. Neredeyse boğuluyordum. Sudan çıkınca ne ağladın be. Çok korkmuştum. Peki ben ne yapmıştın? Onu hatırladın mı? Beni tekrar denize atmıştın. Öyle. Ben seni o gün bir daha denize atmasaydım. Sen belki de yüzmeyi hiç öğrenemeyecektin. Evlat. Başına gelenlerden korkarsan, sinersen. başını ezerler. Erkek adam net olur Mahir. Erkek adam onun olana sahip çıkar. Erkek adam sözünde durur. Erkek adam ölene kadar pes etmez. Sözünde dur Mahir. Sözünde dur. Çünkü. Urfalı’nın sözü... ...ağızdan bir kere çıkar. He. Çünkü sen daha ölmedin oğlum. Baba! Mahir Bey. Mahir Bey. Uyanmaya çalışalım. Çok güzel, açın gözlerinizi. Sizi ameliyat ettik. Çok iyi operasyondu. Daha iyi olacaksınız. Yoğun bakımda izleyelim bu gece. Yakınlarına da haber verin. Yoğun bakıma aldığımızı. Baba. Nasıl kıydılar baba yeğenime? Ha? Oğlum sakin. Durumu nasıl yaşayacak mı? Bak bana doğruyu söyleyin ha. Ferman, bağırma oğlum sakin ol. Ya ciğerimiz alev almış bana sakin ol diyorsun Allah'ını seversen ya. Dağ gibi yeğenimi kalleşçe vurmuşlar. Ben nasıl sakin olayım? Oğlum otur bir sakinleş soluklan. Allah'ım yarabbim ya. Oturdum. Hadi deyin bir şey deyin. Doktor söylemedi mi? Biz de bilmiyoruz oğlum ameliyatta. Haber vermediler daha henüz haber bekliyoruz. Ferman, Sevde nasıl? Nasıl olsun baba? Abisi göçmüş gitmiş kız perişan halde. Haftalardır başımıza gelmeyen kalmadı ki. Kolay mı canım? Canından can koktu. Ya, cenaze işlemlerini hallettiniz mi? Hallettik baba hallettik. Yarın öğle namazını müteakip, burada toprağa vereceğiz. Cenazeye gelirsiniz herhalde. Geleceğiz tabii. Ha. Of ya Rabbi, Allah'ım bu çocuk inşallah ölmez. Tövbe tövbe, ağzından yel alsın. Alsın ana, alsın. Patır patır siliniyoruz tarih sayfasından. Böyle giderse Yılmazların soyu iyice kuruyacak. Ferman da düşecek. Oğlum ne diyorsun sen ya? Baba. Cabir ağa Sıla'yı almış eve götürmüş. Sevde de oraya gidiyordu gelirken konuştum. Bak Allah korusun, Mahir'e bir şey olursa Sıla mevzu iyice karışacak. Artık Cabir seni mi vurur, beni mi vurur, ben kendimi mi vururum, kim kimi vurur Allah bilir. Ferman saçmalama artık. Oğlum dur dur. Sen Sıla’yı almışlar mı dedin? He. O zaman babası Canfeza'yı Selim'e götürdü. Canfeza Selim'in yanında. Herhalde öyle. O manyak başka türlü nasıl bırakacak kızı? Sevde mi? Yok ana. Şey, müşteri. Akşam akşam ne müşterisi? Bu önemli değil ya. Ya ben bu çocuğun bu haline vallahi çok üzülüyorum ya. Bu nasıl kadersizliktir ana? Öyle. Doktor Kerim Kara. Doktor Kerim Kara. O Canfeza. O Canfeza'nın da yaptığı iş mi? Benim aslan gibi yeğenim herkesi karşısına alsın. Sen git o katil babanı seç falan. Nasıl bırakıp gittin be, kara vicdanlı? Bir insanın aslı neyse, nesli de odur. Katilin kızı, soyu bozuk. Hemşire hanım, durum nasıl? İşte söz verdiğim gibi hepsi burada, bakalım neler varmış. Kaçakçılıkların, ahlaksızlıkların ve yolsuzlukların ve daha fazlası hepsi burada. Sen de az değilmişsin Kürşat, hiç rahat durmamışsın. Raşit'e de helal olsun. Raşit'e de helal olsun, her adımını yaptığın her şeyi izleyip arşivlemiş. Bayağı iyi. Çocukluk fotoğrafını bile bulabilirsin bundan. Ulan adi herif. Bunca zaman her bir şeyi saklamış. Bunların birazı bile ortalığa çıksa bir daha güneşi göremezsin. Bütün ömrün hapiste geçer Kürşat. Nasıl aldın bunları? Üzümünü ye bağını sorma. Söz verdiğim gibi her şey burada. Eyvallah eyvallah. Eyvallah. O zaman yeniden işimize geri dönebilirse he. Hay hay tabii ki de. Ama önce benim bir eve çıkmam lazım. Kızıımı anamı bir eve koyman gerek. Senin yarına kalamayız. Nenecikle istediğiniz yere gidersiniz. Canfeza benimle kalacak. Katiyen olmaz evlenmeden olmaz öyle şey. Kürşat ne oldu kızın kıymete mi bindi? O evden o eve götürüp kızın psikolojisini bozma. Benimle kalsın. Ben bizim çocuklara söylerim size bir ev ayarlarlar. İstemez istemez. Denizli’den çocuklar geldi onlar her bir şeyi hallediyorlar sen merak etme hani istemem. Peki dediğin gibi olsun. Biz de işimize bakalım. Bakalım bakalım ama bir eksiğimiz var. Neymiş o? Yav işlerimizi sorunsuz halletmek için ihtiyacımız olan biri. Kim? Polis ya. Polis ve sen. Aynı masaya oturup iş tutacaksınız öyle mi? Hiç güleceğim yoktu Kürşat. Hayat bu Selim Allame. Eski dosttan düşman olmaz. Hem o risalsız ile benim göbek bağım var. Bak birbirimize düştüğümüzde ne olduğunu gördük. Yan yana durmazsak ayakta kalamayız burada. Sen bir görüşme ayarla. Normalde bana bu teklifi yapsan sana hayır derdim. Vıcık vıcık ilişkilerden nefret ederim. Ama galiba haklısın. Söylediğin şeyler doğru. Bu arada bunları ne yapacaksın? İmha etmen gerek istersen sana yardımcı olabilirim. Hatıra olarak saklamak istemezsin başına iş gelir. Gerek yok ben hallederim sen bana bırak. Sen yok musun sen? Suç makinası. Ulan Selim Allame. Bunları kopyalamadıysan ben de Kürşat Kilimci değilim. Ne oldu lan burada? Kimi aldı lan dosyaları? He! Ulak girdi efendim. Emrettiğiniz gibi. Siz ve bu ulak dışına kimse buraya giremez. Buyurun buyurun hoş geldiniz. Kusura bakma seni de bu saatte rahatsız ettik ama. Hayatta da çok geç oldu. Ev biraz dağınıkmış. Şöyle yapayım ev. Bayağı dağınık kusura bakmayın. Ben hallettim şöyle. Normalde yazları Ayça geliyor tabi. Hani ama şimdi gelmeyince böyle bir şey oldu. Ayça. Yani tanımıyoruz ya ondan şey ettim. Ayça benim kız kardeşim. Ha. O şimdi Niğde'de okuyor. Tabi. O gelemeyince biraz böyle oldu. Böyle de vallahi hiç olmadı ya kusura bakmayın. Ay ne kusuru evladım? Asıl sen bizim kusurumuza bakma. Böyle damdan düşer gibi oldu. Estağfurullah olur mu hiç öyle şey? Siz buyurun oturun böyle ben bunları gardıroba atıp geleyim. Şaka. Ay bu ne pislik. Maviş anne burada üç harfliler cirit atıyordur ben sana söyleyeyim. Yani biz bu gece burada kalırsak iyi saatte olsunlar karışır gideriz. Kızım sus duyacak çocuk. Ay susacak gibi değil yani. Ay bir de kardeşi geliyormuş. O da pasaklı herhalde. Sus artık Allah aşkına. Yarın siler paklar otururuz işte. Yok anam burası paklanacak gibi değil. Bu evin böyle kökten temizlemek için alev alev yakmak lazım. Evet telaştan soramadım ben bir şey yer misiniz? Yok, yok biz hiçbir şey yemeyiz. Yani biz şeyiz, ölümcül diyetteyiz. Su bile içmiyoruz yani, ağzımıza hiçbir şey sokmuyoruz. O derece şeyiz, demi Ayşe annem Evet yavrum, biz ölümcülüz. Neyse, şey yapalım ya. Sen asıl ne oldu onu anlat ya. Biz apar topar çıktık ya. Şimdi ortalık karışmıştır. Hadi gel anlat, vallahi meraktan çatlayacağız. Ne oldu? Ne kadar güzel soydun öyle elmayı ya. Ah Canfeza Hanım ah. İyisiniz, hoşsunuz, güzelsiniz ama bir eksiğiniz var işte. Neymiş benim eksiğim? Mutfak işlerinide çok kötüsün. Ama sana iyi bir haberim var, ben orada da iyiyim. Evet, biz senin köftendeki becerilerini gördük. Bak, terbiyesizlik yapma. Aynı şey değil. Aç bakalım ağzını. Ah, ah. Şu elleri de yıka. Ne oldu? Zor mu geldi? Kızım kötürüm gibi kaldın. Hiçbir şey yapamıyorsun. Sana yardımcı olmaya çalışıyorum. Yok o zaman kınam tutmaz. Ha tutması tutması ya. Ben bu kınayı da hiç anlamıyorum Gerçekten çok ciddi söylüyorum.Bunun bir manası var mı? Ne anlama geliyor yani ? Bir olayı var mı ? Sen kesin biliyorsundur şimdi. Batıl inançlardan sorumlu Devlet Başkanı Canfeza Kilimci söyle bakalım. Tabi ki var bir anlamı kına adanmışlıktır. Adammışlık? Evet. Kına yakan iki insan birbirlerine adanırlar. Hatta bir belgeselde izlemiştim, böyle Hindistan, Pakistan'da falan böyle kınaların eşleri birbirlerine böyle telepatik bir bağ oluştuğuna inanıyorlar. Böyle eşler birbirine uzaktaysa bile. Birbirlerini hissedebiliyorlarmış, duyabiliyorlarmış felan. Yani. Kolay gelsin diyoruz tabii ki. Peki bu kına bağımlısı arkadaşlara telefon tavsiye etmemişler mi hiç? Daha pratik olmaz mıymış? Mahir çok gıcıksın, inanmazsan inanma. İnanmıyorum çünkü bizim kınaya ihtiyacımız yok. Evet, sen cep telefonuyla halledersin. Hayır, cep telefona da ihtiyacım yok. Sen fısılda ben seni duyarım. Duyarım ben seni. İstersen karanlıklardan çıkarım seni. Duydun mu? Bizim buraya saçma sapan şeylere ihtiyacımız yok. Ver bakalım şu elini merak etme bir şey yapmayacağım. Ben seni her türlü duyarım tamam mı? Tamam ben bir ara denerim o zaman bakalım duyabiliyor musun? O konuda da kötü bir haberim var. Bunu hiç deneyemeyeceksin çünkü hiç senden o kadar uzak kalmayacağım. Tut. Bu kadar uğraştın bari tutsun. Mahir. Canfeza. Ne yapıyorsun? Ah Mahir ah. Kendine gelir gelmez Canfeza'yı sayıklaman beni derinden etkiledi. Şerefsiz. Şerefsiz. Mahir böyle şeyler yapma. Agresif olma güce ihtiyacın var. Dinlenmelisin çünkü sen vuruldun. Sana bir şey söylemeye geldim. Söyleyip gideceğim merak etme. Canfeza artık benimle. benimle. Nasıl kaçırdın onu? Nasıl kaçırdın şerefsiz? Kaçırmadım kendi ayaklarıyla geldi. En doğrusunu yaptı. Ait olduğu yere geldi. Ah Mahir ah nasıl ki bir duygu bir bilsen. Geceleri o kıvırcık saçlarına kafamı gömüp uyuyorum ya. Tarif edilemez bir duygu. Hele ki o sabah uyanmalarım gözlerimi açtığımda yanımda bir melek görüyorum her sabahı. O benim karım. O benimle Mahir. Yakında nikahımız var. Sana ellerimle davetiyemizi getirdim. Belki şahidimiz olmak istersin. Ha bu arada nikah sade değil bu sefer. Ölmek için. Ölmek için yalvaracaksın bana. Duyuyormusun beni. Canım kardeşim benim sakın kendimi yorma ben yanındayım senin. Beyefendi ne yapıyorsunuz buraya girmeniz yasak çıkın lütfen. Hemşire hanım bu gördüğünüz adam benim ahiretliyim. Sakın, sakın ona bir şey olmasın. Ona çok iyi bakın. Selim. O kimleri görüyorum. Ne işin var lan Senin burada? Şu hayata bak be. Vay anasını sayın seyirciler. Koca borisi refakatçi yapmış. Bize kim bilir neler yapar. Bir şey mi yaptın Mahir'e? Eğer yaptıysan. Aa bunu söyleyen sen misin? Sahi Mahir'i kim vurdu? Selim belanı arama. Ne işin var senin burada? Yakında Canfeza'yla yeniden nikah kıyıyoruz. Bilmiyorum duydun mu? Ben de Mahir'e davetiye getirdim. Ellerimle vermek için. Bu arada sen davetli değilsin seni istemiyorum. Gelsene şöyle gel gel gel. Ne nikahından bahsediyorsun lan sen? Bana bak. Ateşle oynuyorsun Selim. Yeminle yanına bırakmam bunu. Ah Boris ah Bunlar senin hep eski alışkanlıkların. Artık sen ne Kürşat'ı ne de beni tehdit edecek bir kalibredesin. Kayınpederimle beraber çalışıyoruz. Bir nevi aile şirketi diyebiliriz. Aha bozulma. Kürşat seninle görüşmek istiyor. Yarın sen, ben ve Kürşat. Aynı masaya oturup beraber iş konuşacağız. Ne? Bence de. Ne? İlk duyduğumda çok saçma geldi. Ama sonra böyle boylu boyuna bir düşününce bütün mantıklı taraflarını görmeye başladım. Yerinde olsaydım hemen reddetmezdim. Biraz düşünürdüm. Bana bak ikiniz de sıfır noktasındasınız. Onu suçlaman için yeniden başlaman gerek. Kafayı çalıştır. Kafayı çalıştır Raşit. Sana yarın saati haber veririm. Bana Seher. Ciğerparem Nene Üzülme kuzum. Üzülme ciğerim. Üzülme bir tanem üzülme. Yeter gayrı şu akıttığın gözyaşları. Ben sana ta başında demedim mi Canfeza? Bu iblis senin nasibin değil diye, ha? Merak etme. Baban seni onun eline bırakmayacak. Korkma gayrı kuzum. Babam beni bırakır mı bırakmaz mı bilmiyorum ama. Mahir bırakmaz. O bana doğru bir yol bulur. Bulamazsa da bir yol açar biliyorum. Hiç korkmuyorum. Canım. Bulur kuzum. Bulur yavrum, bulur bir tanem. Bulur. Canım benim. Az kaldı delireceğim. Ay, ne olur bana yardım edin. Yardım edin lütfen. Sorun nedir? Ya oğlumu kaybettik bulamıyorum. Ay koca hastane, delireceğim. Tamam sakin olun. Güvenliğe haber veririz şimdi. Tamam. Bulurlar değil mi hemen? Tabii bulurlar. Siz sakin olun. Oturun şöyle. Tamam, tamam. Tamam canım. Benim. Of. Teyzeciğim oğlunuzu tarif eder misiniz? Belki ben görmüşümdür. Ya görsen mutlaka hatırlarsın böyle, böyle kara kara gözleri var, böyle uzun uzun kirpikleri var. Böyle zeytin gibi kara gözlü, dalgalı saçlı ada Mahir görsen kesin hatırlarsın. Maalesef ama merak etmeyin bulacağız Zeytin gözlü mahiri tamam mı? Sağ ol canım tamam. Tamam haber verdim güvenliğe. Çok teşekkür ederim. Oğlunuz kaç yaşındaydı? Otuz. Otuz mu? Otuz. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Oğlunuz kazık kadar olmuş. Nasıl kaybolabilir? Teessüf ederim ne biçim kelime öyle kazık kadar falan? Aa! Kaybolmaların yerinde yaşı mı olur ayrıca? Kayboldu işte. Çattık ya. Aa! Buyurun, sorun nedir? Hanımefendinin zeytin gibi kara kara gözlü otuz yaşındaki oğlu kaybolmuş. Evet kayboldu. Sanki yalan borcum var. Tövbe tövbe yarabbim. Ben sizi hatırladım. Dün acilden giriş yapmıştınız değil mi? İşte buyurun. Buyurun. Ya oğlum bu hastanede söylüyorum size buyurun. Hanımefendi siz benimle gelin. Sistemden bakalım oğlunuzun yattığı odayı buluruz. Çok teşekkür ederim. Canfeza artık benimle ait olduğu yere geldi. Nasıl bir duygu bir bilsen, bir bilsen geceleri o kıvırcık saçlarına kafamı gömüp uyuyorum ya. Tarif edilemez bir duygu, bir duygu. Hele ki o sabah uyanmalar. Gözlerimi açtığımda yanımda bir melek görüyorum her sabah. Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin. Ben Kürşat kilimcinin kızıyım. Ben babamın kızıyım. Senden ne istediler Canfeza. Ne istedilerde bunu yaptın? Hah burada bak burada dedim size sağ ol sağ ol Annecim! Annem! Ah bir tanem benim canım benim Canım! Canım! İyi misin, iyi misin? İyiyim anneciğim. Ay Mahir. Ben bir uyumuşum. Nasıl rüyalar gördüm? Ay böyle karman çorman tövbe tövbe babanı böyle ölmüş falan gördüm. Acaba şey yapsak mı? Sen bir arasam mı ben bir sesini duyayım? Ben babamı gördüm. Ha. Gördüm. A, bak hiç söylemiyorsun. E neredeydin? Dün dedemin evinde, yemek yedik birlikte. Oh, afiyet olsun. Ne yediniz? Tepsi kebabı yapsana bize. Buradan çıkışta. Yaparım, yaparım sen yeter ki iste yaparım, yapmam anneciğim yaparım tabii. Sen iyileş, ne istersen yaparız evladım. Oğlum iyi misin? İyiyim dedem iyiyim, merak etme. Sabah doktor yürüttü. A, çok iyi. Eğer yürüttüysen çabucak toparlarsın. Yaranı sormuyorum. Şuranı soruyorum. O kız için üzülme. Onun için üzülmeye değmez. Kız benim karım. Ama o seni orada bırakıp gitmiş. Katil babasını tercih etmiş. Bir şey oldu orada. Canfeza böyle bir şey yapmaz. Kim bilir neyle tehdit ettiler onu. Tanıyorum onu, mümkünatı yok böyle bir şey yapmasın. Öldüğüme inanırım ona inanmam. Canfeza’ya bir şey oldu, bir şey var o işte. Selim Sıla'yı kaçırmış. Canfeza'nın gelmesini şart koşmuş, yoksa öldürecekmiş. Alın işte. Babası Canfeza'yı götürünce de Sıla'yı bırakmış. Yemin ediyorum kafayı yiyeceğim ben ya. Ne Sıla'mış arkadaş bu ha? Ne kadınmış bu ya? Kendinizden, ailenizden, torununuzdan vazgeçecek kadar ne seviyormuşsunuz siz bu kızı? Oğlum biz kan akmasın istedik. Yani töreler buna Ay sizin töreninize şimdi. Başlayacağım sizin töreninize de, davanıza da. Töre möre yok bu saatten sonra Hayatımın içine ettiniz. Ama başka çaremiz yoktu ki. Elimiz kolumuz bağlıydı. Yahu akıl karı işimi? Kaç yaşında insanlarsınız siz? Arkamdan çevirmediğiniz iş kalmadı. Oldu mu şimdi? Otuz sene sonra gelip hayatımda hep böyle tahakküm kurmaya hakkınız var mı ya? Ne hale geldim baksanıza. Bak beni tanımıyorsunuz siz. Hiçbir Allah'ın kulu bana öyle evlilik yaptıramazdı zaten. Canfezayla alakası yok, anladın mı beni? Olsun olmasın evlenmezdim ben. Halime bak, Kukumav kuşu gibi kaldım burada, kalkamıyorum hiçbir yere. O manyağın elinde benim karım. Karın olmadı da nikahı bozdun. Ya sen hala burnunun dikine mi gideceksin? Niye bana bunu yapıyorsun sen? Dik tamam babaanne dik. İnip de alma bile. Tamam. Ben sana bir söz verdim ama tamam mı? Ben sana bir söz verdim o sözü tutacağım ben. Tamam o kızla gideceğim evleneceğim ben. Tamam. Alacağım gelinim diye getireceğim o konağa görürsün sen. Görürsün sen. Nasıl sözümü tutacağım göreceksin sen. Gene şansımı deniyorum tamam mı? Bir kez bile bana töre ederseniz. Gerçekten bu sefer yakarım o konağı. Nene sen iyi ki varsın. Sen olmasan ben ne yapardım bilmiyorum. Benim de bir ayağım çukurda kuzum. Yaşlandım Gari. Her zaman yanında olamayabilirim. Nene böyle konuşmaya Allah korusun. Ölüm hak be yavrum. Hepimiz bir gün göçüp gideceğiz. Ama biliyor musun? Ben olsam da olmasam da sen çok kuvvetlisin. Senin özün kaya gibi sağlık. Rahman kaldıramayacağı yükü yüklermi sana hiç bir tanem. tanem. Günaydın hanımlar. Umarım rahat etmişsinizdir. Nenecik, Naber? Size şöyle bakınca aklıma şu meşhur masal geldi. Kırmızı başlıklı kızla. Nenesi. Siz de tıpkı onlara benziyorsunuz. Nasıldı masal? Hatırlayalım. Kırmızı başlıklı kızın nenesini kurt yer ve kırmızı başlıklı kız kurda kalır. Neyse. Sevgili Canfeza. Nikah davetiyemizi bastırdım. Bastırırken ve seçerken sana sormadım ama kusura bakma. Selim ben zaten evliyim. Mahir ile. Bak canım. Onlar sizin Allah katında yaptığınız manevi şeyler. Ben bu dünya ile ilgileniyorum. Belge ile konuşurum ben. İmzaları attıktan sonra resmi olarak karım olacaksın. Benim zaten bir kocam var. Kaybettin Selim, anlayacaksın yakında. Bak Canfeza, bu iş öyle bir hal aldı ki, ancak seni alan kazanır. Bu bir evlilik değil, bu bir zaferin ilanı,bu bir savaşın sonu. Ve yeni savaşların başlanğıcı. Bu sefer Gelinlik yok,Kına yok, hazırlık yok. Sade bir törenle bitireceğiz işi. Ben şimdi işlemleri yapmaya gidiyorum. Ben gelene kadar kendine iyi bak ve bu fikre alışmaya çalış. Selim. O masalın sonunda avcı kurdu öldürüyor haberin olsun. Sevgili Canfeza. Bu senin bildiğin masallardan değil. Bu masalın sonu bambaşka bitecek. Ben sana hiç güvenemeyecek miyim ha? Ne oldu ki yine ana? Hani kızını o iblise vermeyecektin? Hani oyun kuracaktın onlara? Al bak şuna. Ulan Selim allame. Bir dakika bile boş durmuyorsun he. Şeytan bir dakika boş durmuyor. Bir şey yapacak mısın sen? Yapamam seninle evlenmem.Özür dilerim ben babamla gideceğim. Çünkü o benim babam. Sana söylemiştim bunu değiştiremeyeceksin. Ben, Kürşat Kilimci’nin kızıyım. Ben, babamın kızıyım. Git aklımdan . Tamam sevdik birbirimizi ama sevmek yetmiyor. Git aklımdan Ben Kürşat Kilimci’nin kızıyım... Ben babamın kızıyım! Süreyya, ne oldu? Mehmet'ten, Mehmet'ten haber aldınız Mehmet gelecek miymiş? Mehmet'e bir şey olduysa bana söyleyebilirsiniz. Kötü rüyalar gördüm. Yok bir şey olmadı. Mehmet'le telefonla konuştum. Gizli bir görevdeymiş, sana selam söyledi. Süreyya’ya İyi bak anne dedi. Çok rahatladım. Öyle dediyse gelir o zaman. O zaman gelir. Bak, biz Asaf Bey'le dışarı çıkacağız. Bir yakınımızın cenazesi var. Sen evde kal olur mu? Ben, Mahir'in yanında kalsaydım o zaman. Yok, Mahir'in yanına hem arkadaşı Salih gitti. Ha, peki, burada yalnız mı kalacağım? Yok canım. Havoş var, kızlar var. Bir de çok sevdiğim biri var. Kim? Ay Süreyya Hanım. Suzan. Ay suzan. Ay hakikaten Suzan. Eve geldiğinizi söylediler. Ben de geldim yanınıza. Ah çok iyi yaptın, çok iyi yaptın. Nereden çıktın sen? Asaf bey çağırdı beni. Size arkadaşlık edeyim diye. Kalktım geldim ben de. Ya ya çok iyi yaptın, çok iyi yaptın. Burada mı kalacaksın sende? Tabi tabi, yanımızdayım artık. Ya. Şş. Ah, ah Suzan başımıza neler geldi bir bilsen. Ah bir kahve içelim, ben anlatacağım sana. Tamam Süreyya Hanımcığım, hadi. Çok sağ olun, çok sağ olun. Var olun Hasan Müdürüm sağ olun. İyileşeceğim Allah’ın izni ile Ha bu arada çok teşekkür ederim Orhan'ın odasına bir koruma ayarlamışsınız. Evet evet evet o da iyileşiyor, uyanacak inşallah ben gözünü açar açmaz ifadesini alacağım merak etmeyin. Hayır benim sizden eğer mümkünse bir ricam daha olacaktı. Orhan'ı başka bir hastaneye nakletme şansımız. Yok biliyorum biliyorum, giremeyeceklerini biliyorum da Girebilecek birini tanıyorum. Yok daha emin değilim ben şimdi, isim vermeyeyim size. Emin değilim. Ee, araştırmama devam ediyor olacağım ama dediğim gibi. Evet, evet, evet, söylediğim gibi yani. Ama gizli olması şartı çok önemli müdürüm evet. Aynen öyle, başka bir hastaneye giderse benim çok büyük önümü açacaksınız. Tabii ki, tabii ki. Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun müdürüm, çok sağ olun. Tamamdır, tamamdır. Hoşça kalınız. Eyvallah. Raşit amca geldi mi? Niye sordun? Beni görmeye gelmedimi oğlum hiç. Yok geldi ya dün geldi. Hatta fırça attı bana haber vermedik diye kızmış tabii. Boran'ı sordu mu? Sordu. Mahir hayırdır? Ne oluyor yani? Sen sansarın mekanına Orhanı. çektiğimizi de söylemedin ona. Bilmiyorum ya Salih. Yani bilmiyorum bir şeyler oluyor. Ama ne olduğunu anlamadım daha ama bir şeyler oluyor. Ya Raşit amcayla mı ilgili? Salih. Ben Denizli'ye gittiğimden beri bir el var. Benden önce her şeye ulaşıyor abi. Operasyon patladı ya. Tamam ben başımı belaya soktum biliyorum. Ama benim açığa alınacağım kadar büyük bir mevzu yoktu ortada. Makul şüpheler vardı. Raşit amca yine de beni açığa almayı tercih etti. Ne alaka? Bir dakika bir dakika yani. Senin harbiden Raşit amca ile ilgili şüphelerin var. Kafam karışık bilmiyorum. Başından beri bu hikayede oturmayan bir şeyler var. Tamam kafamı kurcalayan. Ama çözeceğim. Çözeceğim bir şekilde. Çözeceğim ama ilk önce tabii şu manyaktan kurtarmam gerekiyor Canfezayı. Tamam, hele bir iyileş de. Ne yapayım? Ne iyileşmesi manyak mısın sen? Burada oturacak mıyım böyle? Kız orada mı kalsın saçmalama. Senden ricam zahmet olacak biliyorum ama bana bir üst baş ayarla tamam mı? Bir de arabanın torpidosusunda benim arabamın torpidoyu benim kendi silahım var. Allah'ım mahir artık saçmalama ya bir mantıklı ol. Gayet mantıklıyım gayet de farkındayım ne dediğimin ben Öyle bir şey yok abi. Canfeza bugün benim yanımda olacak tamam mı? Hadi Salih, zamanım yok haydi. Mahir. Salih başkasından da isterim. Tamam birader, yapmayacaksan söyle. Yapacağım tamam. Ne o Kürşat? Hiç keyfin yok. Borisle görüşmek diye can atıyordun. Hevesin mi kaçtı yoksa? İstersen geri dönerim. Başka bir şey düşünüyorum. Ne düşünüyorsun? Ya bu nikah işini biraz aceleye getirmiyor mu? Öyle apar topar nikah mı olur? Bunu diyen sen misin? Denizli'deyken üç gün içinde yapmamız lazım. Üç gün içinde hemen nikah yapalım. Üç gün içinde hemen nikahım olup bitmesi lazım. O zaman durum başkaydı. Ağrı'daki onca malı çıkarmanın derdindeydim. Şimdi durum başka. Benim için değişen hiçbir şey yok. Erken değil geç bile kaldık. Hem sen bunları boş ver bakalım. Hazır mısın büyük buluşma için? Geldik sayılır. Amma kalabalıktı cenaze he. Rahmetlinin çok seveni varmış. Ya ben eve geleceğime hastaneye mi gitseydim? Bebek de iyidir inşallah. Ay yok benim içime sinmiyor. Biz gidelim hastaneye ha. Ya yengem vallahi benim ayaklarıma kara sular indi. Hepimiz yorulduk. Şurada biraz dinlenek sonra ben seni götürürüm olur mu? Tamam.Ferman! Gülizar! Biraz oturun hele. Size bir diyeceğim var. Hayırdır ana, ne oluyor? Nikahı durdurmak için, kızın babasını aradığımızı kimseye demeyeceksiniz. Bu mevzu, üçümüzün arasında mezara gidecek. Gülizar! sana hiç itimadım yok Haberin olsun. Bu defa dilini tutacaksın. Kimseye bir şey anlatmayacaksın. Tamam mı? Tövbe açmam ağzımı, merak etme hanım anne. Söylemeyiz, söylemeyiz de, koskoca Afet Yılmaz'ı bu kadar korkutan ne? Asıl sen onu de hele. Baban hastanede, nikahın bozulmasında parmağın varsa, seni boşarım dedi. Ne? Ana senin agzın ne konuşuyor? Bu adam bu yaştan sonra kafayı yedi. Bak ben dağılmış bir ailenin oğlu olmayı kaldıramam ha. Bana bu yaştan sonra travma muramı yaşatmaya hakkınız yok. Saçmalama Ferman. Sanki bu evde yaşadığın ilk travma. Doğru anacığım. Küçük yaşta evlendirdiniz. O zaman ben daha psikolojik limitimi doldurmamıştım. Travmanın büyüğünü yaşattınız, Allah kimsenin başına vermesin. Ama ben bu yaştan sonra travma murama kaldıramam. O mutfaktaki kalabalık ne öyle? Aa! Aa! Ne oldu? Bir baykuş gelmiş, haneye oturmuş. Kız sizin resmen bir işiniz olacakmış ama? Son anda gelip birileri madik atmış size, hı? Evet attılar. O dediğin her neyse, ondan bize attılar. Olmadı çünkü işimiz doğru söylüyor, o kadar biber yeter. Birazcık daha domates kesersen canım benim, doğru. Süreyya Hanımcığım, ilacımızı içelim. Yahu Suzan, iyiyim ben. İyiyim bak şu an tıbbi bir durum yok. Şu an fal baktırıyoruz tamam mı? Ama ilaç mecbursün. Ay, amma kafayı tülledin be ablacığım. Geldin kadının başına zebellah gibi dikildin. Beni bile vallahi darladın ha. Hiç. Aa! Kesme diyorum sana. Aldı kaptırdı gidiyor bak. Her şeyi görüyor diyorum sana. A’dan B’ye her şeyi söyledi kız. Çok da bir şey söylememiş sanki süreyya Hanımcığım. A’ya B, arasında pek bir mesafe yok sanki. E, atıyor işte Süreyya Hanım'ım görmüyor musun? Ben atıyorum ha? Ne? Hodri meydan tombilik. Maçan yiyorsa kapat bir fincan. Ha? Var mı sende o yürek? Tövbe tövbe. Sana bir fal bakacağım var ya. Senin sülalenin, yedi cedinin gelmişini yaşa Ne oluyor burada? Tepsi kebabı yapıyorum, Mahir istedi ya bugün hastanede. Tamam da kim bu kız? Efsane. Ferman. Bey? Ne efsanesi oğlum? Kim bu kız? Ne işi var evimizde? Efsane işte ya, ana şey. Bizim Seyit abinin kızı, yeğeni. Seyit kim? Ya hani şey var ya. Meşhur Mardinli, isotçu Seyit abi. Ya sen bunları nasıl bilmezsin ya? Biz bu kadar bu işle uğraşıyoruz ana. Onun yeğeni işte. Dedi ki yeğenim dedi İstanbul'a gelecek. Onunla bir ilgileniver diye bana rica etmişti. Ben de söz verdim ilgilenirim diye. Kusura bakma, efsane bacım. Ben biz ailecek fırtınalı bir dönemden geçiyoruz da işte. Cenazeydi, vurulmaydı falan filan. Ben geleceğini unutmuşum. Sen şimdi Mardinli misin essastan? Hı, Mardinliyim. Has öz Mardinliyim. Bu ne biçim Mardinli? Mardin mardin olalı, böylesini görmedi ha. Ana! İstanbul'a geldikten sonra asimile olmuş. Belli ki kız niye yargılıyorsun? Ama biraz değişik, ben de sana hak verdim görünce. Söz verdim ama idare edeceğiz artık. Ya Ferman. Bu kız yeni gelmedi mi? Ne kadar hızlı olmuş bu asimilasyon. Allah hakkı için yenge. Sıla'nın Kemal yeğenimi doğuracağına inanırken sorgulamayan bu düşünce yapın. Şimdi mi sorgulamaya başladı şu an ? Birincil önceliğin bu mu yani? Ya ayrıca o kadar güzel fal bakıyor ki bak. Birer tane için kapatın. Çok güzel bakıyor. Kusura bakmayın hanım teyzeciğim. Böyle damdan düşer gibi oldu ama. Ferman Bey, Seyit amcama söz vermiş işi alalım diye. Ben de aradım aradım, açmadı kendisi, geleyim bari dedim. İyi yaptın. Yoksa hiç huyum değildir öyle çağrılmadığım yere gelmek hiç. Ne sözü? Şey sağ olsun. İstanbul Büyükşehir kızın başına bir hal gelmesin. Bizim çatımız altında yaşasın, çalışsın demiş kendisi sağ olsun. Hangi çatının altı için söz verdin sen? Hangi çatı altı için söz verdim ben? Bizim çatı altı için söz verdim ana, başka çatı mı var? Hanımım, olmaz öyle şey. Hem bizim başka bir çalışan için yerimiz yok. Ana, koskoca köşk. Şimdi kuş kadar kızı sığdıramayacak mıyız ya? Olmaz öyle şey. Ben Yılmazlar sözünün arkasında durmuyor dedirtmem. Vallahi de dedirtmem, billahi de dedirtmem. Hepiniz şahit olun. Bu kıza burada iş vereceğiz. Bu kadar. Gel bakayım sen buraya. Gel gel. O söz veren dilin kopsun emi. Amin anacığım. Eyvallah koçum. Afiyet olsun. Eski dostlar, eski dostlar. Vay anasını be. Havalıymış. Etkilenmedim desem yalan olur. Ne o? Mekan kapatmak. Eski, klişe, nostaljik ama hoşuma gitti. Rahat konuşalım istedim. Kimsenin duymayacağından emin olalım istedim. Duymuşsundur. Yakında Canfeza'yla evleniyoruz. Nikahımız var. Bundan sonra da işleri aile şirketi olarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Öyle değil mi? Kayınpederciyim. Öyle, öyle. Konuya geleceğim Raşit. İyi edersin kardeşim. Bak. Bana yaptığın o son depo eziyetini yok sayacağım. Bu zamana kadar ki yaptığımız işlerin hatırına. Seninle çok badireler atlattık beraber. Demir Raşit Kara. Ya da Boris Efendi ya da Arsız. Artık hangi ismini kullanacaksın? Hiçbiri olması gereken ismim değil. Biliyorsun, o yüzden neyi istiyorsan onunla hitap et kardeşim. Bir dakika. Sizin ikinizin arasında benim bilmediğim bir şey mi var? Lafı uzatmayacağım, ne yaşandıysa yaşandı. Gayri hepsi geride kaldı. Bak. Yeniden ortak olalım Raşit. Ortak olabileceğimize inanıyor musun gerçekten? İnanıyorum. Bak hepimiz eğer tek tek takılırsak kolay avlanırız. Ama birlik olursak burada yeniden bir düzen kurabiliriz. Damadınla kurarsın artık, düzenini. Bize içeride bir adam lazım? Vallahi ben emekliliğimi isterim. Yahu geri çek o zaman. Bak, hepimiz denizli de deşifre olduk. Artık oraya geri dönemeyiz. Yeniden bir araya gelip burada bir düzen kurmamız lazım. Bak bunu sensiz yapamayız Raşit. Peki. Ben size tamam dedim. Ve işime geri döndüm. Mahir'i ne yapacaksınız ha? Peşinizi bırakmayacağını biliyorsunuz. Heleki bu manyak Canfeza’yı Mahir’in elinden almışken Onu kışkırttınız. Damarına bastınız. Mahir’in bunu kabullenip duracağını mı zannediyorsunuz siz? He? Mahir ateş olsa, cümrü kadar yer yakar. Filler tepinir, çimenler ezilir Raşit. Düşmanını sakın küçümseme Selim efendi. Mahir'i hiç tanımıyorsunuz. Ama ben tanıyorum. Göründüğünden daha tehlikeli o. Çok zeki ve hedefe odaklı birisidir o. Bir şeye karar verirse. Onu hiç kimse durduramaz. Ve..O sizi bitirmeye karar verdi. Çok korktum! Onu’da yanına al o zaman göreve geri dönmesine yardım et. Bizim kontrolümüzde o bizi istediği kadar bitirmeye çalışsın. Sen hangi yüzle geldin buraya Cabir Ağa? Hı? Torunum için geldim. Nasıl olduğunu görmek için. Ahanda torunun, bak bak, çok iyi bak. Babasının ölümünü kaldıramadı, hastanelik oldu. Ölümlerden döndü. Çocuk, onun durumu nedir? Gözün aydındır, Cabir Ağa. Bu hayatta başını yere eğdirten ne varsa yoktur artık. Senin ne bir evladın, ne de soyuna soy katacak bebesi vardır. Şimdi dik başınla var git aşiretinin başına. Geçmiş olsun. Sıla düşük yaptı. Düşük, düşük nedir ya? Öldü diyorum bebek. Öldü, yok. Bebek yok diye sıla’da yok olmadı ya, torunumu alıp öyle döneceğim Urfa'ya. Başıboş bırakacak değilim bundan gayrı. Başı boş ha? Kim başıboş bırakmıştır bu kızı? Hı? Önce anasını, sonra babasını sen öldürmedin mi ha? Hangi yüzle bakacaksın torununun yüzüne? Ayrıca Sıla'nın başı boş değildir. Ben varım ben. Yetti gayrı bize çektirdiğin. Bu son dur Cabir ağa. Bundan sonra senin ne kızı ne de torunun vardır. De git memleketine. Bir daha da gelme. Evladım bir şey soracağım. Buyurun. Torunum Mahir Yılmaz bu katta bin dokuz yüz on yedi no'lu odada kalıyordu ama şimdi odasında yok. Acaba odası falan mı değişti? Hemen sistemden bir kontrol edelim. Mahir Bey kendi isteği ile çıkış yapmış. Ne demek kendi isteği ile çıkış yaptı? Durumu iyi değildi, buna nasıl müsaade edersiniz? Yani bizimle ilgisi yok, yani evrakları imzalayarak kendisi çıkmış gitmiş. Evladım, siz her kağıt imzalayanı salıveriyor musunuz? Torunuma bir şey olursa bunun sorması kim olacak? Beyefendi burası hapishane değil, hastane. Torunuza mahkum değil, hasta. Mahir Bey yasal hakkını kullanarak tüm sorunun üstlenerek gitmiş, yani biz burada herkesi zorla tutamayız. Allah Allah. Tamam. İyi yeni hastaneye nakil ettileri zaman haber verirsin. Tamam. Tamam. Mahir ne oluyor ya? Bu Orhan'ı yeni hastaneye naklediyorlarmış. Hem de böyle yazıyla, resmi yazıyla falan. Biliyorum. Biliyor musun? Ben istedim. Bu Selim de çıkmayacak herhalde Çıkacak. Yani ifadeye çağırıldı iki saati geçti, yani gelseydi gelirdi diye düşünüyorum. Kardeş sıkıldıysan sen git istersen. Ben beklerim. Yok kardeşim, hani öyle sıkılma falan değil ya, o yüzden söylemedim. Hani bunun daha kolayı vardı, iki tane ekip çağırırdık, dan dun girerdik içeri. Ne yapacaksın iki ekip çağırıp? Selim Allamenin evine gireceksin ha. O da hemen korkacak sana ötecek mi her şeyi? Oğlum! Kız nikah masasından kalktı gitti. Neyden korktuysa? Şimdi gideriz çıkarız karşısına, nedir ne değildir diye sorarız. Ben kendi isteğimle geldim dese ne olacak? Korkusundan el elde baş başa geri mi döneceğiz? Benim konuşmam lazım yalnız yakalamam lazım Canfezayı. Ancak o zaman ikna olur. Kimsenin başına bir şey gelmeyeceğini bilmesi gerekiyor. Başka türlü hayatta gelmez. Tanıyorum ben onu. Niye kapıyı çalmıyorsun sen? Müsait olmayabilirim değil mi? Umurumda mı sanıyorsun? Ne bu? Güzel. Senin için. İstemiyorum. İsteyeceksin. Babam kızıma elini sürmeyeceksin demedi mi sana? Sana kötü bir haberim var. Baban evde değil. Hemen giyinip hazırlan. Şu yüzünü gözünüde toparla. Asık suratından vazgeç. Seninle hiçbir yere gelmiyorum. Güzel görünmeni istiyorum Canfeza. Her zamankinden daha da güzel. Oyalanma. Oğlum daha iyileşmedin sen ya. İyiyim iyiyim bir şeyim yok, Canfezayı şuradan kurtaralım daha iyi olacağım. Ulan bak bu Selim hadi manyak, onu anladık da yani bu kızın babası baba değil ki tam bir şerefsiz. Insan kızını böyle bir manyağa bırakıp gider mi ya? Canfeza’nın hayatı umrunda değil ki adamın. Doğru, öyle. Benim ki de laf zaten yani. Öyle olsaydı o kız kulesinde tuttuğumuz eve Selim'i göndermezdi. Oğlum o Selim denen manyak, Allah korusun o gün annenle Canfeza'yı öldürebilirdi ya. O yollamamış Selim o eve. Nasıl yollamışmış oğlum ya? Kim yollayacak başka yani? Orayı bir sen biliyordun, bir ben biliyordun. Bir de Raşit komiserim biliyordu. Raşit amca ne alaka? Ne, ne alaka? O gün ben Beylikdüzü'ndeyken aradı beni, konum istedi benden dedi, merak ettim dedi, bir şey yapacağım, ihtiyaçları olan birkaç bir şey göndereceğim falan dedi. Ben de attım konumu yani, ne alaka? Mahir ne oluyor oğlum? Aha vallahi, aha çıkıyorlar. Eğil, Eğil harbiden çıkıyorlar lan! Söylemiştim. Demiştim çıkar diye. Konuştuğumuz gibi. Aynen kardeşim. Hadi bakalım. Hadi. Hadi eyvallah hadi. Buyurun. Selamün aleyküm. Aleyküm selam. Ekiplerle birlikte bu bölgede beyaz panelvan kullanan kırk yaşında bir adam arıyoruz. Buralarda görüldüğüne dair bir ihbar aldık. Siz gördünüz mü onu? Görmedik. Görmediniz. Kameralar çalışıyor mu peki? Çalışıyor amirim. O zaman beraber bakalım şunlara bir ya. Yalnız izinle gelmeniz lazım. Böyle gösteremeyiz kayıtları. Güzel kardeşim sen niye zora koşuyorsun ki? Polise yardım etmeyecek misin? Canfeza Mahir. Canfeza Canfeza Hadi, gidiyoruz buradan. Seni almaya geldim. Tamam, korkmana gerek Ben korkmuyorum zaten yok, haydi. Ben korkmuyorum zaten. Canfeza. Babam burada. Ailemin yanındayım, korkmuyorum. Ben seni almaya geldim diyorum, farkındamısın? Neden? Sıla'yla mı korkuttular seni? Ha? Merak etme, tamam mı? Her şey yolunda. Kız güvende. Korkulacak bir şey yok. Hadi gidelim. Hadi. Bana oynamana gerek yok gerçekten. Hadi. Mahir ben sana oynamıyorum. Beni kimseyle korkutmadılar. Benim canımdan mı korkuttular seni? Ha? İyiyim ben tamam mı? Hiçbir şeyim yok. Tamam mı? Merak etme. Kimse bana bir şey yapamaz. Of, tamam.Hadi gidelim Mahir hayır lütfen. Bak sen şu Canfeza’ya. Nasıl da kıvırdı işi. O minicik meğerse seni ne kadar çok seviyormuş. Çok güzel. Ne yapıyorsun sen Allah aşkına? Ne bu hareketler? Seni almaya geldim diyorum farkında mısın? Mahir, sence seninle devam edecek olsam o masadan kalkar mıydım? Beni sevmediğin için o masadan kalktığına inanmamı istiyorsun öyle mi? Ciddi misin sen? Biz birbirimizi seviyoruz. Söz verdik. Mahir ben sana hiçbir zaman söz vermedim. Sen bana hiçbir zaman söz vermedin, öyle mi? Evet, söz vermedim. Tamam, seni sevdim ama Dur, dur, dur, dur. Aklından ne geçiyor bilmiyorum. Hadi gidiyoruz Canfeza. Mahir ben gelemem. Selim evde değil şu anda. Tamam mı? Baban da yok. Bütün gün evi izledim ben. Salih dışarıda, adamlarla konuşuyor. Bak, çok güvenli merak etme. Buradan çıkıp gidebiliriz. Mahir gelemem diyorum. Şu anda buradan benimle çıkmaman için hiçbir sebebi yok. Kendine gel, Tamam mı? Bak. Benimle gelmemen, o masadan kalkmandan daha beter haberin olsun. Mahir gelmek istemiyorum. Sen niye anlamıyorsun beni? Seninle ben olmaz. Bunu sana daha kaç defa söyleyeceğim? Tamam, ben seni sevdim. Yada ben, evet, sana kapıldım. Beni koruyup kollaman çok hoşuma gitti ama ben babamı seçtim. Ben ailemle kalacağım. Burada kalacağım. Seni sevdim ama önce babam. Çünkü o benim babam. Ben ne yapabilirim ki? Yaşadığımız Onca şeye rağmen Babama rağmen. Aramızdaki mezara rağmen. Seni bırakmayı hiç düşünmedim ben. Aklımdan bile geçmedi. Hiçbir sözümde yalan yok değil mi? Sana söylemiştim, bunu değiştiremeyeceksin. Ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım. Ben babamın kızıyım. Babamın Allahım aklıma mukayyet ol. Sen her zaman benden vazgeçmeye hazırdın. Bunu daha önce de yaptın sen. Ben sadece kurtarıcıydım senin için. O ara tutunacak tek şey bendim. Bu hikayede sadece ben mi sevdim? Gerçek olan bendim. Doğru Sen bana bir kez bile sevdiğini söyleyeyim. Kına gecesinden sonra bile. Özür dilerim. Dileme sen. Kürşat Kilimci’nin kızı olmanın hakkını veriyorsun. Biz, evliyiz ama yani, Allah katında. Ben bu evliliği bozuyorum. Canfeza sana söz veriyorum. Bu yaptığını hayatım boyunca unutmayacağım. Sen bu hikayenin masumusun. Kürşat'ın kızı falan da değilsin sen. Şehrazatsın sen. Benim şehrazatım. Keşke sadece şehrazat olabilseydim Senin şehrazatın ama ben Kürşat Kilimci'nin kızıyım. Bir gün bunu yeniden hatırlayacaksın. Hatırlamam desen de hatırlayacaksın. Mahir. Kardeşim nereye gidiyorsun? Ne oldu oğlum. Hadi gel arabaya binelim! Gel! Konuşmanın vakti geldi. Sana her şeyi anlatacağım.
Download Subtitles
These subtitles were extracted using the Free YouTube Subtitle Downloader by LunaNotes.
Download more subtitlesRelated Videos
Eşref Rüya 15. Bölüm Subtitles indir - Türkçe Altyazılar
Eşref Rüya 15. Bölüm için Türkçe altyazıları kolayca indirerek diziyi daha iyi anlayın. Altyazılar sayesinde diyalogları kaçırmadan keyifli bir izleme deneyimi yaşayın.
Eşref Rüya 14. Bölüm Subtitles İndir – Türkçe Altyazı
Eşref Rüya 14. Bölüm için Türkçe altyazıları kolayca indirerek diziyi daha iyi anlayabilirsiniz. Altyazılar, diyalogları kaçırmamanızı ve her sahnenin keyfini tam anlamıyla çıkarmanızı sağlar.
Mehmed: Fetihler Sultanı 2. Bölüm Subtitles İndir - TRT1
Mehmed: Fetihler Sultanı 2. Bölüm için Türkçe altyazıları hemen indirerek diziyi daha iyi takip edin. Altyazılar, dil bariyerini aşmanızı sağlar ve izleme deneyiminizi geliştirir.
Ayy / Ben Hala Rüyada Video Subtitles İndir - Türkçe Altyazı
Ayy / Ben Hala Rüyada videosu için Türkçe altyazıları indirerek, izleme deneyiminizi geliştirin. Altyazılar, videonun her detayını daha iyi anlamanıza ve dil bariyerlerini aşmanıza yardımcı olur.
Download Subtitles for Girl Teases Friend Funny Video
Enhance your viewing experience by downloading subtitles for the hilarious video 'Girl Teases Friend For Having Poor BF'. Captions help you catch every witty remark and enjoy the humor even in noisy environments or for non-native speakers.
Most Viewed
Download Subtitles for 2025 Arknights Ambience Synesthesia Video
Enhance your viewing experience of the 2025 Arknights Ambience Synesthesia — Echoes of the Legends by downloading accurate subtitles. Perfect for understanding the intricate soundscapes and lore, these captions ensure you never miss a detail.
Download Subtitles for Girl Teases Friend Funny Video
Enhance your viewing experience by downloading subtitles for the hilarious video 'Girl Teases Friend For Having Poor BF'. Captions help you catch every witty remark and enjoy the humor even in noisy environments or for non-native speakers.
تحميل ترجمات فيديو الترانزستورات كيف تعمل؟
قم بتنزيل ترجمات دقيقة لفيديو الترانزستورات لتسهيل فهم كيفية عملها. تعزز الترجمات تجربة التعلم الخاصة بك وتجعل المحتوى متاحًا لجميع المشاهدين.
Download Accurate Subtitles and Captions for Your Videos
Easily download high-quality subtitles to enhance your video viewing experience. Subtitles improve comprehension, accessibility, and engagement for diverse audiences. Get captions quickly for better understanding and enjoyment of any video content.
離婚しましたの動画字幕|無料で日本語字幕ダウンロード
「離婚しました」の動画字幕を無料でダウンロードできます。視聴者が内容をより深く理解し、聴覚に障害がある方や外国人にも便利な字幕付き動画を楽しめます。

